KÖŞE YAZILARI

20.5.2014, 13:26 İsmail Şahbalta Tüm Yazılarını Gör

F Tipi Tanıtım ve Kullanma Kılavuzu

Otonom bölgeye hoş geldiniz! Dünyayla bağınız bundan böyle izin verildiği kadar olaca

Otonom bölgeye hoş geldiniz! Dünyayla bağınız bundan böyle izin verildiği kadar olacaktır. Hatta izin verildiği ölçüde yaşamaya kendinizi hazırlayın! Elbette böyle davranmak zorunda değilsiniz; bedeline katlanmayı göze aldığınızda önünüzde seçenekler olacaktır. Dünyanızı başkasının kurgulamasına müsaade etmemek ya da neyin müdahaleye açık, neyin olmadığını belirlemek sizin bileceğiniz konudur. Kırmızı çizgilerinizi siz belirlemelisiniz! Konunun bu kısımları oldukça yakıcı olduğu için buraları pas geçiyorum. Fırsat olursa belki geri dönebilirim lakin zülfiyâre dokunmak arı kovanına çomak sokmaktan beterdir, bunu da bilirim. Tekrar başa dönecek olursam, F tipine girişten koğuştaki iç yaşama değin bazı konuları yolu buralara düşme ihtimali olanlar için ya da merak edenler için yazmayı deneyeceğim. Elbette rahatsız edici şeylerle ve kabullenilmesi zor şeylerle karşılaşacaksınız. Burada anlatılanlar şu ana kadar 6 tane F tipi cezaevi görmüş birisinin gördüklerinin bir ortalamasıdır. Her cezaevi yönetiminde ufak tefek değişiklikler söz konusu olsa da sistemin F tipi cezaevinden beklentisi aynıdır.

F Tipi Cezaevine Giriş

F tipinin kapısından içeri adım attığınızda elbette hiç kimse sizi hoş geldiniz diye karşılamayacaktır; istihza karışımı olması dışında. Siz resmi söylem açısından “suç”lusunuz. Masumiyet karinesinin haber bültenlerinde duyduğunuz bir safsata olduğunu yaşayacaklarınız size öğretecektir.

Jandarmanın ring aracı (mahkûm transferleri için kullanılan –içeride kelepçeli olarak seyahat edeceğiniz demir kafesler) ile cezaevinin ana giriş kapısından içeri girdiğinizde yüksek – telli – kameralı – alarmlı duvarların arkasındaki gizemle ilgili düşünmenize fırsat kalmadan ana girişe alınırsınız. Ellerinizdeki kelepçeler çıkarıldıktan sonra sizi getiren jandarmanın gözetiminde cezaevinde görevli olan jandarmalar kaba üst aramanızı yaparlar. Bir infaz koruma memuru yani dünyanın her yerinde anılan ismiyle Gardiyan jandarmadan kötü muameleye maruz kalıp-kalmadığınıza dair bir evrak imzalattırırlar size. Şayet kötü muamele gördü iseniz evrakı imzalamayacağınız gibi ayrıca tutanak tutulmasını ve doktor muayenesini talep edebilirsiniz. Üzerinizde nüfus cüzdanı (ya da muadili) yok ise bunun içinde ayrıca bir evrak imzalarsınız. Sizi cezaevine getiren ekip sizinle ilgili evrakı görevlilere teslim etmişlerdir ve onlarla yolunuz artık ayrılmıştır. Onlar başka bir mahpusun transferi için dünyaya geri dönerken sizin serencamınız yeni başlıyor olacaktır. Sizi küçük bir odaya alırlar. Kısa süre sonra yanınıza bir-iki er ya da uzman asker ile birlikte bir-iki gardiyan girer. Bulunduğunuz bu odada kamera yoktur. Sizden soyunmanız istenir. Tek tek üstünüzdeki her şeyi çıkarır onlara verirsiniz, onlar da elden-ele elbiselerinizi kontrol ederler. Soyunmaya direnmek yani iradenizle soyunmayı reddetmek de mümkündür. Bu sefer kaba güç devreye girecektir. Seçim sizindir.

Elbiselerinize bir şeyler saklama olasılığına binaen sadece güvenlik kaygısı(!) ile itina ile arama yapılır. Alt çamaşırlarınızı çıkarmanız istenmez (Unutmayın F tipi cezaevlerinin faaliyetine başladığı ilk zamanlarda bırakın alt çamaşırların çıkartılmasını bazı yerlerde zorla makat kontrolü yapılmış/yaptırılmıştı. Yine unutmayın ki ilgili mevzuatta güvenlik için gerek olduğu düşünülürse aynı uygulamanın yapılabilmesinin önü açık tutulmuş durumdadır. Uygulama için kanuni altyapı mevcuttur). Mevcut duruma geri dönersek alt çamaşırlarınızı çıkarmadan görevli personelin gözleri önünde bir-iki defa çök kalk yapmanız istenir ki mahrem bölgelerde bir şeyler saklanmış ise böylece yere düşmesi sağlanmış olsun. Elbise ve ayakkabılarınız – yüzüğünüz – saatiniz dahil bir kasanın içine konarak X-Ray cihazına götürülür ve bir kontrol de orada yapılır. Siz odada alt iç çamaşırınızla beklersiniz. Şayet teknolojik aramada da bir problem çıkmaz ise eşyalarınız giyinmeniz için size iade edilir. Yalnız saatinize; açılarak kontrol yapılacağı gerekçesi ile sonradan ulaşacaksınız. Tabi ayakkabınızın tabanında metal varsa; ayakkabınıza tekrar kavuşabilmek için tabanındaki metalin çıkartılması gerekmektedir. Bir gün, sonu F tipi cezaevi olacak bir yolculuğa çıkarsanız bunu anladıysanız ailenizin tabanında demir olmayan bir ayakkabı satın alıp size kısa zamanda ulaştırması gerekir. Mümkünse kollukta iken bu işi çözün. İstisnaları varsa da genelde cezaevlerine tabanında demir olan ayakkabıları almıyorlar. Elle arama ve X-Ray cihazındaki arama sorunsuz olarak geçerse yeniden giyinik halde gelebilirsiniz. Artık müşahede odasına alınırsınız.

