Mücahit Gültekin tane tane anlattı: İran, neden düşmanmış gibi gösteriliyor?

Dr. Mücahit Gültekin, Milli Gazete’ye verdiği röportajda İran’daki gelişmeleri yorumladı. Gültekin, İran’ın İslam coğrafyasında neden şeytanlaştırıldığını resmeden veciz açıklamalarda bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Dr. Mücahit Gültekin, Milli Gazete’ye verdiği röportajda İran’daki gelişmeleri yorumladı. Gültekin, İran’ın İslam coğrafyasında neden şeytanlaştırıldığını resmeden veciz açıklamalarda bulundu.

Bekir Şirin’in Mücahit Gültekin’le röportajı:

Bugüne kadar İslam coğrafyasına yönelik gerçekleştirilen Batı kaynaklı her operasyonda algı ve imaj çalışmaları yapıldığına şahit olduk. Bu bağlamda İran’daki olayların bugüne kadarki sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle meselenin esasını iyi kavramamız ve İran’a yönelik hem silahlı hem de psikolojik savaşın yeni olmadığını unutmamamız gerekiyor. Başını ABD’nin çektiği bu savaş 11 Şubat 1979’dan bu yana görünen ve görünmeyen yüzleriyle devam ediyor. Ancak ABD’nin İran halkına karşı düşmanlığı 1979’dan sonra başlamamıştır. ABD Ortadoğu’daki ilk darbesini 1953’te İran’da gerçekleştirmiş, Musaddık’ı devirmişti. Musaddık, ABD’ye düşman filan değildi. Sadece petrolü millileştirmek istemişti. Hatta ABD Başkanı’na mektup yazıyor, İngiltere’ye karşı ABD’den koruma istiyordu. Ancak ABD, “Ajax operasyonu” denilen bir girişimle, seçilmiş başbakan Musaddık’ı devirdi. Aslında ilk girişim başarısız olunca Şah ülkeden kaçmıştı. İkinci girişim başarılı olunca ABD, Şah’ı tahtına yeniden oturttu. Bakınız ABD’nin ve Batı’nın o dönem Şah’la bir sorunu yoktu, İran’la bir sorunu yoktu. Üstelik Şah’ın totaliter rejiminin destekçisi de onlardı. 1950’li yılların ortalarında ABD’li General Schwarzkopf’un eğitmenliğinde tarihin en kanlı istihbarat birimlerinden biri olan SAVAK kuruldu ve Şah Rıza Pehlevi, 1979’a kadar ülkeye adeta kan kusturdu. 5 Haziran 1963’te yaklaşık 15 bin kişiyi katletti. Bu katliam, Ayetullah Humeyni’nin Şah tarafından tutuklanması üzerine başlayan gösterilerin sonucunda gerçekleşmişti. Peki Ayetullah Humeyni niçin tutuklanmıştı? SAVAK âlimlerden 3 konuda konuşmamasını, bunların dışında istediği her konuda konuşmasının serbest olduğunu söylüyor. Diyor ki, birincisi Şah’ın aleyhinde konuşmayın, ikincisi İsrail aleyhinde konuşmayın, üçüncüsü de İslam tehlikededir demeyin. Bunun üzerine İmam Humeyni, 4 Haziran 1963’te bir konuşma yapıyor. Bu konuşma bir dönüm noktasıdır. Orada diyor ki, “Bizim bütün meselemiz zaten bu üç konudan ibarettir. İsrail sizin ticaretinizi, ziraatınızı, servetinizi gasbetmek istiyor, İsrail Kur’an’ı ve Müslümanları ortadan kaldırmak istiyor” diyerek Şah’ı, İsrail’in gaye ve entrikalarının takipçisi olmakla itham ediyor. Bu konuşmadan sonra tutuklanıyor ve ertesi gün de sözünü ettiğim katliamlar başlıyor. Lütfen dikkat edin, bu konuşma 1963’te yapılıyor. Burada asıl hedef İsrail’dir. Ortada İslam inkılâbından eser yok. Bilakis Şah’ın demir yumruğu bütün ülkeye iniyor. Yani İsrail’le mücadele hareketin temelini oluşturuyordu. Bu hareket 1979’da başarılı olunca ABD elçiliği ülkeden kovuldu. İsrail elçiliğinin bulunduğu bina devrimden sonra Filistin Kurtuluş Örgütü’ne verildi ve İsrail’in varlığı reddedildi.  İsrail’e karşı mücadele eden Müslümanlara destek verildi. Meselenin özü budur. İran’ın asıl suçu budur. İsrail’in varlığını ve ABD’nin patronluğunu kabul etmemesidir. 43 yıldan beri arzulanan şey de ABD’nin efendiliğini kabul edecek bir rejimin yeniden İran’da tesis edilmesidir. Bu amaca ulaşmak için savaş, terör, ambargo, suikast, tefrika, kültürel ifsad gibi kamuoyunun bildiği ve bilmediği her yol denenmiştir.

