Yenişafak yazarından ‘Filistinli’ seçim propagandası: Gazze payitahttan gelecek seçim sonuçlarını bekliyor

Yenişafak yazarı ve Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü Kemal Öztürk bugün kaleme aldığı yazısında Gazzelilerin “payitahttan” gelecek seçim sonucunu beklediklerini belirtti.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

7 Haziran seçimleri yaklaşırken seçim propagandalarında da artış görülüyor. İktidara yakınlığıyla bilinen Yenişafak gazetesi yazarlarından eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk bugün kaleme aldığı yazısında Gazzelilerin Erdoğan ve Davutoğlu’na çok büyük bir sevgi duyduklarını öne sürerken, “En çok da Gazze bekliyor. Kaderlerini yüzlerce yıl önce birleştirdikleri, umutlarını ve sevgilerini bağladıkları bir ülkeden, payitahttan gelecek seçim sonuçları onları da ilgilendiriyor.” ifadelerini kullandı.

Öztürk, “Türkiye sadece bir bizim ülkemiz değil artık. AK Parti sadece Türkiye'de seçime girmiyor, Ortadoğu'da da sandığa gidiyor. Bu gerçek, bizim omuzlarımıza yüklenmiş, kaçamayacağımız tarihi bir sorumluluktur. Bunu anlamak, bunu bilmek ve bunun gereğini yapmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Öztürk’ün yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Sokaklarda, kahvelerde, hastanede gördüğüm bir şey vardı: Gazze direniyordu her şeye rağmen ve asla pes etmiyordu. Ölerek direnen bir halkın, ölerek var olan bir neslin canlı müzesi gibiydi. Gördüğüm bir gerçek daha vardı gözlerinde, o muhteşem var olma mücadelesinin en büyük ilham kaynağı Türkiye'ydi. “Erdogan, Davutoglu” diye hayranlıkla telaffuz ettikleri isimlerin, yaşam mücadelelerinde ne denli önemli bir yer işgal ettiğini anlattılar sürekli.

Umut haline gelmiş Türkiye

Gazze'nin gözü hep Türkiye'den gelecek haberlerdeydi. Çünkü onların var olma mücadelesini, Türkiye'den daha gür, daha samimi bir şekilde dünyaya duyuran kimse yoktu. Sokakların her tarafına asılmış Türk bayrakları ve Erdoğan posterleriyle bu sevgilerini dışa vuruyorlardı. Umut, Türkiye adıyla ete kemiğe bürünmüş ve onlara bir el uzatmıştı.

O zaman anlamıştım, Türkiye sadece benim değil, onların da ana vatanıydı. Erdoğan sadece bizim değil onların da Başbakanıydı, Davutoğlu onların da dışişleri bakanıydı. Bu duyguya ve gerçeğe, Kahire'de, Halep'te, Kudüs'te de bizzat şahit oldum. Onarca Ortadoğu şehrinde, binlerce insanın ortak bir kaderi paylaştığını ve geleceklerini bir birine bağladıklarına bölgeyi her gezdiğimde gördüm. Türkiye, bu ortak kaderin sığınılacak limanıydı. Oradan gelecek haber, oradan gelecek bir müjde ve oradan gelecek bir umut ışığı, Ortadoğu karanlığını aydınlatacaktı.

Seçim sadece Türkiye için değil, Ortadoğu için de yapılacak

7 Haziran seçimlerini bekliyor hepsi. En çok da Gazze bekliyor. Kaderlerini yüzlerce yıl önce birleştirdikleri, umutlarını ve sevgilerini bağladıkları bir ülkeden, payitahttan gelecek seçim sonuçları onları da ilgilendiriyor.

Bir medeniyetin perişan edilmiş kadim şehirleri, Türkiye'deki seçimlerin sonuçlarını, kendi kaderlerini ilgilendirdiği için izliyor, merak ediyor. Türkiye sadece bir bizim ülkemiz değil artık. AK Parti sadece Türkiye'de seçime girmiyor, Ortadoğu'da da sandığa gidiyor.

Bu gerçek, bizim omuzlarımıza yüklenmiş, kaçamayacağımız tarihi bir sorumluluktur. Bunu anlamak, bunu bilmek ve bunun gereğini yapmak zorundayız.

16 Nis 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.