Müşahede Odası – Resmi Evrak İşlemleri

Bu odada dört adet ranza, banyo ve tuvalet mevcuttur. Bir-iki gün bu oda sizin yeni mekânınız olacaktır. Getirilmiş olduğunuz F tipi cezaevinde tanıdığınız mahpuslar varsa; yanlarında da boş yer varsa ve hafta sonu, resmi tatil vb.’ne denk gelmedi iseniz müşahede odasında bir gün bile beklemeden odaya alınırsınız. Ancak geneldeki uygulama bekletilmeniz yönündedir. Müşahede odasına götürmeniz için yanınıza hiçbir şey vermemek için direteceklerdir. Saatinizi, fazla kıyafetinizi varsa yanınızdaki herhangi bir gıdayı genelde vermezler. Buradan mesai saatleri içinde resmi birtakım evrakın doldurulması için ara-ara alınırsınız. Mahkûm kabuldeki idare odalarında (kapı altı) tüm kimlik bilgileriniz yeniden teyid edilir. Fotoğrafınız çekilir; detaylı parmak izleriniz – aya dâhil alınır, ailenizle ilgili bilgiler, iletişim bilgileriniz not edilir. Evraklardaki boşluklar yavaş yavaş dolarken aslında kendinizle ilgili detaylı bir bilgilendirme yapmış olursunuz. Vücudunuzda bulunan ve farklı durumlarda tanınmanızı sağlayacak ameliyat ve yaralanma izlerinden-geçirmiş olduğunuz tıbbi operasyonlara kadar; boyunuz, kilonuz, göz renginiz, kan grubunuz, sizinle ilgili alabilecekleri tüm fiziki bilgiyi kayıt altına alırlar.

Bütün bu işlemler bittiğinde yanınızda var olan ufak-tefek eşyalarınız kameraların göreceği bir alanda yere dökülür, iki jandarma ve iki gardiyan tarafından tek tek aranır.

Unutmadan söylemek gerekir; F tipi cezaevine tutuklandıktan hemen sonra getirilmeyip de 1-2 aylığına E ya da H tipi cezaevine götürüldü iseniz F tipine gideceğinizi zaten kısa zamanda öğrenirsiniz. Bu durumda E/H tipinin kantinlerinde bulunan, F tipinde genelde satılmayan demirbaş malzemelerden satın almanız gerekir. Örneğin semaver. Ailenizden temin edebiliyorsanız sivil nevresim takımı ve sivil battaniye – banyo havlu takımı vb. bir cezaevinden F tipine gelirken bunları yanınızda getirebilirsiniz ve içeriye girer. Ama dışarıdan aileni F tipine getirse ya da postayla gönderse havlu dışında diğerleri içeri alınmaz.

Yeşil-mavi-lacivert renkli kıyafetler asker ve personel kıyafeti çağrışımız yapacağı için olsa gerek ya da başka amaçlar için kullanma olasılığına binaen size verilmeyecektir. Tabanında demir olan ayakkabı – tokası büyük olursa kemer de verilmez. Başka renk yasakları ile görece olarak ileride karşılaşabilirsiniz. (Kuru boya – sulu boya – kırmızı tükenmez, yağlı boya yasakları gibi yönetimden yönetime yasakları genişleyebilir – ortadan kalkabilir de). Bu arama da bittikten sonra tekrar müşahede odasına götürülüyorsunuz. Bu işlemler esnasında namaz vakti çakışırsa problem çıkarmazlar genelde. Müşahede odasında kıbleyi gösteren bir işaret olmadığı için sorup öğrenmeniz gerekir. Kıble işaretini kalıcı bir şekilde siz bırakabilir misiniz?

Müşahede odaları genelde pek temiz sayılmaz, elbette evinizin temizliğini kıstas alarak çevrenize bakmayacaksınız. Hem mahpuslar bu alanı temiz tutmaz; hem de yönetimler buralarla gereğince ilgilenmez. Bazı yerlerde müşahede odaları tiksindirici boyutlardadır.

Müşahedeye girerken yanınıza havlunuzu, diş fırçanızı, sabununuzu, terliğinizi, varsa Kur’an-ı Keriminizi mutlaka alın; almakta ısrarcı olun. Korkmayın, sizi hapse atmazlar. Unuttum; cebinizdeki paraya el konacaktır. Dışarı çıkıncaya kadar nakit parayı son görüşünüzdür. Paranız sizin adınıza emanet hesaba yatacaktır. Size verilen makbuzu muhafaza etmelisiniz. Yanınızda bulunan tüm yazılı evraklar, fotoğraflar, telefon rehberleri, kitap-dergi tümüne el konacaktır. İncelendikten sonra bir-iki hafta içinde size geri verilecektir. Onun için girişten itibaren hangi malzemenize hangi gerekçe ile el konduğunu belleğinize kaydedin. Bazı işgüzarlar bazı malzemelerinizi çöpe atmaya kalkabilir. İçeri giremeyecek tüm malzemenizin emanete alınmasını ve ailenize teslimini isteyebilirsiniz.

Müşahedede bulunduğunuz zaman size uzun gelebilir. Hayatın koşturmacasından birdenbire yalıtılmış bir ortama düşmek sizi tedirgin edebilir. Ezberlerinizi çoğaltın ki size hücrede arkadaşlık etsinler. Yemekleriniz tabldot usulü size getirilir; metal kaşık-çatal verilmez. İlk yemeğinizle gelecek muhtemel plastik kaşık ve çatalınıza iyi bakın. Oradan çıkıncaya kadar onları kullanacaksınız. Size gıda için verilen sonrada kullanılabilir olabilecek hiçbir şeyi orada çıkıncaya kadar atmayın; çünkü müşahedede iken ihtiyacınız olabilir.

Müşahede odasında sıcak bir şey içemezsiniz (çay, kahve gibi). Sigara içmenize müsaade edebilirler ama sigara öldürür. Sigaranın bırakılacağı en güzel mekân –size şaşırtıcı gelebilir- cezaevidir. Onun için kendinize bir iyilik yapın, sigarayı üç talakta boşayın.