“AMİNİ İLE İLGİLİ İDDİALARIN GEÇERSİZ OLDUĞU KANITLANMASINA RAĞMEN PROPAGANDA DEVAM ETTİ”

Bu son olaylar da bu denemelerden biridir. Şimdi bu olayın gelişim sürecine bakalım. Başlangıç noktası çok önemlidir. Başlangıç noktası Mahsa Amini ismindeki genç bir kızın vefatı. Bu olayı incelediğimizde algı yönetimi ve manipülasyon sürecinde “gerçeklere yaslanmak” dediğimiz bir kuralın işletildiğini görüyoruz. Gerçeğe yaslanmak, yalanın bir gerçeğin içinden üretilmesi anlamını taşır. O yüzden çok etkilidir. Bu kural bize şunu söylüyor: “Olmayan bir şeyi söyleme, var olan bir şeyi şüpheli hale getir ve yönünü değiştir!” İran’daki olaylar tam da bu şekilde başlatıldı ve işletildi. Vefatından birkaç gün sonra uluslararası medya tarafından görülmemiş bir şekilde Amini’nin polis tarafından “gözaltında şiddet gördüğü” ve “öldürüldüğü” iddiası ortaya atılıyor. Amini’nin öldüğü doğruydu ama şiddet gördüğü ve öldürüldüğü yalandı. O kadar büyük bir kampanyadan bahsediyoruz ki, bazı araştırmalar Amini’nin vefatından sonraki birkaç gün içinde 80 milyon tweet atıldığını gösteriyor. Bunun Twitter tarihinde bir rekor olduğu, en popüler hashtag’lerden bile 10 kat daha fazla etkileşim aldığı belirtiliyor. Kampanyaya siyasiler, sanatçılar, STK’lar, aydınlar vs. pek çok kesimden kişi katılıyor. Daha sonra Mahsa Amini’nin vefatıyla ilgili sağlık kurumlarının kayıtları, kamera görüntüleri yayınlanmasına ve iddiaların geçersiz olduğu kanıtlanmasına rağmen bu propaganda devam etti. Geçenlerde yapılan bir araştırma, 25 gün içinde 5 medya kuruluşunun toplam 17 bin 312 yalan haber yaptığını ortaya koydu.

“ABD’DE SADECE 2015’TE POLİS TARAFINDAN 48 SİYAHİ KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”

Bakın söylenen şey şuydu: İran’da kadınlar baskı altında! Kadın hakları çiğneniyor! Ben iki yıl önce Millî Gazete’de “Kadına Yönelik Şiddet Kimin Umurunda?” başlıklı bir yazı yazmıştım. Orada Uluslararası Af Örgütü’nün bir raporundan bahsetmiştim. Raporda Finlandiya’da yaklaşık her yıl 50 bin kadının tecavüze uğradığı söyleniyordu. Danimarka’da ise bu sayı 24 bin. Peki bize “kadın hakları” adına örnek gösterilen ülkeler hangileri? Evet, bu ülkeler. Düşünebiliyor musunuz, bu ülkelerden fonlananlar Mahsa Amini vakasını kullanarak “kadına özgürlük” istiyor. Onların nasıl bir özgürlük istediklerini biliyoruz. Onlar sadece kadını değil, kadın-erkek, çocuk-çocuk herkesi küresel sermayenin kölesi yapmak istiyor. Mahsa Emini, onların zerre kadar umurunda değil. Aslında hiçbirimiz onların umurunda değiliz. Bakınız ABD’de sadece 2015 yılında polis tarafından 48 siyahi kadın vurularak öldürüldü. Mahsa Amini’nin ismini bütün dünyaya birkaç haftada ezberlettiler. Peki bu 48 kadından bir tanesinin ismini bilen var mı? ABD’de rejim değişikliği isteyen var mı? İsrail’de her gün çocuklar, anne-babalar öldürülüyor. Üstelik bu onlarca yıllardır devam ediyor. Şu “kadın hakları” savunucularının İsraillilerin geçtiğimiz Mayıs ayında vurduğu Şirin Ebu Akile için toplandıklarını, kampanya düzenlediklerini gördünüz mü? 

