Sinan Baykent, Independent Türkçe için bir yazı kaleme alarak Macron’un ülkesinde İslam’ın yeniden yapılandırılması yönünde yaptığı açıklamalara değindi.

Sinan Baykent, Independent Türkçe için bir yazı kaleme alarak Macron’un ülkesinde İslam’ın yeniden yapılandırılması yönünde yaptığı açıklamalara değindi.

Baykent, Macron’un ’10 milyon euro vereceğiz’ dediği Fransa İslam Vakfı’nın düşüncelerine dair bazı bilgiler de paylaştı:

''Gelin, şu meşhur FIF'i (Fransa İslam Vakfı) biraz daha didikleyelim.

FIF'in mevcut başkanı Cidde doğumlu Cezayir asıllı Ghaleb Bencheikh. Bencheikh'in 2018 yılında bu makama seçilmesine CFCM karşı çıktıysa da sesini kâfi derecede duyuramadı.

Aynı Ghaleb Bencheikh hâlihazırda vakfın başkanı olmasının yanı sıra bir de Fransız Millî Eğitim Bakanlığı dâhilindeki "Laiklik Bilgeleri Konseyi"nin ("Conseil des sages de la laïcité") üyesi.

Yani kendisinin devlet aygıtıyla doğrudan bir ilişkisi, irtibatı, velhâsıl resmî ve yerleşik bir iş birliği var.

 Peki, Bencheikh hangi görüşleri savunuyor?

Fransa'da haftalık yayımlanan Marianne adlı derginin 2019 Ocak sonu sayısında verdiği mülakatta başörtüsünün "kadının insanlık onuruna kastettiğini" paylaşmış, başörtüsünün kadınlara "Humeyni'nin İslâm İnkılâbı" ile "reaksiyoner Vehhabîliğin" atılımları neticesinde zorla "dayatıldığını" iddia etmişti.

Aynı söyleşide Ghaleb Bencheikh, Macron'un geçtiğimiz günkü konuşması çerçevesinde vurguladığı "imamların Fransa'da yetiştirilmesi" meselesine de değinmiş, imamların İçişleri Bakanlığı'ndan onay almalarının zorunlu hâle getirilebileceğini ve vakfının bu perspektifte imamları yetiştirebileceğini belirtmişti.

Keza Bencheikh kadınların karışık cemaatlere imamlık işlevini ifa edebileceklerini ve dahi etmekten kaçınmamaları gerektiğini söylüyor mesela.

Hâl böyle olunca, kadınların ve erkeklerin aynı safta namaz kılabileceklerini ve bunda bir sakınca bulunmadığını ifade ediyor. Üstelik bu istikamette inisiyatif alan kimilerini de bizzat vakıf aracılığıyla himâyesine alıyor.

Eşcinselliğin Kur'an'da -kendi deyimiyle - "ne yazık ki mahkûm edildiğini" ilave eden Bencheikh'in tüm bunları "fizikçi" kimliğiyle söylemesi ise bambaşka ufuklara yelken açıyor.

Yukarıda sıralanan tespit ve teklifleri bir âlim yapsa, söylenenlere "polemik" boyutunu aşarak kulak kabartmayı belki "bir nebze" kolaylaştırabilirdi.

Oysa Bencheikh'in kuşandığı zırh "seküler bir ideoloğun" zırhı olunca, bu ihtimal en baştan bütünüyle imkânsızlaşıyor.

Görüldüğü üzere, Bencheikh açısından herhangi bir Şii-Sünni ayrımı hükümsüzdür.

Ghaleb Bencheikh, farklı ve hatta birbirine pek çok açıdan zıt mezhep ve ekollerin bile üzerinde ittifak ettiği asgarî şartları bir devletin lehine kendi kısıtlı "bilgisince" değiştirmek ve düzenlemek için laiklik prensibini tersyüz ederek manipüle ediyor.

Kısacası Bencheikh, nüvesi Fransa'da bulunacak bir çeşit "İslâm'da sivil bir İkinci Vatikan Konsili" tahayyülüne -ki böylesi bir tahayyül başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere Körfez'den finansman da alabilir- sahip bir profil çiziyor.''