KÖŞE YAZILARI

17.12.2018, 17:6 Serdar Duman Tüm Yazılarını Gör

Fırat’ın Doğusu’nda Amerika ile Hesaplaşabilmek

Türkiye’nin siyaset yapıcılarının Amerika ile ilgili bir karar vermesi gerekiyor. Stratejik ortaklık masalları artık tat vermiyor, hatta ülkemizi küçük düşürüyor. Bağımsız olmak zehir içmek anlamına geliyorsa, halkımızın bu zehri içmeye hazır olduğunu düşünüyorum. Yeter ki söylemler ve eylemler tutarlı olsun. İşe Suriye’nin kuzeyinden değil, kendi ülkemizden başlamalıyız. Başta İncirlik olmak üzere ülkemizdeki tüm NATO-ABD üsleri acilen kapatılmalıdır. Amerika’nın vurucu gücü konumundaki NATO’

Amerika ve İsrail, Kaşıkçı cinayetini örtbas etmek ve gündemden düşürmek için özel gayret sarfediyor. Yol kazası olarak gördükleri bu cinayetin İran yaptırımlarını gündem dışına ittiğine inanıyorlar.
 

Geçen hafta Çin teknoloji devi Huawei, İran yaptırımlarını deldiği gerekçesi ile operasyona maruz kaldı. Şirketin sahibinin kızı ve mali işler direktörü Kanada’da tutuklandı. Amerika bu adımı ile hem Çin’e hem İran’a, hem de yaptırımlara uymayacak tüm ülkelere mesaj vererek bir taşla çok sayıda kuş vurmanın hazzını yaşadı.

 

Amerika’nın Ortadoğu stratejisinin İsrail’in güvenliği temeline oturduğu hepimizin bildiği bir gerçek… Anlaşılamayan ya da da birilerinin anlamamakta direndiği husus ise bu strateji çerçevesinde hedefe konulanlar…

 

Amerika’nın net olarak belirlediği iki hedef var: Birincisi, İran’ın etkisizleştirilmesi ya da rejimin değiştirilmesi; ikincisi ise Filistin ve Kudüs’ten Filistinlilerin tamamen dışlandığı yeni planın hayata geçirilmesi…

 

Söz konusu iki hedef birbirinden bağımsız değildir. Bu hedeflerden birisi gerçekleştirilirse, diğeri de ya gerçekleşmiş ya da gerçekleşmeye çok yakın bir noktaya getirilmiş olacaktır.

 

İsrail bir süredir ‘Sizin düşmanınız ben değil İran’dır’ şeklindeki trajikomik tez üzerinden Arap yönetimlerle yakın ilişki kurmaya çalışıyor. Suud ve Körfez emirlikleri ile doruğa çıkan bu süreç Siyonistleri ziyadesiyle memnun ediyor.

 

Camp-David sonrası Mısır’ın başlattığı, sonrasında bazı Arap ülkelerinin gizlice devam ettirdiği ilişkiler bugün Suudi Arabistan öncülüğünde bütün Arap dünyasını kuşatacak bir meşruiyete dönüşme eğilimi gösteriyor.

 

Amerika Ortadoğu’da kendi askeri gücü ile karasal operasyon yapma dönemini geride bırakmış görünüyor. Karasal operasyonların insan ve para maliyetinin yüksek olması taşeronlar üzerinden iş yapma eğilimini güçlendirdi. Bir yandan mevcut üsleri ile deniz ve hava operasyonları yapan, diğer yandan da karada taşeron ülkeler ve örgütleri kullanan bir Amerika ile yüzleşiyoruz. Amerika’nın eski askerlerden oluşan özel güvenlik firmaları da taşeron askerlerin eğitilmesi görevini yürütüyorlar.

 

Arap dünyası içinden çeşitli taşeronlarla çalışan Amerika, son süreçte Suudi Arabistan’ı baş-taşeronluk payesi ile ödüllendirdi.

 

Hadim’ul Harameyn olan Suudi Arabistan artık Hadim’ul Amerika/İsrail olduğunu açıktan ilan ediyor. Suud Müftüsü Hamas’ı terörist ilan ederken, İsrail’e karşı cihadın caiz olmadığına hükmediyor.

