EKONOMİ

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 13.9.2018 12:35:04

Son üç yılda makam araçları için yapılan harcama 7 milyarı bulmuş

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında ‘israf ekonomisinin son bulması’ gerektiğini yineleyerek, Türkiye’nin makam araçlarına harcadığı paranın vahametine vurgu yaptı. Karamollaoğlu, Türkiye’nin Çin’den aldığı kredi miktarıyla makam araçlarına harcanan parayı karşılaştırarak israfın boyutlarına dikkat çekti. Son üç yılda makam araçları için yapılan harcama 7 milyarı bulmuş

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat’taki genel merkezinde konuşan Karamollaoğlu, İslam âleminin Hicri yılbaşını kutladı. İkiz Kuleler’e 11 Eylül’de saldırı yapıldığını hatırlatan Karamollaoğlu, bu saldırıyı bahane ABD’nin İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının akmasına neden olan politikalar izlediğine dikkat çekti. 12 Eylül antidemokratik darbenin 38’inci yıldönümü olduğunu da ifade eden Karamollaoğlu, “Cenab-ı Allah bir daha bu millete 27 Mayıs’lar, 12 Eylül’ler, 28 Şubat’lar, 15 Temmuz’lar yaşatmasın” temennisinde bulundu. Darbelerle Türkiye’nin önünün kesildiğine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Çalışanın emeği, fakir fukaranın ekmeği çalınmıştır. Bir milletin umudu, geleceğe ilişkin hayalleri yok edilmiştir” dedi.
 
Karamollaoğlu, “Makam aracı konusunda gerçekten korkunç bir israf söz konusu; 2015-2016-2017, yani son 3 yılda kamuya araç satın alımına harcanan para tam 4,9 milyar lira. Aynı dönemde araç kiralamaya harcanan miktar ise 1,5 milyar liradan fazla.  Toplamda 6,5 milyar lirayı buluyor. Buna 2018 yılının ilk yarısını da kattığımızda bu rakam 7 milyar liraya ulaşıyor. İki ay önce Çin’den bin bir zorlukla alınan 3,6 milyar dolar krediye dikkat çeken Karamollaoğlu, “Durumun vahametini siz düşünün” dedi.
 
DARBELERDEN DERS ÇIKARMALIYIZ
 
Darbeleri önleminin yolunun darbelerden ders çıkarmaktan geçtiğini belirten Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Yapılan hatalara tekrar düşmemektir. Maalesef 12 Eylül’den sonra yapılan yanlışlar, Türkiye’yi 28 Şubat’a, 28 Şubat’ta yapılan yanlışlar da 15 Temmuz’a götürdü. Tıpkı 12 Eylül’deki gibi 28 Şubat’ta da on binlerce insan irtica bahanesiyle fişlendi. Binlercesi işten atıldı, ihraç edildi. Gece yarıları evleri basıldı.  Hukuk, adalet, insan hakları rafa kaldırıldı. Biz istiyoruz ki; 15 Temmuz’dan sonraki süreçte de aynı yanlışa düşülmesin. Elbette her türlü terör örgütünün üzerine gidilsin.  Elbette devlete sızmış her türlü illegal yapı dağıtılsın. Ama masumlar cezalandırılmasın. Onların masumiyeti üzerinden yürümesin. Keyfiyet değil, adalet esas alınsın.”
 

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09