KÜLTÜR SANAT

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 31.8.2016 20:31:45

Stanley Ka Dabba(Film Kritiği)

Saniye Yaşar Batı İslami analiz okuyucuları için kritik etti. Stanley Ka Dabba(Film Kritiği)

İslami Analiz/Film Kritiği

Alternatif olarak izlenebilecek Hint filmlerinden biri de ‘Stanley Ka Dabba’, Türkçesi ile ifade edecek olursak ‘Stanley’in Beslenme Çantası’. 2011 yapımlı ve çok az bir bütçeyle çekilen film bir sadelik timsali olarak az bir bütçe ile de iyi işlerin çıkabileceğini ve filmde asıl önemli olan şeyin mesaj olduğunu göstermeye çalışıyor. Filmi izlerken ara ara dejavu yaşamanıza neden olan şey ise; ‘TaareZameen Par’ yani ‘Her Çocuk Özeldir/Yerdeki Yıldızlar’ adlı filmin senaristliğini üstlenen AmoleGupte’nin Stanley Ka Dabba’nın hem yönetmenliğini, hem senaristliğini hem de yapımcılığını üstlenmiş olması. Konularının okul ve öğrenciler olması filmlerin ortak noktasını oluştururken, seyirciyi izlerken zaman zaman bir nostalji yaşamaya da sevk ediyor.

İsminden de anlaşılacağı üzere hikâyesi okulda geçen ve kahramanlarının öğrenciler olduğu bir dayanışma hikâyesi. Filmin başkahramanı Stanley adlı küçük ve şirin mi şirin bir çocuk. Öğrenciler arasında dayanışmanın artması için öğretmenlerin teşvikiyle evlerinden beslenme getiren öğrencilerin arasındaki müthiş yardımlaşma ve buna gölge düşüren bir öğretmenin arsız tutumlarının ekrana yansıması filmin kısaca konusunu oluşturuyor.

Kültür ve gelenek bağlamında düşünüldüğünde sahip olduğu çeşitlilikle ilk sıralarda yer alan Hindistan sahip olduğu bu karma yapı sayesindebirbirinden farklı inanç, dil ve etnik grubun bir arada yaşayabildiği ender ülkelerdendir. Sanat anlamında da oldukça zengin bir kültüre sahip olan ülkede özellikle Hindular kendilerini dans, müzik ve tiyatro alanlarında oldukça geliştirmişler, inanç sistemlerindeki çeşitlilikte dans ve müziğin oluşumuna inanılmaz bir katkı sağlamıştır. Kültürel olarak bu denli büyük bir öneme sahip olan dans ve müziğin yer almadığı tek bir filme rastlamak olanaksız. Geleneksel giyimleri, dansları ve müzikleri ‘Bollywood’ filmlerinin olmazsa olmazları arasında.

Dayanışma ve yardımlaşma konusunda içerdiği güçlü mesajların yanı sıra filmde insanı derinden etkileyen bir diğer husus da Hint kültürünü asıl şekillendiren ve etkileyen Hıristiyan kültürünün etkilerini filmin her detayında yakından görmek.Oldukça gelişmiş bir film endüstrisine sahip olan Hint filmleri, içerik olarak kendi kültürünü tüm dünyaya tanıtma gibi bir amaç taşısa da filmler izlendiğinde ilk göze çarpan unsur, zengin Hint medeniyetinin ne derece dejenere olduğu ve kimlik kaybına uğradığı. Sadece dans, müzik, giysiler ve alınlarındaki bindiler (Hintli kadınların alınlarında yer alan bu noktaların aynı zamanda negatif düşüncelerden koruma özelliği olduğuna inanılıyor) sayesinde öne çıkan özellikleri olmasa asla ayırt edilemeyecek yaşantıları, asimilasyon konusunda hangi boyutlara ulaşıldığının acı bir göstergesi. Uzun yıllar İngiliz sömürgesi altında kalmalarının da bu durumda büyük bir etkisinin olduğu muhakkak.

Filmin güçlü mesajlarından biri olan ve özellikle filmin sonunda dikkat çekilen çocuk işçilerin durumu, sadece ülke olarak değil nerdeyse tüm dünyada önemli olan ve bir türlü önlenemeyen sosyal bir gerçekliğe işaret ediyor. Tüm dünyada yaşanan bir sorun olsa da sayıca en fazla Hindistan’da olduğu iddia edilen çocuk işçilerin sayısı hükümet verilerine göre 13-14 milyonu bulmakta. Ayrıca çocukların yasal olarak hangi yaşta çalışacağı konusunda da yönetmelikte belirsizlikler bulunuyor. Bu konu ile ilgili olarak çaresizliğini itiraf eden Çocuk Haklarını Koruma Komisyonu başkanı Kuşal Singh, yasada yenilenmeye gidilmesini öngören düzenlemenin uzun süredir parlamentoda beklemede olduğunu ifade ediyor.

Sadece Hint eğitim sisteminde değil, dünyanın pek çok ülkesinde ve özellikle bizim ülkemizde de görülen eğitim sistemindeki geleneksel anlayış, öğretmenlik mesleğinin memurluk olarak görülmesi, öğretmenlerin katı, disiplinli ve otoriter tutumları,  çocuğun zihni gelişimini yakından takip edebilecek pedagojik formasyon bilgisinden mahrum olmaları, öğrencilere rehber olmak yerine zihni gelişimlerine ket vuran ve aynılaştıran, farklılıkları törpüleyen yaklaşımları vs.bizde de gözlemlenen ortak sorunlardan bazıları. Bunların aşılması için de eğitim sisteminde hızlı bir yenilenme ve yapılanmaya gidilmesi şart. İyi bir neslin yetişmesini kolaylaştıracak temellerden biri olan eğitim konusunda ithal eğitim sistemleri değil, toplumun kendi değer yargılarından, tarihsel geçmişinden ve tecrübelerinden zuhur edecek, sahip olduğu değerleri yok etmek yerine onların filizlenmesini ve gelişmesini sağlayabilecek ilkelerden hareket edilmeli. Aksi olmadıkça prodüksiyonu ve senaryosu ne kadar iyi olursa olsun her izlediğimizde bize ne kadar yabancılaştığımızı ve özümüzden uzaklaşmış olduğumuzu belgeleyen filmler izlemeye devam etmek zorundayız. 

Son olarak; yer yer güldüren, yer yer hüzünlendiren bir film olan Stanley Ka Dabba’dan zihne kazınan en güzel şeylerden biri, yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen umudunu ve neşesini asla kaybetmeyen, mücadeleye devam eden Stanley’in masumiyeti, arkadaşları ile arasındaki çıkarsız dostluğu. Çocukların saflığı, masumluğu yetişkinler için her zaman bir umut kaynağı. Nazım Hikmet’in de dediği gibi;“Dünyayı çocuklara verelim. Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı. Çocuklar dünyayı alacak elimizden. Ölümsüz ağaçlar dikecekler.”

-Saniye Yaşar Batı-

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09