İdare size bu arada hasımlarınız olup olmadığını – yanına gitmek istediğiniz birilerinin var olup-olmadığını sorar. Beraber kalmanızın sorun olacağın kişi ya da grupları beyan etmeniz gerekir. Bu işlemin ardından idarece gideceğiniz yer tespit edilmiştir. Sizi müşahede odasından alırlar. Dışarıda kalmış olan eşyalarınızı memur refakatinde X-Ray cihazının olduğu yere taşırsınız. Cezaevine girdiğiniz andan itibaren sürekli gözlem altında olacaksınız. Sizin tavır ve davranışlarınız nisbeten muhataplarınızın da davranışlarını etkileyecektir. Ürkek, çekinden, hafif davranışlardan uzak durmak gerekir, agresif davranışlardan – kontrolsüz davranışlardan uzak durmak gerekir. Kararlı – ağır başlı – sakin olmak gerekir. Bütün mahpusluk hayatınızı boyunca personel ile laubali ilişkiden kaçınmalısınız. Kırmızıçizgilerinizi bağırıp-çağırmadan da ortaya koyabilirsiniz. Personel ile yaşayabileceğiniz muhtemel gerginlikleri fazlaca uzatmadan bitirip amirlerine intikal ettirin. Sorun olarak algıladığınız tutum ve davranışları yetkilileri ile konuşun. Psikolojik bir savaş vereceksiniz, sinir harbine hoş geldiniz. Çoğu zaman aklın ve mantığın izinde olduğunu göreceksiniz.

X-Ray cihazına geldiğinizde tüm eşyaları yürüyen bandın üzerine korsunuz. Tekrar aramadan geçer. Ayakkabılarınızı, mont – ceket – saat – kemer vb. çıkarıp yürüyen banda korsunuz. Yeniden kontrolden geçer. Siz de detektör kapıdan geçersiniz. Siz kapıdan geçerken cihazın sinyal vermemesi gerekir. Sinyal sebebine neden olan her ne ise o bulununcaya kadar – siz ibraz edinceye kadar soyunmanız gerekebilir. Şayet vücudunuzda platin vb. metal bulunuyorsa bunu beyan etmelisiniz.

Revir

Artık cezaevine girişiniz gerçekleşti. İlk durağınız revir olacaktır. Sürekli kullandığınız ilaçlar, kronik rahatsızlıklarınız varsa görüştüğünüz doktor (aile hekimi)’a ve sağlık memurlarına bildirmelisiniz. Özel tıbbi cihazlar kullanıyorsanız ve bu cihazların yanınızda bulunması gerekiyorsa belirtmeli ve doktor raporlarını ibraz etmelisiniz. Ancak dışarıdan getirdiğiniz raporlar itibar görmeyecektir. Vazgeçilmez durumdaki cihazlarınız için acil olarak hastaneye sevk talep etmeli ve hastaneden durumunuzu ve cihazların zaruretini raporlandırmalısınız. Bu işlemler uzun sürebilir ve ciddi sağlık sorunları yaşama durumunuz varsa ailenizin üst resmi makamlarla diyaloga geçmesi gerekir. Cezaevinde işler çoğu zaman yavaş yürür. Konu sağlık da olsa bu değişmez. Ülkenin ayrıcalıklı sınıfından değilseniz kolay-kolay değiştiğine şahit olamazsınız.

Bu durumlarda uğraşmanız ve hukuki yardıma ihtiyacını olabilir. Diyet yemek almak zorunda iseniz bunu da hastane raporları ile belgelemek durumundasınız. Örneğin ileri derecede şeker hastalığınız varsa dışarıdan bir baskı kurulması gerekir. Örneğin STK ve basın kullanılabilir ve çok hızlı efor sarf etmesi gerekir.

Cezaevine gelen doktorlar aile hekimidirler. Genelde haftada iki gün gelirler. Rahatsızlandığınızda dilekçe ile doktorla görüşmeyi talep edersiniz. Doktorun gerekli görmesi halinde hastaneye sevkiniz yapılır. 10-15 günlük bir aralıkta hastaneye gidersiniz. Bu aralık 3 gün ile 3 ay arasında da salınabilir. Olağanüstü acil durumlarda ambulans çağırılır ve ambulansla transferiniz yapılır. Doktorlar tarafından yazılan ilaçların ücretini Adalet Bakanlığı karşılar. Özel cihazlar – birtakım hijyen malzemeleri – bazı yerlerde gözlük ise karşılanmamaktadır. Pansuman ve iğne yapılması gerekiyorsa kurumda bulunan sağlık memurları bu işlemleri yapacaklardır.

Dişle ilgili probleminizi genelde haftada iki gün kurumda bulunan diş hekimine iletirsiniz. Diş çekimi, dolgu, diş taşı temizliği işlerinizi kurumda yapar. Daha kapsamlı tedaviler için ilgili hastanelere sevkiniz yapılır.

Revirle ilgili bu bilgilendirmeleri yaptıktan sonra yürüyüşümüze devam edelim. Uygun koridorlar yürüyerek, meraklı gözlerle etrafı temaşa ederken bir hücre kapısının önüne getirilirsiniz. Burada tekrar (bu sefer blokta görevli olan başka gardiyanlar tarafından) üst araması ve eşya araması yapılır; elle arama kâfi gelmediği için detektör de kullanılır. Arama yapılırken ayakkabınızı çıkarmanız istenir. İradenizle çıkarmaz iseniz kendileri çıkarır. Akabinde yaşayacağınız gerginlikler problem olmayacak ise ve taşıyabileceğiniz bir yük ise tercih sizindir. Ayakkabı kontrolü yapıldıktan sonra kapı açılır ve hücreye girersiniz. Genelde siz hücrenize ulaşmadan (hava şartlarına göre 1 ya da 2) battaniye, yastık, nevresim takımı bir yerlerde sizi bekliyor olacaktır. Hücrenize girdiğiniz halde verilmemişse talep etmeniz gerekir.

Hücre (Oda)

Bundan böyle “oda” olarak anacağım yaşam alanınızda bulunan demirbaşlardan bahsetmek istiyorum. Önce buton. Kapının kenarında bulunan butona idareye göre sadece acil ihtiyaçlar için basılabilir. Kişilere göre acilin tanımı farklılaşabileceğinden dolayı odada yaşanan hususen sağlık sorunları başta olmak üzere yetkililerle yapılması gereken görüşmeler için kullanmanız gereken cihazdır. Butona bastığınızda ana koridorda bulunan elektronik gösterge hangi odanın bastığını görsel ve işitsel olarak ilgili personeli uyarır.

