Mehmet Efe: Parçalanmış bir Türkiye, Erdoğan’sız bir Türkiye’den daha mı iyi?

Gazeteci yazar Mehmet Efe, facebook hesabı üzerinden yayımladığı yazısında, koalisyon tartışmaları çerçevesinde CHP, MHP ve HDP’yi Erdoğan ve Ak Parti karşıtlığı üzerinden uzlaştırmaya kalkmanın, Erdoğan'ın ve Ak Parti’nin kamplaştırıcı ve gerilim üzerine kurulu üslubundan daha beter bir aymazlık ol

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Gazeteci yazar Mehmet Efe, facebook hesabı üzerinden yayımladığı yazısında, koalisyon tartışmaları çerçevesinde CHP, MHP ve HDP’yi Erdoğan ve Ak Parti karşıtlığı üzerinden uzlaştırmaya kalkmanın, Erdoğan'ın ve Ak Parti’nin kamplaştırıcı ve gerilim üzerine kurulu üslubundan daha beter bir aymazlık olduğunu belirtti.

İşte o yazı:

Bir ülkenin siyasal iktidarı, anayasası, hukuk sistemi bir kişiye (hatta bir partiye) karşıtlık üzerinden inşa edilemez. Hele hele o ülkenin salt çoğunluğu, 13 yıldır sistem değişikliği talep ediyorsa. %40+ oy almış Ak Parti'ye %60 karşıdır argümanı, AKP'nin en çok şikâyet edilen o düşmanlık ve gerilimden başka bir şey üretmeyen sorumsuzluğundan farksızdır.

%60 ‪CHP'ye mi oy verdi, ‪‎MHP veya ‪HDP'ye mi? Birbirinden bu kadar farklı, birbirine bu kadar zıt 3 partiyi, hali hazırda halk oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığı üzerinden uzlaştırmaya kalkmak, Erdoğan'ın ülkeyi din veya mezhep üzerinden kamplaştırıcı üslubundan daha beter bir aymazlıktır. Seçim sonuçlarının tablosu, başta ‪Ak Parti olmak üzere tüm partilerin temsil ettiklerini iddia ettikleri değer ve vaadleri gözeterek diğerleriyle birlikte çalışmasını gerektirmektedir.

Ülkenin burnu dibinde bir kan ve ateş çemberiyle harita yeniden çizilirken hiç bir partinin fırsatı ganimet bilip (zaten halkı yeterince ikna edemedikleri) kendi temel varoluş nedenlerini dayatmak gibi bir lüksleri olmadığı gibi, Erdoğan'sız bir siyaset için o ilkelerini askıya almak gibi bir lüksleri de olamaz.

Erdoğan'a ve Ak Parti'ye verilen halk desteği, özgürlük, adalet, barış, sosyal hizmet gibi temel taleplerin bir tezahürüydü. ‪AKP'ye desteğin azalmış olması, ülkenin bu taleplere ihtiyacını azaltmadı.

CHP'nin koalisyon ilkelerine "çözüm süreci"ni koymaması tam da böyle bir sorumsuzluktur. Ülkenin istediği geriye gitmek, eskiyi restore etmek değildir. İleriye gitmek görevini kötüye kullanmaktan doğan tıkanıklığı aşmaktır. Şu anda nefret, öfke veya rövanş ile değil, sorumluluk ile hareket etmek tarihsel bir zorunluluktur. Öncelik sıralaması yapabilme kabiliyetine sahip olmayanlar, sorumluluk sahibi olmak rüştüne de sahip değillerdir.

Tüm partiler, ‪‎Erdoğan'a yemin ettiği Anayasal görevlerini hatırlatıp, derhal sağduyulu ve sorumlu bir siyaset üslubuyla BİRBİRLERİYLE çalışma imkânlarına yoğunlaşmalılar. Ülkenin salt çoğunluğunun üzerinde uzlaştığı barış gibi beklentileri önceleyerek ve tüm ülkenin üzerinde uzlaşabileceği hukuk ve siyasal talepleri yansıtacak bir Anayasa değişikliğinden başlayarak.

Halk, Erdoğan'ın daha fazla iktidar talebine gereken cevabı verdi. Erdoğan ve sembolize ettiği 'miş gibi' siyasetiyle, kamplaştırma, kibir ve ahlaksızlık üslubunun dönemini kapatma fırsatıdır bu.

Farklılıklar üzerinden rekabete devam etmek ise, ülkenin gücü ve manevra kabiliyetidir.

Hayatın rengarenk gerçeğine körelen sorumluluk sahiplerinin, kendilerine emanet edilen sorumlulukları tapulu güçleri haline getirmek için yaptıkları hovardalıkları ve kısa günün karı hesapları yüzünden buradasınız.

20 Haz 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.