“KLASİK BİR ABD-İNGİLTERE-İSRAİL SENARYOSUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Özetle klasik bir ABD-İngiltere-İsrail senaryosuyla karşı karşıyayız. Mahsa Amini’nin vefatı “tetikleme” için kullanıldı. Sonra etnik duyarlılıklar gibi başka bölünme hatları devreye sokulup gösterileri “genişletmeye” çalıştılar. Eğer bu başarılı olabilseydi “derinleştirme” yani gösterilerin kalıcı, organizeli ve liderliği olan sürdürülebilir bir hale getirilmesi istenmişti. Sonrasında tabii ki “dönüştürme” yani İsrail’in varlığı için tehdit olmayan bir dönüşüm amaçlanıyordu. Ama tetikleme aşamasından sonra takıldılar. Geniş bir katılım sağlayamadılar. İstedikleri olmayınca bu sefer yakıp yıkmaya, terör estirmeye başladılar. Onlarca kişiyi öldürdüler. Tabii ki, bunları uluslararası medya duyurmuyor. Bu arada geçen gün televizyonlara “İran uzmanı” olarak çıkartılan bir kişi, katıldığı bir programda, mescitlerin yakılmasını “onurlu sabotaj” olarak tanımladı. Düşünebiliyor musunuz, bu kişi “uzman” sıfatıyla söylüyor bunu! Teröre, camileri yakmaya, sivilleri öldürmeye “onur” ismini veriyorlar.

23 Kas 2022 - 12:09 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.

15

Osman Gençtosun - Bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Çünkü hepinizin Rabb'i Ben'im. O halde yalnızca Bana kulluk edin!

إِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 17:39
14

Osman Gençtosun - İnsanlar tek bir ümmetti.*Allah müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberleri göndermiştir.* Anlaşmazlığa düştükleri konularda insanlar arasında hükmü vermesi için Kitabı bir amaç doğrultusunda indirmiştir.* Ancak (kitap) verilenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki kıskançlık nedeniyle (dinde) anlaşmazlığa düşmüşlerdi.* (Bunun üzerine) Allah iman edenlere, üzerinde çelişkiye düştükleri gerçeği, buyruğuyla göstermiştir. Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır.*

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 17:30
13

Murat. - Meşhur sözün aksine içki bütün kötülüklerin değil bir kısım kötülüğün anasıdır. Neredeyse bütün kötülüklerin anası olan şey şudur: yalan. Müslüman dünyası yalan içinde yüzmektedir. Uydurup uydurup Allah'a ve elçisine yalan iftira edenler iflah olmazlar. Müslüman dünyası işte bu yüzden iflah olmuyor. Bataktan çıkamıyor. Yalan ile dinlerini bozmuşlardır. içimizden çıkan en büyük yalancılar yüzlerindeki yeşil maskelerle onlarca yıldır bizim islami duygularımızı istismar edip durmuyor mu?. Sırf soğanın başı olmak ve suyun başında kalmak için.. Kimse de sormuyor ki laik seküler tağuti kanun altyapısında "islamcı parti" diye bir şey nasıl olabilir? Yalandan kaçınmıyoruz, yalancılardan nefret etmiyoruz çünkü yalandan tiksinmiyoruz. O değerli tiksintiyi kaybetmişiz. Ya da hiç sahip olmadık. Bundan sonra iyi bir şey başlayacaksa dürüstlükle başlayacak. Vesselam...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 22:46
11