Koridora memurun tek başına girmesi yasaktır. Koridora iki memur beraber girer, biri diğerini kontrol eder. Kapınıza gelen iki memur kapıdaki mazgalı açar, sizi dinler. Mazgalda konuşurken siz yüz-yüze konuşabileceğiniz pozisyonda durmayı tercih etmelisiniz. Kendilerinin çözeceği bir konu ise (örneğin sigorta atmıştır, kaldırın dersiniz kaldırırlar) yaparlar, değilse amirlerine iletirler. Talebinizin takipçisi olmanız gerekir. Yapamayacakları konular için personelle çekişmeye gerek yoktur –onlara dert anlatmaya da gerek yoktur. Nöbetçi başgardiyanla, kurum başgardiyanıyla, müdürle vb. görüşme konusunda ısrarcı olmak gerekebilir. Butonun çalıştığından emin olmalısınız; çalışmıyorsa tamir edilmesini isteyiniz. Odanız toplam kullanım alanı brüt olarak yaklaşık 55 m2 olan dubleks bir mekândır. Alt katta 3 adet sandalye, bir adet masa (plastiktir) – mutfak evyesi, mutfak dolabı (metaldir ve sabitlenmişlerdir) – üç adet paslanmaz tencere mevcuttur. Duvarda örgütsel amaçlı olarak kullanılmamak kaydıyla (!) bir adet mantar pano mevcuttur. Böylelikle kafanıza göre duvarlara bir şeyler asmamanız söylenmiş olur. Ayrıca idarenin belirlediği TV kanallarını merkezi sistemden alabilmeniz için uygun anten girişi mevcuttur. TV’yi ise kendini kantinden satın alacaksınız. İdarenin anonslarını size duyurabilmesi için merkezi anons sistemini bağlı bir hoparlör de mevcuttur. Aynı hoparlör merkezi sistemden yayın yapmakta olan bir-iki radyo kanalının da sesini size ulaştırır. Kişisel radyonuzu ise kantinden alacaksınız. Alt katta ayrıca tuvalet ve banyonun bulunduğu kapı ile ayrılmış bir bölüm daha vardır. Banyoda duş altlığı, lavabo-ayna, alaturka WC taşı mevcuttur. Banyo için verilen sıcak su saatleri-günleri yönetimlerin tutumuna göre değişkendik arz etmektedir. Haftada 3 gün ikişer saat sıcak su verilen yerler olduğu gibi haftada 3 gün birer saatlik sıcak su veren yerler de mevcuttur. Kişi başına düşen 20 dakikada hem çamaşırlarınızı yıkayacak, hem kişisel temizliğinizi yapacak hem de banyo yapacaksınız. Bazen bu saatlere uyulmadığı da olmaktadır. Mazeret beyan etmek gereği yoktur idareler için ama yine de en azından kazan dairesi arızası deyip sıcak su gün ve saatinizi boşa düşürebilirler. Gerçekten bir arıza olup-olmadığını bilemezsiniz. Muhatabınıza güveneceksiniz-çaresiz!

Yine alt katta havalandırma (bahçe olarak anacağım bundan böyle)’ya açılan bir kapı mevcuttur. Odanın aydınlatılması için ücret ödemezsiniz ancak prizlerde kullandığınız elektriğin ücretini ödersiniz. Elektrik kesintisi olduğundan bir-kaç saniyede jeneratör devreye girer ancak odalarda elektrik olmaz. Aydınlatma olmaz. Prizlerde elektrik olmaz. Kapının dışındaki koridorda elektrik vardır. Jeneratörü içeriyi de besleyecek şekilde konumlandırmayı en iyi tahminle unutmuşlardır.

Bu iyi niyetli bir okuma oldu, hatta biraz safça. Siz daha güzel okumalar yapabilirsiniz. Isınma, sıcak su temini merkezi sistem kalorifer tesisatı ile sağlanır. Siz yine de cezaevi duvarlarının hiçbir zaman ısınmadığını belleğinize kaydedin. Üst kata ise içeriden bir merdivenle çıkılır. Burada yere sabitlenmiş metal ranza ve metal dolaplar mevcuttur. Üç ranza, üç dolap. Üst katın bahçeye bakan tarafında 4 m2 civarında bir pencere vardır. Pencerenin büyük olması güzeldir ama gökyüzünü, kıskanılmış ve paramparça olarak görürsünüz.

Bahçe

55 m2’lik düz beton zemin. Bahçenin ortasında bir rögar kapağı bulunur. Bahçenize bakan koridor pencereleri vardır. En azı dört tane olan bu pencerelerden size hissettirmeden bahçeniz temaşa edilir. Ayrıca yeni bir düzenleme ile bahçelere personelin odanın içine girmeden – girip çıkabileceği kapılar açılmıştır. Yine yeni bir düzenleme ile bahçeleri gören – bahçelerdeki her hareketi kaydeden, harekete duyarlı kameralar yerleştirilmiştir. Kamera açılarının odanın içinin yüzde kaçını görebildiği konusu muammasını korumaktadır. Yönetimlere göre ise odaların içini göstermemektedir. Şu an kamera olmayan yerler mevcut olabilir. Lakin Adalet Bakanlığı’nın bu tip uygulamaları değişkenlik arz etmediğinden oralar da modern kameralar tarafından izlenecektir. Mahpus için ev içi kabul edilen mahrem yerler artık kayıt altındadır. Tecessüs, konu güvenlik olduğunda ihmal edilebilir bir kavramdır.!? Burası ölümcül bir olay olduğunda “5 insan öldü” demek yerine “5 mahkûm öldü” demenin normal karşılandığı farklı bir tür algısının yerleştirildiği bir coğrafyadır.

