Veli Kurt’un Kaleminden Fatiha Suresi Tefsiri

İslamî Analiz köşe yazarı Veli Kurt, Fatiha Suresi’ni İslamî Analiz okurları için tefsir etti.

İslamî Analiz/Köşe Yazıları

İslamî Analiz köşe yazarı Veli Kurt, Fatiha Suresi’ni İslamî Analiz okurları için tefsir etti.

İşte o yazıdan bir kesit:

Hamd, âlemlerin Rabbinedir.’ Fatiha, duaydı Rabbin kelamı kadim ile kullarının gönlüne ve diline indirdiği. Kendi lisanı ile tanıtıyordu zatını ve kendine ulaşan yolu. O Âlemlerin Rabbiydi. Kâinatı yoktan var eden, onu sevk ve idare eden ve bunun yasalarını koyan iradeydi. ‘Onun bilgisi olmadan hiç bir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiç bir yaş ve hiç bir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.’(6: 59) Bu yasalar, günü birlik yasalar değildi ve hiçbir şeyi eksik yaratmamıştı: "Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın (111: 23), Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin halde sana dönecektir, her şey onun iradesindedir: (77:4)  Kulun hizmetine sunulan bu muhteşem kainat için yapılacak hamd ise, oradaki muhteşem ahengi bozmadan, onu bir emanet olarak görüp, koymuş olduğu yasalara göre hayatını sürdürmesiyle olacaktı. Bu, kişinin kendisiyle, insanlarla, kâinatla ve Rabbiyle olan ilişkisinde Allah’ın koyduğu yasalara tabi olmasıyla mümkündü. Dolayısıyla hamdı sadece bir tesbihat değil, fiili bir duruş olarak anlamalıydı insan. Yaratanın kâinat ile ilgili tasarruflarını, muradı ilahisini bilip, ona uygun yaşaması, varlık sebebini unutmaması yapacağı en büyük hamd’dı.

Hamd, Allah’ın değerini değil, kendi inceliğini, değer bilirliliğini gösterecek ve kendi şahsiyetini yüceltecekti insanın. Müşahede âlemindeki varlıklar içinde, kendi iradesiyle karar verebilen yegâne varlıktı insan. Bu yönüyle insan dışındaki tüm mahlûkat, O’nun koyduğu yasalara icbari boyun eğerek, varlık diliyle Allah’ı tesbih ederken insan, kendine verilen irade ile ihtiyari olarak boyun eğen ya da isyan edebilen varlık olarak yaratılmıştı. Bilgi edinebilen ve bilgiyi nesillere aktararak tekâmül edebilen özellikleriyle ayrıcalıklı olarak yaratılışı, onu yeryüzünün halifesi yapmıştı. Yeryüzündeki yaratıcı iradenin halifesi olması, onun adına tasarrufta bulunabilmesi, hükmedebilme yetkisiyle donatılması, vekâletini unutmadığı sürece her davranışını, fiili bir hamda dönüştürecekti.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09