Murat - Öfkeniz var cevabınız yok... hakaretiniz var fikriniz yok...laf atmanız var teziniz yok argümanınız yok. Yazdıklarım yalanmış... dogrusunu sen yaz da öğrenelim. Havlamaktan bahseden şahıs, büyük ayıp etmişsin. Ayıplarını başka yere et. Yazdıklarımı elbette kasten ve bilerek yazdım. Yazdıklarımın arkasındayım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 20:12
12

Recep - @Murat 11 nolu yoruma cevabı: murat bey neye cevap istiyorsunuz neymiş şii diniymiş sabahtan akşama kadar sadece kuran diyen ekoldensiniz herhalde. kusura bakmayın ama bu ekol islam adına pratik olarak ne koymuş. iran islam inkılabı küresel zulme karşı başkaldırının adıdır. hakaret var cevap yok diyorsunuz ama mücahit gültekinin son birkaç yazısını okuyun delilse delil. sizin daha neye cevap beklediğiniz belli değil. 1979dan bugüne geçen sürece dair sağlıklı bilgiler edinin öyle gelin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 20:20
10

Murat - ###Murat## baştan sona yalanlarla ve iftiralarla dolu bir yazı yazmışsın. Yazdıkların kasıtlı ve bilinçli olarak yazılmış bir yazı; yazdıklarının hepsi yanlış şeyler. Yanlış olduğunu sen de biliyorsun bizler de. Ama senin amacın manipülasyon yaparak "Öz Muhammedi İslam'ı" saptırmak.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 17:21
09

Murat Sivas - havlamakla dualar kabul olmaz...milletin dini ile mektebi ile veya mezhebi ile uğraşanlar taşlayıp geçmek gerekli................

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 17:19
08

Murat - vay vay. ne israil işbirlikçiliğim ne gafletim ne cehaletim kalmış...bilgelik

iddiasında değilim. fakat siz değerli müslüman kardeşlerime bir açıklamayı daha borç biliyorum: ilanihaye değişen ve bünyesine farklı şeyler alan bir şeye aynı eski aynı şey muamelesi yapamazsınız...çürük elmaya artık “elma” diyemezsiniz. başına “çürük” kelimesini eklemek zorundasınız. şia mezhep değil dindir. mezhep ameli konularda olur. ağır itikadi sapmalar “mezhep” kelimesi altında meşrulaştırılamaz. her farklı/farklılaşan din gibi şiada da farklı/paralel hac mekanları eklenmiştir... 12 imamın evrenin yönetiminde rol aldığına ve benzeri şirk inanışlarına sahiptirler. bizdeki tarikatlar da sözde hanif olmakla birlikte özde şia gibidirler. şirk yolunun yolcularıdır. bugünkü hristiyanlığın isa aleyhisselamın dini olmaması gibi, bugünkü yahudiliğin musa aleyhisselamın dini olmaması gibi...şia’da muhammed aleyhisselamın dini değildir. tarikatlaşmış yozlaşmış şekliyle sünnilik de islam değildir. islamdan çıkmadır. fısktır..........iranın emperyalistlerle çatışması siyasidir, konjonktüreldir. nitekim ermeni-azeri çatışmasında ermenileri destekleyegelmişlerdir. iran molla devleti şia davetçiliğinden hiç vazgeçmedi. bosna’da bile vazgeçmedi. yemeni kimler karıştırdı? onbinler ya açlıktan ya iç savaştan öldüler...şia nüfuzunu yaymanın derdindedir. israilden nefret ediyoruz tamam, ama israilin her düşmanı bizim dostumuz olmak durumunda değildir. katolik dünyası da israili sevmez. o halde katolikler dostumuz mudur?? sapla samanı birbirine karıştırmayın lütfen...ittifak demek ittihad demek değildir. islam ne sünniliktir ne şiilik. bu terimleri bize peygamber bırakmadı. bu isimler, birbirini boğazlayagelmiş sonraki nesillerin üretimidir. Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım ayrılığa düşmeyelim. açıkça fısk edeni de hoş görmeyelim. islamın ne olduğu bellidir. kur’anda açıkça öğretilir. insanların hevasına göre değişecek değil.... saygılar hürmetler...