Bahçeye çıkış saatleriniz yaz-kış uygulamasına göre farklılık arz eder. Yazın kapınız 08-08.30 arası açılmış olur. Akşam 20.00’da kapanmaya başlar. Günler kısalmaya başladığında akşam namaz saatinden yarım saat öncesinden kapılarınız kapanır. Sabah açılma saati ise değişmez. Kışın böylelikle 16-17 saat odanın içinde kalırsınız. Ağırlaştırılmış müebbet ceza alıp cezası onaylanmış kişiler için ise güneş ışığından 3 ya da 4 saat faydalanırlar. Yaz-kış fark etmez!

Tecrit

Şeyleştirme, nesneleştirme aracı. İnsanı, mücadeleyi çözme, hücrelere bölerek yutma aracı. Biliyor olmalısınız, F Tipi Cezaevleri tecrit esası üzerine yapılandırıldı; fiziki yapısı ve işletme esasları yönünden tecrit insanın insandan yalıtılmasıdır. Normal olandan, insani olandan sanala doğru yönlendirmek, sanalda olanın gerçeklik olduğunu kabullendirmek ve üretilmiş, kurgulanmış gerçekliğe göre zihinsel alt yapı oluşturulması, bu altyapı ile otoriteye itaatin içselleştirilmesinin sağlanmasıdır.

Sistem ne kadarını yaptığında kendini başarılı görür bilemiyorum ama insanın mekanikleşmesi göründüğü kadar da kolay değildir. Yine de insan su misali içine konduğu kabın şeklini almaya meyillidir. Nesneleşme operasyonuna maruz kalanlar kendi kritiklerini kendileri yapmalılar.

Pirenin sıçrama limitine nasıl da riayet eriğini anlatan bir deney vardır. Operasyona maruz kalanlar açısından limit konusunun olduğu gibi orta yerde durduğunu itiraf etmek gerekir.

Tecrit size “müsaade edildiği kadarıyla yaşamaya hakkınız olduğunu” söyleyen uygulamalar bütünüdür. Aslında bu dahi fazlaca verilmiş olan bir lütuftur. Rahat durmanız(!) gerekir ki hak ettiğinizden daha az acı çekesiniz.

İnsanların düşünce yapısı; zindan algıları, tecrübe ve birikimleri; yaşadıkları olaylara karşı gösterecekleri refleksleri etkilemekte ve birçok etkene bağlı olarak tavırlar değişiklik arz edebilmektedir. Birisi için ciddi problem olan bir durum bir başkası için farkına varılamayacak kadar önemsiz görülebilmekte ya da hiç farkına varılamamaktadır. Burada zindanın yükü farklılaşmaktadır. Birisi için gündelik yaşam meşguliyetler içinde akıp gitmekte, diğeri ise zindanın yükünü her an hissetmektedir. Tecrit başlı başına reddedilmesi gereken bir durum iken fıtrat ile çatışma halini ve ona üstün gelme iddiasını taşırken paradoksal bir biçimde F Tipi Cezaevleri tercih sebebi olabilmekte ve “Tecrit” tamamen göz ardı edilebilmektedir. Durum bu hale evrilince tecridin işkence olması ya da endoktrinasyon uygulamaları, tredmanlar kendi çalar-kendi oynar kabilinden değerlendirmelere konu olmakta ve uygulayıcıların kendilerini küçük düşürdükleri varsayılmaktadır.

Öte yandan tecride maruz kalan insanların daha ağır yüklerin altına girmelerine engel olan dışsal faktörler de gözden kaçmamalıdır. Yola çok kardeşle çıkanlar gün gelip kardeşsiz olduklarını fark etmişlerdir/fark edeceklerdir (Umarım sizler istisna olursunuz). Zindan ise çok kardeşle taşınabilecek yüktür. Var olduğunu düşündüğünüz STK’lar Kaf Dağı kadar sizden uzakta olacaklardır. Sizin Kaf Dağına ulaşma çabanız yaşadığınız tecridi büyütecektir.

Siz sürekli inişi olan, indikçe bir üstteki basamağın ortadan kaybolduğu bir kuyuda olacaksınız. Işığın aşağıya doğru her adımda ferinin kaybolduğu bir iniş.

İç dünyanızı inşa etmeden bu tusunamiye tutunmanız yıkıcı sonuçlar doğurabilir. İmanınızı küfre inkılâb ettirirsiniz.

İç Yaşam ve Ortak Tüketim

Hatırlarsanız yukarıda sizi bir odanın içine sokmuştum. O odada eskilerden, yani yaşanan ortamı bilen birileri varsa biraz daha rahat edersiniz. Aslında siz rahat edersiniz, onlar ise size nasıl yaşanması gerektiğini anlatana kadar soğuk-soğuk terlerler. Siz dün gelmiş olmanıza rağmen zindan yaşamıyla ilgili neredeyse profesör görürsünüz kendinizi!! Dışarıdaki alışkanlıklarınızı içeride de devam ettirebileceğinizi düşünürsünüz. Oysa hakikat öyle değildir. Ya söz dinlemeli ya da uzunca bir gözlem yaptıktan sonra söz dinlemeyi öğrenmelisiniz. Bilmelisiniz ki sizi zindan hayatınızda yıpratacak en önemli unsur tel örgüler, parmaklıklar-duvarlar değildir. Koğuş arkadaşlarınızdır ve bizatihi kendinizdir. Bu öğüdümü durdurmak ise sizin elinizdedir. Huzur zindanın kaşıkçı elmasıdır. Bulmak ise kaşıkçı elmasının bulunmasından daha zordur. F tipinde odaların üç kişi olarak yapılandırılması; sürekli bir gerginliğin oluşmasına, kısa sürede anlaşmazlığa düşülmesini ve kopuşlara zemin hazırlamaya matuf olarak organize edilmiştir. (Kısa süreli [3-5 yıl] cezası olanlar burada sözü edilenleri genellikle yaşayarak ama anlamadan çekip görecekler ama yıkımları hücrelerinde hep taşıyacaklardır. Daha uzun soluklular için ise her şey tecrübe edilerek kıvamına gelecektir. Tecrübe ederek öğrenmenin ise maliyeti ağırdır). Bir araya gelen insanların birikimleri, kültürleri, alışkanlıkları farklılık arz edeceğinden birçok konuda orta yolu bulmak zorlaşacaktır. Kısa sürede koğuş arkadaşınızın yatakta uzanması; horlaması – yemesi – içmesi – elini yıkaması – tuvalette uzun kalması – sık çıkması – TV seyretmesi – gazeteyi öyle değil de şöyle okuması – bahçede yürümesi – spor yapması – ders çalışması – okuması – yazması – konuşması – gülmesi – personelle ilişkisi – dilekçeyi yazma şekli – üslubu… vb. aklınıza gelen – gelmeyen her konu sizi meşgul etmeye başlayacak ve sonunda bir arada kalamayacağınıza karar verip ayrılacaksınız! Karşılıklı olarak böyle devam edecek. Konuşamıyorsanız, muhatabınız konuşmuyorsa, dinlemiyorsanız, muhatabınız dinlemiyorsa – vazgeçmiyorsanız – muhatabınız vazgeçmiyorsa, sabretmiyorsanız, ortak aklı üretmiyorsanız – sorun odaklı değil de çözüm odaklı davranamıyorsanız; yük almayı değil de yük olmayı terci ediyorsanız ZİNDANA HOŞGELDİNİZ!!!

