Atasoy Müftüoğlu: Düşünsel/Zihinsel Anlamda Nabzımız Durmuştur

İslamî düşünceden güncel meselelere kadar farklı konularda ufuk açıcı yazılarıyla İslamî Analiz okuyucularına hitap eden üstad Atasoy Müftüoğlu, “Düşünsel/Zihinsel Anlamda Nabzımız Durmuştur” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İslamî Analiz/Köşe Yazıları

İslamî düşünceden güncel meselelere kadar farklı konularda ufuk açıcı yazılarıyla İslamî Analiz okuyucularına hitap eden üstad Atasoy Müftüoğlu, son yazdığı “Düşünsel/Zihinsel Anlamda Nabzımız Durmuştur” başlıklı yazısında, popülizmin, hamasetin, propaganda dilinin, çıkarcı/bencil mantığın-tarzın sıradanlaşması, normalleşmesi, meşrulaşması ve vazgeçilemez hale gelmesiyle birlikte; her tür nitelikten, derinlikten, üretkenlikten, kapsayıcılıktan, diğergamlıktan, ilkesel duruştan vazgeçilmiş olunduğunu ifade etti.

"İslamın sınırlarının, işlevlerinin seküler bilgi, seküler dünya görüşü tarafından belirlendiği bir toplumda hiç kimse, herhangi bir gerekçe icat ederek İslamın özgür olduğu iddiasında bulunmaya çalışmamalıdır." ifadelerini kullanan Müftüoğlu, Günümüzde İslam ve Müslümanlar'ın emperyal/ideolojik iktidarın diliyle terörize edildiğini belirtti ve Aziz İslam'ın, birkaç basit klişeye indirgendiğni, ırksal ve ideolojik klişelerle rencide edilidiğin ifade etti.

Atasoy Müftüoğlu'nun söz konusu yazısı şöyle:

Popülizmin, hamasetin, propaganda dilinin, çıkarcı/bencil mantığın-tarzın sıradanlaşması, normalleşmesi, meşrulaşması ve vazgeçilemez hale gelmesiyle birlikte; her tür nitelikten, derinlikten, üretkenlikten, kapsayıcılıktan, diğergamlıktan, ilkesel duruştan vazgeçilmiş oluyor. Popülizmler, hamaset ve propaganda dili, bireyleri olduğu kadar toplumları da içerisinde yaşanılan anın konularına, gündemine ve ilgilerine mahkum ediyor, bütün ilgiler anın gündemiyle sınırlandırılabiliyor.

Popülizmler de, hamaset ve propaganda dili de, eksiksiz bir taşralılığı yansıtıyor. Her taşralılık, çeşitliliği yok ettiği gibi, türdeşliği dayatıyor. İslami bütünlük bilincinin, çeşitliklere açık bir bilinci tarihe kazandırdığını hatırlamak gerekiyor. Her taşralılık, ilgili toplumları dünyanın/tarihin dışında yaşayan bir kültürle bütünleştiriyor. Bunun içindir ki, taşralılaştırılan kültürlerle dünyaya, tarihe, insanlığa anlamlı hiçbir katkıda bulunulamıyor.

Popülizmlerin ve taşralılıkların sıradanlaştığı, anlık gündem ve ilgilerin belirleyici olduğu toplum ve kültürlerde; düşünce, kültür, edebiyat, bilim vb. adamları da ancak eklemlenerek, konjonktürel tercihlerde bulunarak hayatlarını sürdürüyor. Bu nedenledir ki, taşralılaşan, popülizmlere mahkum olan toplumlar, küresel ölçekte algı değişiklikleri gerçekleştirebilecek nitelikte kadrolar, düşünürler yetiştiremiyor.

Popülizme, hamasete ve anın gündemine kapanan İslam dünyası toplumları, Türkiye örneğinde de takip edilebileceği üzere; varoluşsal önceliğimiz, birinci önceliğimiz, hayati önceliğimiz olan İslami sorumluluklarını ve tercihlerini, konjonktürel gelişmeler nedeniyle askıya alabiliyor. Konjonktürel nedenlerle; İslami tercihler, programlar, tasavvur ve tahayyüller, hareketler vb. tarihsel/siyasal dünyadan geri çekilerek, uhrevi/ruhsal/batıni alana hapsedilebiliyor.

Zihin dünyamız, dünyalarımız içerisinde yaşadığımız anların gündemiyle; resmi, politik, güncel, yerel retorikle işgal altına alındığı için, bugün düşünsel anlamda nabzımız durmuş, ufkumuz kapanmıştır. Bu yüzdendir ki, aramızda Müslümanlar olarak; nitelikli bir etkileşim gerçekleştiremiyor, nitelikli bir tartışma yürütemiyor, eleştirel bir kültür ortamı oluşturamıyoruz.

Popülizmin, hamasetin, anın gündeminin baskısı sebebiyle, kolonyal süreçlerin, kolonyal kültürün/eğitimin, toplumlarımız üzerinde halen sürdürdüğü tahribatı hiçbir şekilde gündemimize alamıyoruz. Bu süreçlerin ve kültürün bir parçası haline getirildiğimizi fark etmiyoruz.

12 Eki 2016 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.