KÖŞE YAZILARI

3.1.2018, 12:21 Yasin Altıntaş Tüm Yazılarını Gör

Taşeron İşçiler: Kadro mu? Hak Gasbı mı?

Yapılan düzenlemenin yeni ciddi sorunlara gebe olduğu, bir taraftan kadro hakkı verilirken diğer taraftan kazanılmış hakların gaspı ile çalışanlar aleyhine kayıplara sebep olacağı aşikardır.

Yıllardır süren taşeron işçilerin kadroya alınması meselesine dair nihayet gerçek bir adım atıldı. Aslında bu süreç ilk Ahmet Davutoğlu hükümeti döneminde -biraz da zoraki olarak- başlamıştı. Şöyle ki:Karayollarında çalışan taşeron işçiler kadrolu işçilerle ücret farkları ve diğer haklar konusundaki ayrımı 2010 yılında yargıya taşıyıp, dava 2012 yılında sonuçlandıktan sonra işçiler yüksek miktarlarda tazminata ve kadroya geçmeye hak kazandırlar. Kazanılan tazminatlar, faizleri derken ciddi bir mali tablo ile karşılaşılınca Davutoğlu hükümeti döneminde tazminatların ödenmesi ve taşeron işçilerin kadroya alınması ile ilgili bir çalışma başlatıldı ve seçimlerde bunu bir seçim vaadi olarak kullandı. Fakat seçimler ve sonrasında Davutoğlu’nun gidişi ile birlikte konu askıya alındığı gibi yargı kararı olmasına rağmen tazminat ödemeleri de yapılmadı.

 

20 Kasım 2017 tarihli 696 no’lu KHK ve 1 Ocak 2018 tarihli Usul ve Esasa dair yönetmelikle taşeron işçilerin kadroya geçiş süreci başlamış oldu. Sınav yöntemine ilişkin yönetmelik maddeleri özet olarak şöyle diyor:

 

“1 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan taşeron personele kadro verilmesine dair usul ve esaslara göre, sınav yalnızca yazılı, yalnızca sözlü, yalnızca uygulamalı şekilde yapılabileceği gibi yazılı ve sözlü, sözlü ve uygulamalı şekillerde de yapılabilecek.
Uygulanacak sınav yöntemi bakanlıklarda bakan, diğer idarelerde ise ilgili idarenin üst yöneticisi tarafından belirlenecek.
Sınav soruları çalışanların iştigal ettiği konulardan seçilecek. Sınavda başarılı sayılmak için 100 üzerinde 50 almak gerekecek.
Usul ve esasların 39. maddesi gereğince, mahalli idarelerde, beden gücüne dayanan işlerde çalışanlara uygulamalı sınav yapılması esastır.”

 

Yönetmeliğin yayınlanması ve başvuru sürecinin başlaması ile birlikte taşeron işçilerin kazanılmış haklarına yönelik ve geçiş sürecinin nasıl olacağına dair ciddi tereddütler ve sorular ortaya çıktı:

 

Tereddütler ve Belirsizlikler

 

1.     Sınavın nasıl yapılacağı ciddi belirsizlikler içeriyor. “Sınav; Yalnızca yazılı, yalnızca sözlü, yalnızca uygulamalışekilde yapılabileceği gibi yazılı ve sözlü, sözlü ve uygulamalı şekillerde de yapılabilir.” ibaresi muğlak ve hangi kadro için nasıl bir sınav yapılacağı hala belirsiz. Ayrıca, sınavın sözlü yapılması ihtimali kamu personelinde mülakat yöntemi ile yapılan sınav felaketlerini anımsatıyor.

 

2.     Taşeron işçilerin büyük çoğunluğunu oluşturan belediye işçileri ise Belediyenin ana kadrolarına değil alt şirketlerin (B.İ.T) kadrolarına alınıyor. Bu kurumlar iş güvencesinin en zayıf olduğu kamu kurumları olarak dikkat çekiyor.

 

3.     Sınav müracaatı için hazırlanan formlarda işçilerin geçmiş tazminat haklarından feragat ettiklerine dair bir taahhütname imzalatılıyor. (Örnek form ektedir) Bu taahhütname ile daha önce mahkeme yolu ile devleti mahkum etmiş ve bu hakkı kazanmış olanlar da dahil tüm işçilerin kıdem tazminatlarından vazgeçmeleri isteniyor. Bu tam anlamıyla yeni iş vaadiyle mali hakların devlet eliyle gasp edilmesi anlamına geliyor.

 

4.     Aslolan taşeron işçilerin doğrudan kadroya geçirilmesi olması gerekirken arada bir sınavın ve taahhütnamenin olması, sınavı kazanamayan taşeron işçilerin hem mevcut işlerini hem de tazminat haklarını kaybetmesi demektir.

 

Sonuç

 

Tüm bunlar dikkate alındığında yapılan düzenlemenin yeni ciddi sorunlara gebe olduğu, bir taraftan kadro hakkı verilirken diğer taraftan kazanılmış hakların gaspı ile çalışanlar aleyhine kayıplara sebep olacağı aşikardır.

 

Yorum Yaz

Yorumlar

Haberi Sosyal Medyada Paylaş !

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09