Uzun süreli birliktelik yaşamak için her şeyi ortak alıp – ortak tüketmek, ya da çok istisnalar dışında her şeyi ortak alıp ortak tüketmek makul bir çözüm gibi görünse de ya da arzulansa da, uygun olanın böyle davranmak olduğu söylense de pratikte birçok sorunla karşılaşacaksınız. Ekonomik güçlerin farklılığı, zevklerin – arzuların farklılığı ve dolayısıyla temel ihtiyaç görünen şeylerin farklılığı birinin hep tüketmek isteyeceğini diğerinin hiç tüketmek istememesi; birinin sürekli baskılandığını düşünmesi; yüzlerin asılmasına, pirenin deve yapılmasına; yorganın yakılmasına evrilecektir.

Bu gibi sorunları aşmanın basit ama ilk bakışta garip gelecek çözümü prensip olarak gıda tüketiminin bireysel olarak yapılmasını sağlamak ve ikram sistemine işlevsellik kazandırmaktır. Ortak tüketilecek şeylerin sayısını azalttıkça yukarıda zikredilen konuların ağırlığı hafifleyecektir. Ancak bu durumda ikram edebilmek, ikram ederken nezaket sınırlarını ima ile dahi zorlamamak gerekir. Bilin ki mahpuslukta kişinin hassasiyetleri had safhada olacaktır. Gücü olanın tek tüketimden uzak durması; ortalamanın çok üzerine çıkmamak için kendini frenlemesi, kendisi için ayrıcalıklar talep etmeye kalkmaması önemlidir. Gücü olan kişinin istismarı yoluna da gidilmemelidir. Mahpuslukta basit konu yoktur; basit addedilen konular huzursuzluklara sebep olmaktadır.

Gürültü sizi zorlayacak konuların başında gelecektir. TV-Radyo dinleme konusunda kulaklık kullanmak iyi bir çözüm olacaktır. Ancak obsesif rahatsızlıklar kısa zamanda oluşabileceğinden ya da böylesi rahatsızlığı olan insanlarla karşılaşacağınız için / merdiven inip çıkarken çıkaracağınız gürültü – masa-sandalyenin yerlerde sürüklenmesi ya da yere sert şekilde konması, sifon sesi – hatta musluktan akan su sesi (az açılması istenebilir) – bulaşık yıkarken metal tabakların birbirine çarpması – buzdolabının kapısının sert bir şekilde açılması, koğuşun su ile yıkanması, pencerelerin mandallarının sesli bir şekilde kullanılıyor olması – kapıların çarpılması, kuş sesi (kanarya – saka – muhabbet kuşu – SERÇE), mutfak evyesinde ya da demlikteki kireç lekesi… vb. tüm bunlar bir ya da bir kaçı ciddi krizler oluşturabilir.

Sizden talebi olan insanları dinlemelisiniz. Obsesif bir durumu sorgulayamazsınız. Yani sorgulasanız da sonuç değişmeyecektir. Muhatabınızı anlamaya dönük davranışlar geliştirmek durumundasınız. Uzun süreli birliktelik için bu şarttır, ya da bulunduğunuz ortamı değiştirmelisiniz. Obsesif durumda olan kişiye en iyi ihtimalle tedavi olması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Şunu da bilmelisiniz ki obsesif duruma göstereceğiniz hassasiyeti artırdıkça muhatabınız daha fazlasını sizden talep edecektir. İşte o zaman muhatabınıza iyilik etmiyor olacaksınız. Obsesif durumda iseniz bunu kabullenmeli ve tedavi için uğraşmalısınız. Obsesif kişi tepkilerini üst perdeden pervasızca verebilir; bu haklılık göstergesi ya da meşru bir davranış şekli olarak okunamaz. Obsesif kişi terbiye sınırlarını aşacak davranışlardan, kabalıktan, bedevilikten kendisi ile yüzleşerek uzak durmalıdır. Konuşma zemininin sabote edilmesinden uzak durmak gerekir. Konuşmadan hiçbir sorun çözülemez.

Hususen obsesif durumlarda ya da karakter çatışmasında odadan ayrılmak gerektiğinde birbirinizin yüzüne bakamayacak davranışlardan uzak durun çünkü hareket alanınız dar ve tekrar bir araya gelme olasılığınız oldukça yüksektir.