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Kasım 00:42
07

Selahattin - Bugün İran, yarın bir başka İslam ülkesi... Uyanık olmak lazım

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 25 Kasım 19:36
06

Murat - ## Murat'a ## cevap yazmadan evvel Mücahit Bey'e çok teşekkür ediyorum bizi aydınlattığı için, gerçekten tesbitler mükemmel! Murat şebbiya, şii gibi ifadeler neyin nesi. Şii ise şii ne olmuş. Sen hangi mezheptensin senin mezhebin gökten zembillemi indi. Sanane elalemin mezhebinden. Öldüğün zaman kabirde sana mezhebini mi soracaklar yoksa amellerini mi. Yazarın açıklamalarına bakmıyorsun İran'ın şii olduğuna bakıyorsun. Filistin'e solcularda sahip çıkıyormuş, o solcularda İran'a sahip çıkıyorlar. Filistinli mücahitlerin çoğu sünnidir Hamas da dahil ama arkalarında İran var, Nasrallah var, Esat var ve Hamas'ın şii direniş grupları ile mükemmel; bütün bunlara rağmen göster bakayım bir tane sünni bir devlet ki gösteremezsin sen hala İran'ın şiiliğine kafayı takmışsın.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 17:34
03

Furkan - Sayın Murat bey yazarın dediği gibi senin gibi israil e hizmeti kendine ibadet görenler ler bu ateşi korukleyenler.ülkemizde kaç tane kadın öldürülüyor.haberlere bak o öldürenlere israil köleleri biraz derinlere insen. İnan sen farkına varsan da var masan da onun ekmeğine yağ suruyorsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 19:00
02

Ali - Rabbim senden razı olsun mücahid, seni mezhepçi, bölücü, ırkçı, gafil müslümancıklardan korusun...

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 24 Kasım 18:26
01

murat - nedir bu iran sevginiz anlamıyorum. şebbihalara “urun ha koman” diyenler, onları cephanelerle destekleyenler bunlar değilmiydi? dinleri islam değil, dinleri şiadır. dinleri o kadar bidat sapkın itikad içeriyor ki olsa olsa ehli kitap benzeri birşey olurlar. filistinle dayanışıyorlar diye mi onları iyi müslüman sayacağız? solcular da filistinle dayanışıyorlar.

Yanıtla . 0Beğen . 7Beğenme 24 Kasım 15:18
05

Ahmet Yıldırım - @murat 01 nolu yoruma cevabı: Mesele dayanışma meselesi değil itikadi olarak desteklemeyebilirsiniz. Ama farklı bir mezhep diye düşman görmek de neyin nesi. Bir düşman varsa abd dir israildir. Mevzu bahis bayanın ölümü ile başlayan olaylar küresel güç odaklarının kontrolünde gelişiyor ve yönlendiriliyor. Hocam da haklı olarak soruyor abd de kadınlar öldüğünde nerde bu tepkiler

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 25 Kasım 10:27
04

Msp - @murat 01 nolu yoruma cevabı: Ne yapalım İran'a kıyamet sabahına kadar küfür edip, kılıç mı bileyelim. Abd bir sabah Tahrana bombardıman başlarsa, ayasofya Camiinde zafer duasına duracaksınız heralde... İhtilafları sürekli kaşıyıp kin ve nefreti tazelemek şeytanın damarındandır... Ortak noktaları, temel prensipleri masaya koyarak kardeşlik hukukunu sağlamlaştırmak İmandandır.. Hz Ali den bugüne kadar Şii İran ile, Sünni dünya arasında ortak bir kardeşlik masası oluşturup, mezhepler üstü bir küresel İslam Birliği oluşturan tek adam Prof Erbakandır... Erbakanı dinlersek, İranı doğru bir çizgiye taşıyabilir, ve birlikte Siyonizme karşı bir İslam seddi oluşturabiliriz... Ama senin gibileri ciddiye alacak olursak İranı yeryüzünden silerek Abd ve İsrailin ömrünü uzatırız.. Kuranın, Hz Resulüllahın, Aklın, İlmin, Tarihin ve vicdanın ortak sesi İranı ve tüm İslam topluluklarını kardeş bilmektir...

Boş konuşmayalım.

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 24 Kasım 23:43