 

Suud Hanedanı Amerikan menfaatlerini koruyacak bir Arap NATO’su kurabilmek için olağanüstü gayretle çalışıyor. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün gibi ülkeleri kapsayan müttefikler listesine başta Sudan, Çad, Fas olmak üzere Arap ülkelerinin çoğunluğunu dahil etme planları yapılıyor.

 

Bölgemizde; 15 Temmuz darbe girişiminden İran’da patlayan bombalara, Irak’ın güneyindeki karışıklıklardan Suriye’nin kuzeyindeki kaosa kadar her taşın altından Suud yönetiminin çıktığını söylemek abartı olmaz.

 

Müslüman halkların ve yönetimlerin; Amerika’nın bölgemizdeki oyununun ve bu oyunda kullandığı figüranların farkında olması, oyunu bozacak bir duruş sergilemesi,; Allah’a karşı sorumluluklarının bir gereğidir.

 

Türkiye’nin Çıkarları

 

Fırat’ın doğusuna operasyonun konuşulduğu bu günlerde Türkiye’nin siyasilerinin ve medya yorumcularının ifade ettiği bir husus var: ‘Bizim düşmanız YPG-PKK’dır. Amerika bizim düşmanımız değildir. Asla Amerikan askerleri ile karşı karşıya gelmek istemeyiz.’

 

Bu ifadenin daha da ileri götürülerek şöyle söylendiğine tanık oluyoruz: ‘Bizim itirazımız Fırat’ın doğusundaki Amerikan varlığına değildir. Fırat’ın doğusu YPG-PKK’dan temizlenip Barzani çizgisinde Kürtlere verilirse Türkiye’nin itirazı ortadan kalkar.’

 

Her iki yaklaşımda da maşayı elinde tutana değil, maşaya odaklanıldığını görüyoruz. Ya da asıl işin patronuna değil, taşerona kükreyerek sorunun çözülebileceği zannediliyor.

 

Bu anlayış bütünüyle yanlıştır. Suriye’de ve Irak’ta Amerikan varlığı devam ettiği sürece Türkiye’nin rahat yüzü göreceği mi sanılıyor?

 

Ya da Amerika İran’ı etkisizleştirdiğinde sıranın Türkiye’ye gelmeyeceği mi düşünülüyor?

 

Türkiye’nin siyaset yapıcılarının Amerika ile ilgili bir karar vermesi gerekiyor. Stratejik ortaklık masalları artık tat vermiyor, hatta ülkemizi küçük düşürüyor.

 

Bağımsız olmak zehir içmek anlamına geliyorsa, halkımızın bu zehri içmeye hazır olduğunu düşünüyorum. Yeter ki söylemler ve eylemler tutarlı olsun.

 

İşe Suriye’nin kuzeyinden değil, kendi ülkemizden başlamalıyız. Başta İncirlik olmak üzere ülkemizdeki tüm NATO-ABD üsleri acilen kapatılmalıdır. Amerika’nın vurucu gücü konumundaki NATO’dan çıkılmalıdır.

 

Amerika Türkiye’nin ve tüm dünya mazlumlarının düşmanıdır. Amerika ile hesaplaşmadan bağımsızlık mümkün değildir.

 

Hesaplaşma sadece politik ve askeri olarak değil, ekonomik, sosyal, kültürel tüm alanlarda gerçekleştirilmelidir.

 

Amerikan emperyalizmi ile çok boyutlu hesaplaşan bir Türkiye, başta İslam dünyası olmak üzere tüm dünya mazlumlarına rol model olacaktır.

 

Gün söylem değil eylem günüdür.

 

Türkiye gerekli çıkışı yapar ise, İslam dünyasında bağımsızlık ve birlik ateşini de yakacaktır.

 

Temel problemi ıskalayıp günlük çıkar hesapları yapılırsa, bu durum Amerika’nın değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramayacaktır.

 

Yorum Yaz

Yorumlar

Haberi Sosyal Medyada Paylaş !

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09