(Bazen bir araya gelmeler cebren de olabilir. İdare iki kişi kalmakta olan odaya üçüncü kişiyi sizinle konuşmadan cebren vermeye kalkabilir). Odadan ayrılma durumunda yaşadığınız sorunu idareye yansıtmadan kendi aranızda çözebilmeniz önemlidir. Kriz durumlarını idareye yansıtmadan çözebilmek için istişari bir çevrenizin olması çok önemlidir. Bütün cezaevi hayatınız boyunca /HAYAT BOYUNCA/ eminlik vasfınızı korumalısınız. Oda değişikliği sorunlarını idareyle çözmeye kalkmanız aile içinin ifşası anlamına gelir. Siz yönetimle konuşmalarınızda arkadaşlarınızın aleyhine olabilecek, onların onurlarını zedeleyecek, haklarına tecavüz edecek tavırlardan ısrarla kaçınmalısınız. Bunun için de sorunlarınızı içeride çözebilecek mekanizmalar üretmelisiniz. En büyük kaynağınız ise sabırdır. Prensip olarak sizden yardım isteyen Müslümanlar için her zaman konforunuzu bozmaya hazır olun! Tekrar koğuşa geri dönersek, yatakhanenin ışıklarının kaçta söndürülüp – sabah en erken kaçta yakılabileceğine karar verin. Vermiş olduğunuz kararlara riayet edin. Ucu açık konu bırakmayın. Ortak alınan kararlara herkes gönülden riayet ederse biri – diğer için dedektiflik yapmak durumunda kalmaz. Kusurları örtün. Kusurları örtülen de istismar etmesin. Söylenecek söz lisan-ı münasib ile söylensin. Emir kipi ile konuşmaktan, üst perdeden konuşmaktan – kabadayı – külhanbeyi konuşmalarından, belden aşağı konuşmaktan her zaman uzak durun. Muhatabınızın “kardeş”iniz olduğunu unutmayın.

Yaşam alanının genel temizliği nasıl yapılacak – kaç gün arayla yapılacak karar verin. Bulaşık nasıl yıkanacak, nöbetçilik nasıl yapılacak, nöbetçinin görevleri neler olacak, mutlaka karara bağlayın. Esnerken, aksırırken, yemek yerken, tırnak keserken, sakız çiğnerken nasıl davranılacağı; ellerin hangi durumda yıkanması gerektiğine kadar; yataktan kalkanın mutfak ve gıda malzemelerine dokunup – dokunmayacağına kadar nasıl davranılacağı; adab-ı muaşeret kuralları nasıl yaşamsallaştırılacak, tüm bunları konuşun ve karara bağlayın. Zindanda size garip gelen birçok davranışın muhatabınız açısından problem olmadığını hayretle temaşa edeceksiniz/tabi tersi de.

Hasta olan arkadaşlarınızın kronik hastalıkları sebebi ile var olabilecek talepleri takdir edilmelidir ki tartışma – müzakere konusu değildir. Onların taleplerine riayet etmek gerekir. Bulaşıcı hastalığı olanlar durumlarını beyan etmeli ve rahatsızlıklarının arkadaşlarına bulaşmasını engelleyecek tedbirleri almalıdır.

Sigaraya, kokuya (tüm suni kokulara), toza karşı ciddi alerjiler gelişebilir. Bu durumda olanların taleplerine riayet edilmelidir. Bu da konuşulur mu diyerek utanıp içinize atacağınız konu/konular size daha büyük sorunlar olarak geri dönecektir. Bıktırıcı tekrarlar sözlü bir şiddet algısına dönüşebilir. Bu duruma düşmekten – düşürmekten de meşru taleplere riayet ederek kurtulursunuz. Yazabildiklerimden yazamadıklarımı hayal gücünüze havale ediyorum. Oldukça kısıtlı – sınırlanmış bir yaşamı kendi huzurunuz için kabullenmek durumundasınız. Burada ifade edilmesi gereken bir diğer husus kurulu bir düzenle karşılaşmış iseniz oraya ayak uydurmanızdır.

Komşuluk İlişkileri

Sizinle insani ilişki kuran komşularınıza siz de elbet ilişki kuracak, hatta siz insani ilişkileri kurup-derinleştireceksiniz. Bahçede bulunan rögar aynı zamanda zindan diliyle telefon hizmeti görmektedir. Rögar komşularınıza seslendiğinizde rögarın sesinizi ilettiğini fark edeceksiniz. Belki yüzlerini hiçbir zaman göremeyeceğiniz komşularınız olacak ve frekanslar uyum sağlarsa rögardan konuşmadan odanıza gitmeyeceksiniz. Rögar kanalıyla birkaç odayla konuşabilirsiniz. Tanıştığınız bu insanlarla hava yolunu kullanarak ikramlarda bulunabilir, günlük gazete takası yapabilir; dergilerinizi gönderebilirsiniz.

Kaldıramayacağınız konularla karşılaşmak istemiyorsanız adli mahkûmlarla ilişkilerinizi belli mesafede tutmanız gerekir, buna özen göstermelisiniz. Bazıları merhametinizi sömürmeye kalkabilir. Çevrenizde farklı siyasiler varsa bazıları ideolojik düşmanlıkları sebebi ile ilişki kurmak istemeyebilir. Bazıları ise insanî ilişkileri iyi tutarlar. Ayrıca bağımsız iç posta servisi ile de (B.İ.P.) çevrenizle ilişki kurabilir, tanıdıklarınıza böylece ulaşabilirsiniz. Bu servisin işletişine tüm mahpuslar destek verir. Küçük pet şişe kesilerek içi gazete vb. ile doldurularak (ıslatılır) 200-250 gr.’lık bir ağırlık elde edilir. Yapma topunuza mesajı ve gideceği yeri yazarsınız, gideceği istikamete haber verip çatı-duvar aşırarak atarsınız. Posta hizmeti başlar. Bazen fireler olur – çatıya – tel örgülere takılır – takılan topunuz idarenin eline geçer çünkü rutin şekilde çatılarda takılan malzemeler toplanır ve incelenir. Komşularınıza; kendi mutfağınızda hayal gücünüzle ürettiğiniz değişik tatları aynı yolu kullanarak ikramlarda bulunabilirsiniz. Karşılık beklemeden ikram alışkanlığınız olsun ancak çete mensuplarıyla alışverişten, hususen onlardan hediye almaktan, ekonomik üstünlüklerini silah olarak kullanma eğilimi olabilecek – kişi ve yapılardan uzak ya da mesafeli olmak gerekir. Buna dikkat etmediğiniz takdirde sizi sıkıntıya sokacak hallerle karşılaşabilirsiniz.

