Mehmet Efe Türkiye-İsrail ilişkilerini yazdı: İktidarın Beteri Kendisidir!

Mehmet Efe, kişisel web sitesinde siyonist işgal rejimi ve Türkiye arasındaki ilişkileri ele aldığı bir yazı yayımladı.

Haber albümü için resme tıklayın

Mehmet Efe, kişisel web sitesinde siyonist işgal rejimi ve Türkiye arasındaki ilişkileri ele aldığı bir yazı yayımladı.

İşte o yazı:

“Zulmedenlere meyletmeyin ki

size ateş dokunmasın. Sizin Allah’tan başka yardımcınız yoktur.

Sonra yardım da göremezsiniz!” (Hud:113)

Şu gerçek artık herkese ayan ve beyan olmalı: Türkiye’yi bugün yöneten parti ve devlet başkanı; askeri vesayet ve imtiyazlı bir azınlığın zorba rejimi altında dibe vurmuş bir ülkenin tüm kesimleriyle destek verdiği bir Adalet ve Kalkınma partisi ve lideri değil.  Bu Ak Parti, verdiği tüm sözlerden dönmüş, içtiği tüm yeminlere ihanet etmiş bir partidir.

Ülkeyi kapitalizmin en çirkin versiyonunun karikatürüne döndüren, İncirlik üssünü ve limanları ABD’ye tahsis eden, Türkiye’yi NATO toprağı ilan eden, G-20 zirvesini ağırlayan Ak Parti iktidarı, bu hafta, İsrail’le perde arkasından sürdürdüğü ilişkiyi, “normalleşme” anlaşmasıyla resmileştirdi. Üstelik normalleşme filan değil, adeta yaltaklanan bir üslupla.

Rusya’ya kabadayılık yaparak içerdeki itirazlara “Rus Ajanı” diyen Ak Parti, Putin’in ayaklarına kapanacak haysiyetsizlikler sergilemeye başladı.

Müslüman Kardeşleri Suud’un oyununa getirip Rabia katliamının kurbanları üzerinden prim yapmaya çalışan Ak Parti, Sisi ile aynı koalisyona girdi, Müslüman Kardeşler ve Mursi’ye resmen “Terör Örgütü” diyen Suud kralına devlet nişanı taktı.

“Fetih”, “diriliş” “devrim”, “Furkan günleri”, “cihad” edebiyatı pompalayan ve itiraz eden herkesi linç eden; Suriye politikalarını sorgulayan herkese ağızlarından ‘Esedci’, ‘katliamcı’, ‘İrancı’ köpükleri saçan orta zekalı tetikçileri saldırtan Ak Parti, İsrail ile anlaştıysa Esed’le niye anlaşamadığını da bir güzel izah edecektir.

Demokrasi, hukuk, toplumsal barış ve adalet konusunda bugüne kadar ülkeye verdiği tüm önemli sözlerden döndü, vaadlerini sattı, kazanımları seçim takvimlerine yayıp yozlaştırdıktan sonra parça parça geri aldı, darbecilerle açıktan iş tutmaya başladı.

“Yasin Börü” sloganı atanlar; çocukları, kadınları, sivilleri öldürttüler. Aylarca sokağa çıkma yasağıyla yüzbinlerce insanı açık hava hapishanelerine mahkum ettiler. Hukuk ve kural tanımadan orantısız bir savaş gücüyle ilçeler, yüz binlerce ev ve sayısız mahalle yerle bir edildi. Edilmeye devam ediyor.

Bodrumlarda mahsur kalmış insanların hepsi terörist bile olsa (DEĞİLLERDİ), 178 insanı diri diri yakmanın adı İsrail’in dediği gibi “terörle mücadele” değil, İsrail tarzı katliamdır. Yaptılar. 17 ilçede 1 buçuk milyon insanın hayatı aylarca felç edildi, yüz binlerce insanımız göç etti. 28 Şubatın caddelerde yürüttüğü ORDU TANKLARI mahallelere ateş etti.  Annelerin cenazeleri günlerce sokak ortasında çocukların gözleri önünde yatarken seyrettiler. Cesetleri soyup teşhir ettiler. Irkçılık ve cehaletten başka özelliği olmayan serserileri seçip cephe diye mahallelere sürdüler.  Sivillerin evlerine girip çatışmalarda kalkan yaptılar. “Yahu siz ne yapıyorsunuz?” diyen herkes hain, örgüt propagandacısı, kıblesi değişti, maşa, Kürtçü ilan edildi; linç edildi; gazetecilik yapmaya çalışanların, akademisyenlerin, yazarların, sanatçıların hayatları tehdit edildi.

04 Tem 2016 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.