Milli Gazete yazarı: Özgür Suriye Ordusu’nun arkasında emperyalizm var, Esad’ın gitmesini istemeyen de onlar

Milli Gazete yazarı Ali Haydar Haksal, kavmiyetçilik tutkusu ve Müslümanların acıklı halini kaleme aldığı yazısında, “Müslümanlar Abede emperyalizmine güven duyarak kurtuluş arıyor. Oysa Abede Müslümanları birbiriyle vuruşturuyor, yok etmek için tarafları silahlandırıyor ardından da mazlum görünenin

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Milli Gazete yazarı Ali Haydar Haksal, kavmiyetçilik tutkusu ve Müslümanların acıklı halini kaleme aldığı yazısında, “Müslümanlar Abede emperyalizmine güven duyarak kurtuluş arıyor. Oysa Abede Müslümanları birbiriyle vuruşturuyor, yok etmek için tarafları silahlandırıyor ardından da mazlum görünenin yanında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

“Mısır gerçeği ortada. Özgür Suriye Ordusu’nun arkasında emperyalizm var, Esad’ın gitmesini istemeyen de onlar” diyen Haksal, kimi çevrelerin Kürtlerin sekülerleşmesinden memnun olduğunu belirterek, bölgenin en bağlı ve sahih Müslümanlarından olan Kürtlerin bugün bu kimliklerinden koparılmaya çalışıldığını dile getirdi.

İşte o yazı:

Müslümanları içinde bulunduğu açmazların başında kavmi bölünmeler ve bunların getirdiği çatışma ve savaşlardır. Kavim ve kabile duygusu insanlığın yaşama alanını sınırlıyor. Birlikteliklerini ve bütünlüklerini bozuyor.

İslâm milletinden söz ediyoruz. Bu bütün Müslümanları içine alan büyük oluşum. İslâm milleti düşüncesi insanlığa güç verir. Müslümanlar sadece kendilerinden sorumlu değildirler. Egemenliklerinde bulunan her kim varsa, hangi kültüre mensupsa o İslâm milleti dairesinde yer alır. I. Dünya Savaşı’ndan itibaren oluşan küçük parçacıkların özelde dünya Müslümanlarını ne hâle getirdiği ortada. Müslümanları kim, hangi yöntemlerle yönetecek? Çok katmanlı olan bu coğrafya insanını modern zamanın kuralları ve yapıları mutlu etmiyor, bu kesin bir durum.

Kavmi bölünmelerin kesin sınırları olmadığından karmaşanın önüne geçilemiyor, geçilemeyecek. Sorunun giderilmesi için İslâm milleti bütünlüğünden bakılmadığından işin içinden çıkılamıyor. Türkiye sınırları içindeki kavimler nasıl konumlandırılacak. Kavim sorunu çözülse sorunlar bitecek mi? Mezhep sorunu çıkmıyor mu o zaman ortaya? Bununla yetinilse iyi. Cemaatler, kabileler ve daha küçük bölünmeler art arda geliyor ve sorunlar bitmiyor.

Dünya Müslümanları ve insanlığı bir bütün olarak görmedikçe hiç kimse memnun olmayacak.

Müslümanlar Abede emperyalizmine güven duyarak kurtuluş arıyor. Oysa Abede Müslümanları birbiriyle vuruşturuyor, yok etmek için tarafları silahlandırıyor ardından da mazlum görünenin yanında yer alıyor. Müslüman bir Kürt kadın IŞİD zulmünden ötürü kırk yıldır kılmakta olduğu namazını terk ediyor, edebiliyor. IŞİD mensubu ise Abede zulmünün acısını başkasından çıkarıyor o da zulüm aracı haline geliyor. Bir Kürt anne doğan çocuğuna Obama adını koyuyor. Bu, Müslümanların içinde bulunduğu vahim durumu gösteriyor.

Emperyalizm oyununu öyle ustaca oynuyor ki Müslümanların parçalara bölüyor ondan sonra da onları kendine muhtaç hâle getiriyor. Kürtler, Kürtlere bağımsızlık ve devlet kurduruyor diye minnettar. Araplar kendi başlarına musallat ettiği zalim diktatörleri indirttiği için minnettar. Yerlerine yenisi kim gelmiş o an için hiç mi hiç önemli değil. Mısır gerçeği ortada. Özgür Suriye Ordusu’nun arkasında emperyalizm var, Esad’ın gitmesini istemeyen de onlar. Savaşların bitmesini asla istemiyorlar. Çünkü silah sektörü buna izin vermez. Öte yandan bölgede İsrail’in rahatlatılması durumu söz konusu. Suriye’nin bu kadar çok parçalı hâle gelmesi ve bu savaşın acımasız bir şekilde sürmesi en çok İsrail’in işine geliyor.

Çok yakında Suriye’de bulunmuş bir aziz dostumuzun anlattıkları içimizi öylesine acıttı ki, tanımlanamaz. Halep’te kültür tarihi tamamen ortadan kalkmış. Orada bulunan kütüphaneler, yazma eserler, kültür birikiminin tamamı yok olmuş. Bombalanmış. Şimdi yerinde yeller esiyor.

Kavmiyetçilik duygusu içinde olanlar için değerlerin çok da bir önemi yok.

Kürtçü Müslümanlar bugünkü durumdan memnun mudurlar? Her tür kavmiyetçilik Müslümanları İslâm’dan uzaklaştırıyor, sekülerleştiriyor. Asıl amaç da budur. Türk, Kürt, Arap, Acem kavmiyetçilik asabiyetleri sorunları daha çok çıkmaza itiyor. Hemen her parçalanış yeni sorunlar getiriyor ve bir çözüm de getirmiyor.

Kimi çevreler Kürtlerin sekülerleşmesinden memnun. Kaldı ki Kürtler bölgenin en bağlı ve sahih Müslümanlarındandı. Bugün için bunu söyleyemiyoruz. Üstelik Kürtler başlangıçta sadece kavmi bir oluş çabasında iken şimdi Marksistlerin güdümünde. Türkiye solu onları kendi çatısına alıyor.

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın Müslümanların medeniyetlerinden, kültürlerinden uzaklaştırılıyorlar. Bu onlara huzur değil kaos getiriyor.

27 Eki 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.