Etkinlikler

Cezaevi yönetimleri değişik faaliyetler düzenlemektedir. Buralara devam ederseniz değişik insanlarla tanışma – karşılaşma imkânı bulabilir, aynı zamanda farklı uğraşlar da edinmiş olursunuz. (Yönetimler kimi yerlerde tutuklular ile hükümlüleri aynı ortamlara getirmediği gibi – kimi yerlerde adli mahpuslarla – siyasileri aynı yerlere getirmemektedir). Faaliyetlere katılıp-katılmama konusu ortak kararlar almayı gerektirebileceği gibi siyasi duruşunuzla da ilgilidir. Devletin-siyasetin cezaevlerinden beklentileri elbette hep menfaatleri çerçevesinde olacaktır. Siz siyasî – insani – hukuki açıdan meşru gördüğünüz ortamlarda bulunabilirsiniz. Doğru tercih yapmak sizin elinizdedir. Ya da her şart altında poliannacılık oynayabilir; her durumu lehinize izah edecek argümanlar geliştirebilirsiniz.

Ortam gereği olup biten tüm olumsuzluklar art niyetli okumalara meydan vermektedir. Siz adalet terazinizin doğru tarttığından emin olursanız olayları-tavırları tefrik eder, şartlar gereğince uygun davranış modları geliştirmeye gayret edersiniz. Genelde F tipi cezaevlerinde resim kursu, çini kursu, seramik kursu, bakır işleme kursu, halı dokuma kursu, saz-gitar kursu, bilgisayar kursu (Windows uygulamaları), ebru kursu, ahşap boyama, hobi kursları (sim pano yapımı – boncuk işleme) vb. kurslar düzenlenir. Kurslara bağlı olarak atölye çalışmaları da yapılabilmektedir. Bunların birçoğu bir cezaevinde faal olsa da kişi bir-iki tanesinden fazlasına çıkamaz. Kurs süreleri ortalama altı aydır, sonunda sertifika verilmektedir. Bazı kurların sonunda yönetim açısından uygun kişilerden bir grup oluşabilirse atölye çalışmaları olabilmekte; atölye faaliyete hafta içinde her gün yarım gün olarak devam edebilmektedir. Farklılıklar yöneticilerin uygulamalara bakışları ve uygun grupların oluşmasına – devamlılığa göre değişkenlik arz edebilmektedir. Türkiye cezaevleri tarihinde gerek yönetimlerin, gerek mahpus yelpazesinin iş yurtları ve atölyeler hakkındaki bakışları – amaçlar ve de yaşanan gerginlikleri siz kendi pozisyonunuzdan yeniden gözden geçirmeli – değerlendirmelisiniz.

Sohbet ve Spor

Yukarıdaki etkinliklerden bağımsız olarak açık ziyaret haftaları dışında (açık ziyaret haftalarında tüm faaliyetler atölyeler-kurslar iptal edilir. Odanızdan ziyaretçiniz geldi ise ziyaret için, hastane-mahkeme sevki için ya da haftalık yapılan 10 dakikalık telefon görüşmesi için çıkabilirsiniz. Aksi takdirde odanızdan çıkamazsınız) On kişiden fazla olmayan ekipler ile ayda 3 defa sohbete çıkarsınız. Ortalama sohbet süresini 2,5 saat tutarlar. Ayda bir defa kapalı spor salonuna, baharla birlikte ayda bir defa açık sahaya çıkarsınız. Saat uygulamaları farklılık arz edebilir. Bazı yerlerde açık sahaya ayda iki defa çıkılabilmektedir. Yönetmeliğe göre haftada 10 saati geçmeyecek şekilde spor ve sohbete çıkabilirsiniz. Ancak haftalık 10 saatlik uygulamaya yanaşabilen bir cezaevi yönetimi henüz yoktur. Mevzuatın hazırlanışında kullanılan dil muğlak olduğundan yönetimler geniş bir skalada davranabilmektedir. Odanızdan ne kadar az çıkarsanız iş yükü(!) o kadar azalır. Her zaman için daha azını yapmak/yaptırabilmek için yönetimlerin geçerli(!) mazeretleri olacaktır. Hal böyle iken bazı yerlerde yönetimler grupların oluşturulmasında zorluklar çıkarmaktadır. Aynı odada kalan üç kişiyi aynı gruba yazmak gibi – farklı bloklarda kalanları birbirleri ile görüştürmemek gibi.

Telefon

Her hafta 10 dakikalık telefon görüşmesini /men edici bir disiplin cezanız yoksa/ yapabilirsiniz. Elbet istediğiniz her numarayı arayamazsınız. İlgili mevzuatta arayabileceğiniz yakınlar tespit edilmiştir. Telefon etmek istediğiniz numaraların evraklarını idareye teslim ettiğinizde görüşme hakkınız başlar. Numarayı çevirip alo dediğinizde tekmil vermeniz istenir; yani adınızı-soyadınızı konuşmaya başlamadan önce söyleyip görüşmeye o şekilde devam edebilirsiniz. Birkaç sene önce bazı yerlerde ailenizin de tekmil vermesini istiyorlardı! 10 dakikalık telefon görüşmesi için dahi olsa – her hareketini kameraların açısındadır – odaya her girişte – odadan her çıkışta arama işlemine yine maruz kalırsınız.

Cezaevine ilk girdiğinizde, sevk olarak bir yere gittiğinizde, cenaze dolayısıyla evrak aranmaksınız aileyle görüş yapma hakkınız vardır.

Dilekçe

Tüm taleplerinizi dilekçeyle gündeme getirmek durumundasınız. Dilekçe yazmadığınızda muhatap bulmanız neredeyse imkânsızlaşır. Dilekçeler kurum dışındaki resmi yerlere A4 beyaz kâğıda – kurum içinde ise teksir kâğıdına da yazılabilir. Bazı yerlerde teksir kâğıdı da kabul görmez. Bazı yerlerde A5 ebadındaki kâğıt da kabul görür. Bazı yerlerde dilekçe yazarken kullanılacak kalemin rengi bile problem olabilir (Mavi kalemi kabul etmeyen yerler olmuştur). Dilekçeler bireyseldir. Toplu imzalı dilekçe verilemez. Dilekçelerinizin muhatapları, sizin üst amirleriniz değildir. Dilekçeleriniz hakaret içerikli metinler olmamalıdır. İnfaz hakimliğine, Adalet Bakanlığı’na, TBMM İnsan Hakları Komisyon Başkanlığı’na, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na, Cumhurbaşkanlığı Makamı’

Yorum Yaz

Yorumlar

Haberi Sosyal Medyada Paylaş !

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09