Dört eski bakanı ‘aklayan’ Ak Partili vekilerin gerekçesi, 'takipsizlik' kararı

Yolsuzlukları araştırmak kurulan Meclis komisyonunda, dört eski bakanı Yüce Divan'a sevk etmeme yönünde oy kullanan AKP'li üyelerin, kullandıkları oya ilişkin gerekçeleri ortaya çıktı.

TBMM Soruşturma Komisyonu’nda dört eski bakanı Yüce Divan’a sevk etmeme yönünde oy kullanan Ak Partili üyelerin tümünün gerekçe olarak, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın takipsizlik kararını gösterdikleri ortaya çıktı. Milliyet gazetesinden Şebnem Hoşgör’ün haberine göre, AKP’li üyeler; fiillerin suça dönüşmemesi, yeterli delil olmaması, delillerin hukuka aykırı olması ve makul şüphe oluşmaması, Yüce Divan tartışmalarını ve paralel yapıyı kararlarındaki gerekçeler olarak gösterdi.

İşte komisyonun AKP’li üyelerinin kullandıkları ret oyunun gerekçeleri;

- Mustafa Kemal Şerbetçioğlu (Bursa): Hukuken geçersiz delillerle suçlama yapmak veya hüküm kurmak mümkün değildir. Bakanlarla irtibatlı olduğu ileri sürülen kişilerle ilgili olarak savcılık takipsizlik kararı vermiş, karar kesinleşmiştir. Önergede sayılan fiillerin suça dönüşmediği suçlarının unsurlarının oluşmadığı kanaatindeyim.

- Bilal Uçar (Denizli): 17 aralık usulü işlemlere hiç itibar edilmemiş bir soruşturma.. Önergede belirtilen fiillerle ilgili dava açmaya yetecek her türlü şüpheden uzak delil yoktur.

- Yusuf Başer (Yozgat): Burada hükümetin diğer üyelerine ve Başbakanımıza uzanacak bir şey bulabilir miyiz? Bir algı operasyonu yapılmaya çalışıldığını görmemek mümkün değil. Takipsizlik kararı da göz önüne alındığında suçlayacağımız bir kanun hükmü bulunmadığı kanaatindeyim.

- İlknur İnceöz (Aksaray): 17-25 Aralık operasyonunun adeta hükümetin hedef alınmak suretiyle bir siyasi suikast girişimi olduğunu anlamamak mümkün değil.

- Yılmaz Tunç (Bartın): Anayasa 38, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kullanılmasını yasaklıyor. CMK’ya göre de hukuka aykırı delillere dayalı olarak dava açılamaz, suç ispat edilemez.

- Ayşe Türkmenoğlu (Konya): Burada ben Çağlayan’la ilgili iddiaların makul şüpheyi de bırakın gerçekten ben vicdanen düşüneceğim zaman makul şüphenin de daha da altında bir şüphe bende oluşturmadı. 2 yıla yakın teknik takip yapılmış, adeta insanların suç işlemesi sağlanmaya çalışılmış ya da teşvik edilmiş ya da bekleniyor. Takipsizlik kararına da itiraz da reddedilmişken, bakanlar hakkında yürütülen kovuşturmanın yasal olduğunu söylemek ne kadar doğru. Bizlerin yapması gereken yasal olmayan bu sürece ‘Dur’ demek olmalıdır.

- İsmet Su (Bursa): Ak Partili arkadaşlarımızın görüş ve kanaatlerine aynen katılıyor bu sebeple oyumu Yüce Divan’a gönderilmemeleri yönünde kullandığımı beyan ediyorum.

- Mustafa Akış (Konya): Komisyonun önündeki meseleye bakarken işin adli yönü ve siyasal yönü ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekmektedir. 17-25 Aralığı anlamının en önemli göstergelerinden biri bu örgütü tanımak olmalıdır. Paralel örgüt bir cizvit örgütüdür. Takiyye en önemli davranış biçimidir. Bu yapı 17-25 Aralık’ın mimarıdır. 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarının siyasete karşı kullanılan silaha susturucu vazifesinden başka bir anlamı yoktur. 7 Şubat MİT krizinden, Başbakanın odasına böcek konulmasından ayrı değildir. Ayrıca takipsizlik kararındaki maddi hukuka ilişkin tespitler dikkatle irdelenmelidir.

- Hakkı Köylü (Başkan): Ben konuşmayacağım, sadece görüşümün çoğunluktan yana olduğunu belirteyim. Değerlendirme yapmayacağım. Komisyonun görüşü tüm bakanlarla ilgili Yüce Divan’da yargılanmamaları yönünde... Epeyce uzun zaman birlikte çalıştık, birbirimiz kırmadık. Bence güzel bir çalışma oldu, sonucu da böyle oldu. Hayırlı olsun demekten başka yapacağımız bir şey yok.

09 Oca 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.