Radikal yazarı: Erdoğan şimdilik Kılıç’tan hesap soramayabilir

Radikal yazarı Murat Yetkin Haşim Kılıç’ın olay yaratan konuşmasını konu edindiği yazısında Başbakan Erdoğan’ın Haşim Kılıç’tan hesap sormasının seçilebilmesi durumunda Çankaya köşküne çıkmasına kalacağını iddia etti.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Radikal yazarı Murat Yetkin gazetesinde kaleme aldığı yazısında Başbakan Erdoğan’ın Haşim Kılıç’tan hesap sormak için köşk seçimlerini beklemek durumunda kalabileceğini söyledi.

Konuşmadan hemen önce çekilmiş bir fotoğraftan yola çıkarak Başbakan ve etrafındakilerin Kılıç’ın konuşmasına verdikleri tepkiyi ifade eden Yetkin, Başbakan’ın Kılıç’tan hesap sorabilmek için Anayasa’yı değiştirmek zorunda olduğunu ve bunun da şimdilik mümkün gözükmediğini söyledi.

Yazının tamamı şu şekilde:

Yukarıda iyi anlaşılması gereken bir fotoğraf görüyorsunuz.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 52’nci kuruluş yıldönümünde, Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç konuklarını karşılayıp protokol koltuklarındaki yerlerine yönlendirdikten sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye yürüyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tam hizasında, görülmüyor ama o zaten (protokol icabı bir yana) adeta günlerdir beklenen fırtınanın kopmasını bekleyen gözlemci sıfatıyla orada. Koltukların sağ başında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan var. Kılıç’ın arkasından sitemle bakıyor. Sanki biraz da solundaki Başbakan Tayyip Erdoğan’ın gözlerini öfkeyle boşluğa dikmiş bakışından anlam çıkarmaya çalışıyor. Erdoğan’ın solunda Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Kılıç’ın arkasından sanki elinde olsa yapmasına engel olmak istercesine bir "Amacın nedir? Bir anlasam" bakışı atmış. Onun solundaki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün canı sıkkın. Yüzündeki ifade ilk bakışta "Haşim Bey, 'vur' dedik, öldürdün" gibi duruyor ama değil. Daha ziyade "Bu kadarı fazla oldu Haşim Bey" gibi. Erdoğan ise gördüğünüz gibi, arkasından dahi dönüp bakmıyor Kılıç’a; öylesine koparmış bağlarını.

Haşim Bey konuşmasını henüz yapmamış ama belli ki bütün zevat konuşmanın içeriğinden haberdar; konuşma metni zaten basılmış durumda. Ağızları bıçak açmıyor.

Bu, günlük siyasetin gerekleri için yargıyla oynamanın nasıl geri teptiğinin fotoğrafıdır.

Dönüyoruz, 12 Eylül 2010 halkoylamasına.

Maddelerden birisi Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanınması.

Amaçlardan birisi, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda karar aşamasına gelinmeden, vatandaşların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gitmesi önüne AYM engelini çıkarmak.

CHP ve MHP uyarmış. Demişler ki bu yolla Yargıtay ve Danıştay işlevsizleştiriliyor, AYM’ye temyiz mahkemesi görevi veriliyor, yanlış yapılıyor. Halkımız yüzde 58’le evet demiş. Bugüne geliyoruz. Hükümetin 17 ve 25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarına bir tepkisi HSYK yasasını ve soruşturmalara katılan hâkim ve savcıları değiştirmek oldu. Soruşturmalarla birlikte sosyal medya üzerinden yayılan bantlara bir tepkisiyse Twitter ve YouTube erişimini yasaklamak.

İşte AYM, doğru, iç hukuk yolları tüketilmeden, Twitter konusundaki bireysel başvuruyu kabul etti. Kılıç, özgürlükler söz konusu gerekçesiyle kararın arkasında durdu.

Dün, yargıç ve hâkimlerin kanıt sunulmadan yasadışı örgütlenme suçlamasıyla yerlerinden edilmesine tepki gösterdi; 'Vicdan yolsuzluğu' siyasi edebiyatımıza ağır bir katkı oldu. Ama ipleri tam kopartan, sanırım Erdoğan’ın Twitter kararını ‘gayri milli' bulmasını 'sığlık' olarak nitelemesidir.

CHP ve MHP bu defa Kılıç ve AYM arkasında durdu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Kılıç’ı yeni bir muhalefet partisi niyetiyle davranmakla ve evet, kendisini Yargıtay ve Danıştay yerine koymakla suçladı.

Erdoğan’ın şu aşamada anayasa değişikliği olmaksızın yapacak bir şeyi yok. Bozdağ, Kılıç’ın 10 ay sonra emekli olacağına vurgu yaptı. Eğer Başbakan ağustosta kendisini cumhurbaşkanı seçtirebilirse Anayasa Mahkemesi’nde boşalan koltuklara atamayı bizzat yapacak. O fırsata kadar dişlerini sıkıp sabredecek, başka çare yok.

26 Nis 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.