Madenciler Günü'nde bir işçinin anlattıkları: Aşağıda ölüm olasılık ama yukarıda aç kalma kesin  

4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü Soma'da çalışan bir maden işçisi anlatıyor: 'Burada insanlar ölümle burun buruna yaşıyor. Yeraltına girince oradan çıkamama ihtimali olduğunu biliyorlar.'

Büyütmek için resme tıklayın

4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü Soma'da çalışan bir maden işçisi anlatıyor: 'Burada insanlar ölümle burun buruna yaşıyor. Yeraltına girince oradan çıkamama ihtimali olduğunu biliyorlar.'

Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. Ülkemizde maden deyince aklımıza ocaklardaki iş cinayetleri, ihmaller, Kozlu Maden Faciası, Soma geliyor. Son yıllarda verilere dökülebildiği kadarıyla en az 1989 maden işçisi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiş.

Ve en son Bartın’ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait maden ocağındaki grizu patlaması sonucu 42 madenciyi kaybettik. Üstelik facianın üzerinden haftalar geçmesine rağmen madendeki yangın hâlâ tam olarak söndürülemedi.

İlk akla gelenle bunlar ama kaçak maden ocaklarında işçiler güvencesiz şekilde çalıştırılmaya, neredeyse her gün bir iş kazası yaşanmaya devam ediyor.

'Hakkını aramak dert'

Emekçiler ocaklarda güvencesiz çalışmaya devam ederken 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü Manisa Soma'da çalışan bir maden işçisine sorduk...

Ne kadar zamandır madende çalışıyorsunuz, nasıl işler yaptınız?

42 yaşındayım. 1,5 yıldır madende çalışıyorum. Lavar dediğimiz tesiste çalışıyorum, yer üstünde. Açık ocakta bulunan kömürleri yıkayıp, ayıklayıp ayrıştırıyoruz. Atölye bölümünden buraya geçtim, sendikal faaliyetten dolayı. Hakkını aramak dert. Şimdi de numune bölümüne aldılar. Biraz daha insanlardan uzak tutmaya çalışıyorlar aslında. Daha önce de şoförlük yaptım, servis şoförlüğü. Madencileri taşıdım yine. Aynı alandaydım.

'Emekçinin en büyük derdi emeğinin karşılığını alamamak'

Yaşadığınız en büyük sorun ne?

Türkiye'nin hangi sektöründe olursak olalım emekçinin en büyük derdi emeğinin karşılığını alamamak. İş sağlığı ve güvencemizin olmaması en büyük sorunlar. Patronlar bunları ne kadar keserse o kadar kâr ediyor. Bu sorunlar nedeniyle biz sisteme arkadaşlarımızla karşı çıkmaya da çalıştık. Ancak örgütsüz olunca başarıya ulaşmak zor. Herkes işsiz kalmaktan korkuyor.

'Ambulans, hemşire, doktor yok...'

Tehlikeli bir iş yapıyorsunuz. İş kazasıyla burun buruna geldiğiniz bir an oldu mu?

İktidara yakın bir firmanın tesisinde çalışıyorum. Yaklaşık toplam 300 kişi çalışıyor. Tek iş sağlığı ve güvenliği uzmanı var. Ambulans, hemşire, doktor yok işyerinde. Soma-Kınık bölgesinde onlarca tesis olmasına rağmen pek çok yerde durum aynı. Geçen yıl bir iş kazası oldu. Ambulans olmadığı için işyeri pikabıyla arkadaşımızı götürdük ve ucuz atlatıldı. Arkadaşımız kıl payı kurtuldu.

Şaloma havuzları var, kömür elde edilen. Acele ettirilince yine bir arkadaşımızın ayağı kaydı, havuza düştü ve iki demirin arasına sıkıştı. Ben çekip çıkardım, tamamen şans eseri kurtuldu. Yarım saat araç bekledik ve öyle götürdük. Neyse ki kalıcı bir hasar almadı, çalışmaya devam ediyor. Bazen şans eseri hayatta kalıyoruz.

'Burada insanlar ölümle burun buruna yaşıyor'

Her yıl onlarca maden kazası oluyor. Bazıları hafızamıza kazındı. En son Amasra'da ihmaller nedeniyle çok sayıda madenci yaşamını yitirdi. Bu haberleri duyunca ne hissediyorsunuz?

Sadece madenci olarak değil insan olarak da büyük bir üzüntü yaşıyoruz. Bu sistemde insanlar sayıdan ibaret. Aslında kaza önlenebilir bir şey. Önlem alındığında engellenebilir bir şey ama patronun gözünde işçinin değeri yok. Geçtiğimiz günlerde 19 yaşında bir arkadaşımız kaybettik. İş cinayetine kurban gitti. Yeterli önlem alınsaydı o arkadaşımız hayatta olabilirdi örneğin.

Yaklaşık 15 bin civarında işçi Soma-Kınık çevresinde madende çalışıyor. Bunların 10 bin kadarı yeraltında çalışıyor. Buradaki insanlar ölümle burun buruna yaşıyor. Yeraltına girince oradan çıkamama ihtimali olduğunu biliyorlar. Buna rağmen giriyorlar çünkü bu işi yapmak zorundalar. Aşağıda ölüm olasılık ama yukarıda aç kalma, çoluğuna çocuğuna bakamama kesin. (Sol)

04 Ara 2022 - 12:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.