Bursa’da Hz. Fatıma'yı anma programı düzenlendi

Allah Resulü'nün (sav) kızı, Ehl-i Beyt'in Annesi Hz. Fatıma anıldı.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Allah Resulü'nün (sav) kızı, Ehl-i Beyt'in Annesi Hz. Fatıma anıldı.

Bursa’da faaliyet gösteren EDEB (Eğitim Dernekleri Birliği) Platformu bileşenleri olan Elif-Der, Bilge-Der ve Kalem-Der Hanım Komisyonları tarafından hazırlanıp sunulan programda sinevizyon, ezgiler, şiir, oratoryo ve Hz. Fatıma'yı günümüz kriterlerinde anlamak ve örnek alabilme adına bir de konuşma yer aldı. Programda EDEB Hanım Komisyonu adına Dilek Kuruçay selamlama konuşması yaptı ve şu noktalara değindi;

"Değerli kardeşlerim, EDEB PLATFORMU Hanımlar Komisyonunun düzenlediği HZ. Fatıma’yı Anma Programına hepiniz hoş geldiniz. Programda emeği geçen Elifder, Kalemder, Bilgeder’deki tüm arkadaşlarımızdan Allah razı olsun.

Evet, Arkadaşlar, Niçin Hz. Fatıma’yı anıyoruz;

Hz. Meryem iffeti ve adanmışlığı ile

Hz. Asiye direnişi ve mücadelesi ile

Hz. Hatice cömertliği ve fedakârlığı ile ön plana çıkmıştır.

Hz. Fatıma’da ise, Hz. Meryem’in iffeti ve adanmışlığı, Hz. Asiye’nin direnişi ve mücadelesi, annesi Hz. Hatice’nin cömertliği ve fedakârlığı bir araya gelmiştir.

Onun için Peygamber Efendimiz, “ Fatıma, tüm hanımların efendisidir.” demiştir.

O bir modeldir.

Hz. Fatıma, kadını kocasına karşı tahrik eden ve patronların ücretli kölesi kılan statükonun kadın anlayışına karşı çıkan bir modeldir.

Hem de kadını pasifleştiren geleneksel anlayışı yıkan bir modeldir.

Çünkü O, vahyin öngördüğü kadın tiplemesinin hayattaki somut halidir.

O bir öğretmedir.

Hz. Fatıma, kadının ve kız çocuklarının ikinci sınıf insan olarak görüldüğü o dönemde, ilim sahibi bir hanım olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşi Hz. Ali’nin dahi takıldığı bazı konuları açıklığa kavuşturacak kadar ilmi derinliğe sahip olan örnek bir Müslüman kadındır. O, ilmi sohbetleri ile çevresindeki hanımlara İslami kimlik ve kişilik kazandıran bir mürebbiyedir.

Hz. Fatıma’yı tanımak, bir anlamda İslam’ı tanımaktır. O İslam’ın ete kemiğe bürünmüş şeklidir. Günümüz Müslüman kadınlarının ve genç kızlarımızın gerçek İslam’ı ve Kuran’ı anlamasındaki temel ayaklardan biridir.

Hz. Fatıma babasının ilmek ilmek ördüğü bir nakış,

İlim, ahlak, basiret ve cesaretle babasına eşlik eden bir yoldaş,

Onun yükünü hafifleten bir dava arkadaşıdır.

Hz. Fatıma bir örnektir.

Söz konusu olan davanın selameti ise O bir aslan parçasıdır.

Söz konusu olan babasının incinmiş yüreği ise O bir can parçasıdır.

Söz konusu olan Hz. Peygamber’in öksüzlüğü ise O babasının anasıdır.

Söz konusu olan İslam’ın geleceği ve izzeti ise O şehitlerin efendisini yetiştiren devrimci bir annedir.

Söz konusu olan gençliğin hali ise, O cennet gençlerinin efendilerinin annesidir.

Söz konusu olan evinin mutluluğu ise O bin türlü fitne ile uğraşan Hz. Ali’nin gönül sükûnetidir.

Evet, Değerli Kardeşlerim, Değerli Genç Kızlarımız;

Hepimizin bir ismi, hayatı ve hayalleri var.

Dünya serüveninde farklı statülerimiz olacak, statülerimize yenileri eklenecek.

Toplumsal sorumluluklarımız olacak.

Evlat olacağız, anne olacağız, eş olacağız.

Ama ne için yaratıldığımızı unutmayacağız.

Eksiklerimizi, zaaflarımızı, günahlarımızı gidermeye çalışacağız.

Hayatımızın merkezinde hep dava, mücadele ve fedakârlık olacak.

Çünkü Hz. Fatıma bize bunu öğretiyor. Hz. Fatıma eştir, evlattır, annedir.

Hz. Fatıma yolumuzu aydınlatan nurdur.

Hz. Fatıma bizi cesaretlendiren bir yürektir.

Hz. Fatıma gönüllerimizin şifasıdır.

