KÖŞE YAZILARI

16.3.2018, 9:14 Abdulbari Atvan Tüm Yazılarını Gör

İran'la Yapılan Nükleer Anlaşmayı İptal Etme Zamanı Geldi Mi?

Trump artık yanında “savaş diplomasisine” dayanan bir Dışişleri Bakanı görecek. CIA Başkanı gibi çalışarak karanlık odalarda kurdukları komplolarla farklı bir tecrübe edinecek. Bu yüzden İran ve Kuzey Kore’nin başındaki akbabaların artacağı, bunun için Suud, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın gönüllü olacağı düşünülüyor. Hatta çok sayıda Amerikan hava üssünün Trump’ın da desteğiyle Katar’dan bu ülkelere taşınmasına bu ülkelerin ön ayak olması da imkansız gözükmüyor.

Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ı “sürpriz olmayan” bir şekilde görevden alması, bir hafta sonra Beyaz Saray’da bir araya geleceği Suud Veliahdı Prens Muhammed bin Selman’a verilmiş “büyük ödül” olarak yorumlanabilir. Çünkü Rex Tillerson Katar’la stratejik bir ilişki kurulmasından yana olduğu gibi, İran’la yapılan nükleer anlaşmanın iptal edilmesi hususunda muhalif bir tavrı benimsemiş ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington yönetimi için hala güvenilir bir müttefik olarak kalması hususunda da ısrarcı olmuştu.

ABD Başkanı Trump, bu kararı açıkladığı son basın toplantısında, görevden aldığı Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’la aralarında nükleer anlaşma hususunda anlaşmazlıkların olduğunu, buna mukabil yeni bakan Mike Pompeo ile aralarındaki uyumun zirvede olduğunu, ayrıca tamamen olmasa da birçok meselede kimyalarının uyuştuğunu ifade etti.

Radikallik hususunda Başkan Trump’tan daha aşırı olduğu bilinen Pompeo, seyir füzeleri tarafından desteklenen bir diplomasiye inanan, İran’la yapılan nükleer anlaşmanın acilen iptal edilmesi gerektiğini söyleyen, İslam’a ve Müslümanlara olan düşmanlığında Trump’la aynı tavrı benimseyen ve düşüncelerini aşırılık yanlısı sağcı Çay Partisine dayandıran biri olmakla tanınıyor.

*

Tillerson Avrupa’nın büyük çoğunluğunun nezdinde Trump yönetiminde yer alan sağduyulu adamların sonuncusu olarak kabul görüyor. Çünkü Tillerson bu zamana kadar, oluşabilecek tehlikeli sonuçları göz önünde bulundurarak İran’la yapılan nükleer anlaşmadan vazgeçilmemesi hususunda şiddetle uyarıda bulundu. Daha da önemlisi Kuzey Kore’yle yaşanan krizde diyalog yoluyla siyasi çözümün sağlanmasından yana oldu. Trump’ın damadı Jared Kushner’in tekelinde yapılan “Yüzyılın Anlaşması”nda kenarda bırakılmasından memnuniyetsiz olduğunu da ifade etti.

Peki, özellikle de böyle bir zamanlamayla görevden alınmasının Muhammed bin Selman’a sunulmuş bir hediye olduğu hususunun sebebine gelirsek; sebebinin Tillerson’ın Katar yönetimiyle kurduğu güven temelli ilişki, Katar krizinde her türlü askeri müdahale seçeneğinin karşısında tavır alması, Katar’la terörle mücadele ve terörü finanse eden kaynakların kurutulması hususunda anlaşma imzalayarak Katar’ın terör suçlamasından temize çıkmasını sağlaması olduğunu söyleyebiliriz. Tillerson krizin devam ettiği süreçte boykot eden 4 ülkeye karşı açıkça eleştirel bir tavrı benimsediği gibi Trump’ın görevlendirmesiyle üstlendiği arabuluculuğunun tavır ve şartlarındaki katılıkları dolayısıyla sonuçsuz kaldığını ifade etmişti.

Dört devlet Tillerson’ı, Katar-Türkiye-İran üçlü ittifakına katılmak, Ankara yönetimi ve Recep Tayyip Erdoğan karşısında uzlaşı dili kullanmak ve İran’a askeri müdahaleye muhalif olmakla suçlamışlardı. Bu suçlamaların kısmen doğruluk payının olduğunu da ifade etmeliyiz.

Trump’ın İran’la yapılan nükleer anlaşmadan geri çekilmesi özellikle de Ortadoğu’da savaş ihtimallerinin aylar sonra yeniden konuşulmasının zamanının geldiğini gösterir. Nitekim iki hafta önce gerçekleştirilen Münih Güvenlik Kongresinin yıllık raporunu hazırlayanlar, dünyanın artık uçurumun kenarına geldiğini söylemekten çekinmediler ve bu noktada sorumluluğu Trump’ın izlediği politikaya yüklediler.

Dün Rus Haber Ajansı Tass, Rusya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Valery Grasimov’un “Doğu Guta’daki aşırılık yanlısı gruplar Amerikan yönetiminin belki de Şam’ın da içerisinde olduğu Suriye’deki önemli hedeflere füze saldırıları düzenlemesine bahane oluşturabilecek kimyasal silah kullanmaya hazırlanıyorlar. Rusya böyle bir hamleye gereken karşılığı verecektir. Askerlerinin canı ve çıkarlarının tehlikeye girmesi halinde eli kolu bağlı beklemeyecektir” şeklindeki açıklamalarını aktardı.  

*

Trump artık yanında “savaş diplomasisine” dayanan bir Dışişleri Bakanı görecek. CIA Başkanı gibi çalışarak karanlık odalarda kurdukları komplolarla farklı bir tecrübe edinecek. Bu yüzden İran ve Kuzey Kore’nin başındaki akbabaların artacağı, bunun için Suud, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın gönüllü olacağı düşünülüyor. Hatta çok sayıda Amerikan hava üssünün Trump’ın da desteğiyle Katar’dan bu ülkelere taşınmasına bu ülkelerin ön ayak olması da imkansız gözükmüyor.

Beyaz Saray’daki bu adamın ahmaklıkları ve pervasız siyaseti karşısında duyduğumuz endişe nedeniyle elimizi kalbimizin üstüne koyduk. Ancak bölge ülkelerinin çoğunun öncelikli tanımı haline gelen “yıkım ve tahribat” karşısında artık kaybedebileceğimiz çok da bir şeyin kalmadığını ifade etmeliyiz.

 

Yorum Yaz

Yorumlar

Haberi Sosyal Medyada Paylaş !

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09