Hüseyin Akın: İman, ibadet ve ahlâkın temelinde mülkiyet yalanına kanmamak yer alır

Hüseyin Akın, ‘Kulluğun sadece Allah’a yapılması gerektiğinin bilincinde olan kişi şan, şöhret, mal, mülk ve para gibi araya giren izafi şeyleri yanına yaklaştırmak istemez’ dedi.

Milli Gazete Yazarı Hüseyin Akın, Müslümanın mülkiyet ile imtihanını kaleme aldı.

Akın, ‘Kulluğun sadece Allah’a yapılması gerektiğinin bilincinde olan kişi şan, şöhret, mal, mülk ve para gibi araya giren izafi şeyleri yanına yaklaştırmak istemez’ dedi.

Mülkiyet Huzursuzluğu

Mutlu ve huzurlu olmak istiyorsanız farklı kapıları çalmanıza hiç gerek yok. Sadece sizi kendine bağlayan ve kendi dışında hiçbir şeyle samimi ilişki kurmanıza tahammül göstermeyen şu mülkiyet denilen şeyi hayatınızdan uzaklaştırın yeter.

Yo hayır, yanlış anlaşılmasın, Prodhon gibi, “Mülkiyet hırsızlıktır” falan demiyorum. Haddimi bilerek diyorum ki: “Mülkiyet huzursuzluktur.”

Neden acaba? En büyük yalancıdır da ondan. İnsan eline geçirdiği mal mülk tarafından kandırılır. Çok büyük devlete kavuştuğunu sanır insan eline geçirdiklerine bakarak.

İman, ibadet ve ahlâkın temelinde mülkiyet yalanına kanmamak yer alır. İnandıktan sonra bütün sahip olunan şeyler hükmünü yitirir.

Ballar balını bulan kişi kovanının yağma olmasına aldırış bile etmez.

Kulluğun sadece Allah’a yapılması gerektiğinin bilincinde olan kişi şan, şöhret, mal, mülk ve para gibi araya giren izafi şeyleri yanına yaklaştırmak istemez.

Mutlak malik ve mutlak sahip kimse mülk O’nundur. İnsanın sahiplik ve maliklik sandığı şey sadece bir emaneti üç gün yanında gezdirmekten ibarettir.

Mülkiyet sahibi olmak bilen için çetin bir sınavdır. Zira ihtiyaçtan fazlasını meşru zeminde sarf etmek sarp yokuşu tırmanmak kadar zor olsa gerektir.

Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi malın mülkün fazlası onu elinden çıkarma mesuliyeti sebebiyle daha bir mücadele isteyen bir şeydir.

Bu mücadele insanın kendi elindekinden vazgeçme noktasında kendini ikna etme mücadelesidir.

Şayet ihtiyaç fazlası olan elindekini fakire, fukaraya, düşküne, muhtaca ve olmayana verebilecek bir nefis terbiyesine sahipsen o mülkiyet sana mübarek olsun!

Fazla para, gereksiz mal mülk insanın uyuyan heveslerini, bastırılmış arzularını faaliyete geçirebilir.

İhtiyaçtan fazlası bir başka insanın ihtiyacını karşılamaya hizmet edebilir ancak.

Parayı ve mülkiyeti aile ve sülale tekeline alıp sözüm ona mutlu bir varsıl azınlık oluşturmak isteyenlerin maksatları da akıbetleri de gayet açıktır.

Ahlâkı muhafazanın önündeki en büyük barikat ahlaklı davranmayı riske sokacak fazla para, fazla mülk, fazla imkândır.

Paranın fazlası bedende kilonun fazlası gibidir. “Vermek” lazımdır fazlalıkları.

Kişisel servet sadece kişinin kendisine ve kan bağıyla bağlı olduklarına rahat ve konforlu bir hayat bahşetmenin ötesine geçmediği sürece insanın omuzlarına yük olmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.

“Ellezicemea malen ve addedeh. Yahsebuennemalehuehladeh”: “(Vay haline) malı toplayan ve onu durmadan sayanın. O, malının kendisini ebedileştirdiğini sanır.” (Hümeze Suresi, 2-3)

04 May 2021 - 15:31 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.