O’nu tanıtmak ve tanımlamak zordur.

Ama O’nu tanımlayacak gerçek ifade şudur: Fatıma Fatıma’dır."

Programa konuşmacı olarak katılan Eğitimci Fatma Gültekin ise şu hususlara değindi;

"Geçmişte insanları zorla köleleştirmenin getirdiği sıkıntıları (sürekli denetim ve yaptırımlar gibi) ve grev türü isyanları aşmak isteyen ve aynı zamanda bu sömürüyü karşılıklı istek dairesinde gönüllü hale getirmek isteyen efendiler; önce parayı, sonra bankaları daha sonra fabrikaları icat etiler. Ona para, ev ve konforlu bir hayat vaadinde bulundular. Bu hayal için çok çalışması gerektiğini empoze ettiler. İşgücü ihtiyacını karşılamak için kadını evlerinden çıkardılar, çocuklarını kreşlere ve okullara gönderdiler. Bugün, karı -koca çalışan aileler, çocuklarını niteliksel olarak yarım saat zor görebiliyor. 20 yılsonunda da ancak ev sahibi olabiliyor ve bu şekilde bir ömür kapitalist, emperyalist efendiler için zamanını harcayarak geçiriyor. Allah’a adanması gereken bir ömürlük zaman, paraya, modaya, eşyaya, bankalara adanarak geçiyor.

Bunca teknolojik gelişmeye, artan zenginliğe rağmen huzuru bir türlü yakalayamayanlar yine modern dünyanın kendilerine sunduğu seçeneklerde rahatlamaya çalışıyor.

Allah Müslüman kulunu bütün esaret zincirlerinden kurtulmuş halde özgür bir insan olarak istiyor ve sadece kendisine kulluk edilmesini en temel kırmızı çizgi olarak belirliyor. Bunun için de biz Müslümanlara hem kitap hem de ümmete örneklik edecek Bir peygamber ve ailesini göndermiş.

Müslüman dünyada modernist, kapitalist, emperyalist kaynaklı kadın sorununun aşılması için Hz. Fatıma en güzel örnektir.

Modernist, kapitalist, emperyalist aile sorununun çözülmesi için en güzel örnek Hz. Ali ve Fatıma’nın yuvasıdır.

İnsanı kamil olabilmek için en güzel örneklik Hz. Peygamber ve Hz. Ali ve kızı Fatıma’dır.

Şimdi Hz. Fatıma’yı anmanın, yaşamanın tam zamanıdır.

HZ. FATIMANIN ÇOCUKLUĞU

Babasına fiziksel olarak en çok benzeyen oydu. Babasının merhameti, ahlakı, annesinin cömertliğini ve fedakârlıklarını görerek ve yaşayarak büyüdü. Mekke döneminde takribi 15 yaşına kadar ailesiyle birlikte bütün sıkıntılara katlanmıştır. Boykot yıllarında ailesiyle ve Müslümanlarla birlikte aç kalmış, evinden sürülmüş, Babasına yapılan eziyetlere şahit olmuştur. (9-12 )Boykot bittiğinde 12 yaş civarındayken annesi Hz. Hatice’yi kaybetmiştir. O artık yetimdir…

HZ. FATIMANIN EVLİLİĞİ

Hz. Ali ve Hz. Fatıma birbirine denkti.

“Ali olmasaydı, Fatıma’ya layık bir eş bulunamazdı.” Diyor Resul (sav)

Mantık evliliği ya da duygusal evlilik yapmamışlardır. Dindarlığı ve güzel ahlakı ölçü alarak evlenmişlerdir. Aile olmalarının en büyük amacı İslami mücadeleyi birlikte göğüsleme isteğidir. Onlar kurdukları bu yuvayı İslam’a adadılar…

ANNELİĞİ

Çocuklarına ramazan ayında ve diğer günlerde oruç tuttururdu. Onları gece namazlarına kaldırır, küçük yaşlardan itibaren namaz eğitimini sıkı ve ciddi bir şekilde yapmıştır. Onların arasında ayrımcılık yapmaz. Sevgide ve herhangi bir şeyi paylaştırırken eşit davranmaya dikkat ederdi. Sık sık camiye dedeleriyle birlikte giderler ve hem dini hem soysal, siyasi konulara aşina olurlardı.

HZ. PEYGAMBERİN VEFATI

Hz. Peygamber onun kucağında vefat etmiştir. Babası vefat ettikten sonra 6 ay kadar yaşamıştır. 6 ay boyunca gözyaşları hiç dinmemiştir. Vahiyle doğup vahiyle büyüyen vahyin kızı, vahiy kesildikten sonra bu dünyaya 6 ay kadar tahammül gösterdi.

Hz. Peygamberin vefatıyla yaşadıkları yoksulluk artmıştır. Bütün zamanlarını İslam’a hizmet için adamışlardır."

Dua ile son bulan program, her sunumuyla izleyicilere duygusal bir atmosfer yaşatıp beğenilerini aldı.

11 May 2016 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.