İran İslam Devrimi Lideri İmam Ali Hamaney, İslam İnkılabı'nın kurucusu İmam Humeyni'nin (r.a) 32. vefat yıl dönümü münasebetiyle bir konuşma yaptı.

İran İslam Devrimi Lideri İmam Ali Hamaney, İslam İnkılabı'nın kurucusu İmam Humeyni'nin (r.a) 32. vefat yıl dönümü münasebetiyle bir konuşma yaptı.

Ayetullah Hamaney, İmam Humeyni’nin İslam Cumhuriyeti teorisini siyasi teoriler arasına kazandırdığını söyledi. Hamaney, 40 yılı aşkın süredir İslam İnkılabı’nın bütün uğraşılara rağmen yıkılmadığını bunu da arkasındaki halk desteğine borçlu olduğunu belirtti.

Ayetullah Hamaney'nin konuşmasından satır başları şöyle:

-İran halkının bugün ve uzak gelecekte İmam Humeyni'nin anısına sahip çıkması gerekiyor.

- İmamın birçok girişimi vardı ve en önemli girişim İslam Cumhuriyeti’ydi. Bu, İslam Cumhuriyeti olarak tanınan dini demokrasidir.

- İslam Cumhuriyeti'nin kurulduğu ilk günden itibaren; ülke içinde ve dışındaki art niyetli kişiler, düşmanlar ve bu büyük kişiliği sindiremeyenler, İslam Cumhuriyeti'nin bir yıl daha ayakta kalamayacağını ve ortadan kalkacağını söylediler.

- İmam'ın vefatından sonra art niyetli kişler dileklerini tekrarladılar ve yine aynı şeyleri söylediler.

- Eski ve tabii ki çok iddialı bir parti 1990'da yayınladığı bir bildiride İslam Cumhuriyeti'nin çöküşün eşiğinde olduğunu belirtti.
- Bundan önce ve sonra da ülke içinde ve dışında bazı bireyler ve gruplar bu tür iddialarda bulundu.

- Son olarak da iki yıl önce, üst düzey bir ABD’li yetkili, İslam Cumhuriyeti'nin 40. yıldönümünü görmeyeceğini kesin bir şekilde ilan etmişti.

- Bugün İslam Cumhuriyeti 40 yıl öncesine göre hem daha gelişmiş hem de her yönden daha ilerlemiştir. bu sürdürülebilirliğin ve ilerlemenin sırrı nedir? Bütün bu düşmanlığa rağmen İslam Cumhuriyeti neden diğer devrimlerin kaderini yaşamadı? İslam Cumhuriyeti'nin bekasının sırrı şu iki kelimenin birleşimindedir; Cumhuriyet ve İslam, halk ve İslam, cumhuriyet halk demektir, İslam aynı zamanda İslam ve din demektir.

- İmam’ın büyük işi, İslam Cumhuriyeti teorisini oluşturmak, onu çeşitli siyasi teorilerin sahasına getirmek, ona gerçeklik ve nesnelik kazandırmaktır.