ABD, Sudan’ın teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması ile siyonist normalleşme başlıklarının birbirinden ayrı olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Yapılan değerlendirmeler ABD’deki başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla Sudan’ın fırsatlarının da azaldığı yönünde.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Washington, Hartum'a Sudan'ın terörizme destek veren devletler listesinden çıkarılmasının siyonist rejim  ile normalleşme süreciyle yakından bağlantılı olduğunu bildirdi. Sudan hükümetine ABD’deki seçimlere kadar adımlarına hız verme çağrısında bulundu.

Açıklamalarda bulunan kaynak, Hartum’un hükümetin performansını felç eden ve ülkenin uluslararası topluma yeniden entegrasyonunu engelleyen terör listesinden çıkarılma fırsatını kaçırmaktan korktuğunu bildirdi.  Zira ABD seçimlerine yaklaşık iki hafta gibi bir zaman kaldı.

Sudan Dışişleri Bakanı Ömer İsmail Kameruddin, France 24 kanalına verdiği demeçte “Sudan’ın yıllardır 'İsrail' ile normalleşme konusundan ayrı olarak teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılmasının yollarını aradığını” söyledi.

Kameruddin, Sudan'ın terör listesinde bulunması ile siyonist rejim  ilişkileri arasında herhangi bir bağlantı görmediğini, siyonist rejim ile ilişkiler konusunun ülkede tartışılmaya devam ettiğini belirttiği açıklamasına şöyle devam etti:

“Sudan’ın bu listeden adının acilen çıkarılmasını istiyoruz. Bu konu ile 'İsrail’le ilişkilerin normalleştirilmesi arasında bir bağlantı görmüyoruz. Zira Sudan’ı terör listesine koyan ABD’dir, 'İsrail' değil.”

Orgeneral Abdulfettah el-Burhan başkanlığındaki Sudan Egemenlik Konseyi, ülkenin çıkarına uygun olduğu için siyonist rejim ile ilişkileri normalleştirmeye çalışıyor. Ancak Konsey, geçiş hükümetinin siyonist rejim ile normalleşme konusunda karar verecek yetkiye sahip olmadığı görüşünde.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) geçen hafta Sudan 24 kanalına verdiği röportajda "İsrail ile ilişkiler kurmaya devam ettiklerini" ve Sudan'ı terörizme sponsor olan ülkeler listesinden çıkarma sözü aldıklarını belirtti. “İsrail ile normalleşmek yerine ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Kimseden korkmadan bu yönde ilerliyoruz ” diyerek söz konusu ilişkileri Filistin halkının devletlerini kurma haklarından ödün vermeden, Sudan'ın çıkarlarını elde etmek için yaptıklarını vurguladı.

Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el- Burhan geçen eylül ayında Abu Dabi'de ABD’li yetkililerle 3 gün süren görüşmelerde bulunmuş ve Araplar ile İsrail arasındaki barış da dahil olmak üzere bir dizi konu gündeme gelmişti.

Burhan’ın BAE’den dönüşünün ardından Egemenlik Konseyi tarafından yayınlanan bir açıklama, Sudan-ABD görüşmelerinde en önemlisi Arap-siyonist rejim barışının geleceği olan bir dizi bölgesel meseleyi ele aldığını doğruladı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun geçen ağustos ayında Hartum'a yaptığı ziyarette Sudan'dan siyonist rejim ile ilişkilerini normalleştirme talebinde bulunmuş, mesele Sudan’da tartışmalara neden olmuştu. Bakanlar Konseyi, askeri bileşen ve Egemenlik Konseyi'nin tutarlı bir şekilde normalleşme yönünde tavır aldığı bir dönemde yönetimde bir "geçiş hükümeti” olduğu için normalleşmeyi tartışmaya izin vermemekte ısrar etti. Bu konunun Sudan'ı terörizmi destekleyen devletler listesinden çıkarmakla ilişkilendirilmesine karşı çıktı.

Başbakan Abdullah Hamduk, siyonist rejim ile normalleşmeyi reddeden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri koalisyonunda temsil edilen bazı partilerin itirazlarına maruz kaldı. Milli Ümmet Partisi’nin de eklendiği solcu ve milliyetçi "komünist ve Baas" partileri grubu, normalleşmenin gündemine gelmesine dahi karşı çıkıyor.

Diğer yandan bazı siyasi güçler ve sivil örgütler de siyonist rejim ile normalleşme çağrısında bulunuyorlar. Sudan'ın siyonist rejim  ile ilişkilerini normalleştirme fırsatının yakalanması zira bu durumun Sudan’ın izolasyon ve krizden çıkışının bir yolu olduğu görüşündeler.

Siyonist rejim ile normalleşme konusu geçen şubat ayında Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el- Burhan'ın siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu ile Uganda'da yaptığı sürpriz görüşmenin ardından gündeme geldi. Bu konu halen Sudan ve uluslararası çevrelerde tartışmalara neden oluyor.