Hatay'daki cihad ekonomisi

New York Times'tan Orimitsu Onishi, Hatay'daki "cihad ekonomisini" yazdı.

New York Times'tan Orimitsu Onishi, Hatay'daki "cihad ekonomisini" yazdı.

Türkiye'nin Suriye karşıtı çetelere destek vermesinin kentteki esnafın işlerini artırdığını belirten Onishi, cihadcılara satış yapan dükkânlarla da görüşme imkânı buldu.

Tayfur Bereketoğlu isimli bir esnaf, müşterilerinin milliyetinin kendisini ilgilendirmediğini söylerken, "Uzun siyah sakalları var, Türkçe bilmiyorlar ve gerçek şu ki kapımızda savaş var. Neden nereden geldiklerini soralım ki?" diyor.

Yabancı ülkelerden gelen cihadcıların Suriye'ye gitmeden önce Hatay'da alışveriş yaptığını kaydeden Onishi, dükkânlarda askeri kıyafetler, kamuflaj pantolonlar, bıçaklar, gaz maskeleri, tespihler, grupların bayrakları, güneş jeneratörleri, teleskoplar, dürbünler, fenerler bulunduğunu kaydediyor.

Bu malların özellikle son aylarda sayı ve kalite olarak arttığını söyleyen Bereketoğlu, "Bunları satacak mıyım, satamayacak mıyım?" diye sorarak üzerinde Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) logosunun bulunduğu şapka ve diğer elbiseleri gösteriyor. Bunun nedeni, ÖSO'nun güç kaybetmesi ve El Kaide türü örgütlerin yükselişi. Bereketoğlu, ÖSO logolu malların artık çok fazla satılmadığını söylüyor.

Bu sırada içeri giren 4 sakallı militan, dükkânda biraz kalıp bir şey satın almadan ayrılıyorlar. Bunlara ne kadar sıklıkta buradan giyindiklerini soran muhabire, "Suriye'ye savaşmaya gitmemize bağlı" diyorlar. Parayı nereden buldukları sorusuna ise, "Yeter" diyerek cevap vermemeyi Deneme Bonusu Veren Siteler tercih ediyorlar.

'Savaş yaradı'

Bereketoğlu'nun Mehmet isimli çırağı, militanlara nereden geldiklerini sormanın beyhude olacağını söylüyor. "Onlara sorduğunuzda hepsi Suriyeliyiz diyorlar. Müşteri siyah ve Suriyeli olduğunu söylediğinde bile ne dediğini sorgulamıyoruz. O bizim dükkânımızda müşteri" diyor.

Nizamettin Asker isimli bir başka esnaf ise, üzerinde tevhid yazan tişörtlerin, kamuflaj pantolonlarının ve bıçakların çok satıldığını söylüyor. Asker, bazen toplu siparişlerin de verildiğini vurguluyor.

Bereketoğlu, Antakya'daki birçok yerin, otellerin, restoranların, mağazaların ve bankaların savaş nedeniyle işlerinin iyi olduğunu ileri sürüyor. Bereketoğlu şöyle devam ediyor: "Birçok insan savaşın sürmesini istiyor. Ben değil. Ben savaşın hemen şimdi bitmesini, işlerim kötüye gitse bile isterim. Bu dükkân insanların birbirlerini öldürmesine yarayan şeyler satmıyor."

'Ertesi gün kovulduk'

Haberdeki ilginç noktalardan birisi de, Türkiye'nin El Kaide ve türevi örgütlerin militanlarına karşı duruşunu değiştirmeye başlayarak çeşitli önlemler aldığının söylendiği bölüm.

Bereketoğlu'nun dükkânına ertesi gün de giden Onishi, burada esnafın kendisine çay ikram etmediğini, başka bir gazetecinin haberi yüzünden polisin birçok kez dükkâna geldiğinin söylendiğini aktarıyor. Bereketoğlu, Onishi'yi ısrar etmesi durumunda "dayak" ile tehdit ediyor.

08 Kas 2013 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.