KÜLTÜR SANAT

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 4.3.2017 17:50:31

Selahaddin Eyyubi (Eyyamullah)

Yahya Selçuk, İslami Analiz için Selahaddin Eyyubi'nin hayatını kaleme aldı. Selahaddin Eyyubi (Eyyamullah)

Yahya Selçuk-İslami Analiz/Eyyamullah

"Sen ki, son ehli salibin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultanı Salâhaddîn'i"1

Mehmet Akif Ersoy bu dizelerle betimlemişti Salahaddin'i; şüphesiz "Şarkın en sevgili sultanı" diye nitelendirmesinin sebebiSalahaddin'in işgal altındaki Kudüs'ü özgürlüğüne kavuşturmasıydı.

Avrupalı devletler XI. yy'da kendi aralarında dini-askeri bir birlik kurup, Müslümanların elinde olan Kudüs'ü ve Doğu'nun zenginliklerini ele geçirmek için yolaldılar. Bu birlik kendi aralarında Haçlılar; İslam dünyasında ise Frenkler veya Ehl-i Salib diye adlandırılmıştır.  O dönemde İslam dünyası gerçekten paramparçaolmuş, irili ufaklı birçok küçük devlete bölünmüşti. Farklı farklı yönetimler ortaya çıkmıştı. Durum bu iken Haçlıların ilerlemesi çok zor olmayacak önlerine çıkan her yeri işgal edip halkı kılıçtan geçirip esir alacaklardı. Maalesef 15Temmuz 1099'da Kudüs'ü ele geçirip, Mescid-i Aksa'yı yakıp,orada bulunan Müslümanları kılıçtan geçirdiler.Kendi aralarında iç çekişmeler yaşayan İslam dünyası hiçbir zaman Haçlılara karşı bizzat harekete geçmedi.2 Hatta birbirlerine üstün gelebilmek için Haçlılarla ittifak kurmaya başladılar. Bu buhranın, kargaşanın ortasında tekrardan Kudüs'ün önemini hatırlatacak bir komutan dünyaya geldi; Selahaddin.

Selahaddin'in ailesi Azerbaycan'ın Duvin kasabasında yaşayan Hezbani Kürtlerinden olup sonradan Irak'a göç eden Revadiye Kürt aşiretindendir. Daha sonra Irak'ın Tekrit kasabasına yerleşirler. Miladi 12.yy’ın başlarında Selahaddin’nin dedesi Şazi başkanlığında Irak’ta Selçuklu Emirlerinden Behruz'un hizmetine girerler.Selahaddin, babası Eyyub ibn Şazi ibn Mervan el Kürdi'nin Tikrit valiliği sırasında;Miladi (1137-1138) yılında dünyaya gelmiştir.3

Babası Baalbek'i ele geçirince buraya vali olarak tayin edilir.Salâhaddîn, çocukluğunu burada geçirir. Baalbek'deki medreselerde; İslami, askeri ve siyasi eğitimini alır. Özellikle İslam hukuku ve tarihe özel bir ilgisi vardı.

Selahaddin’in devlet kademelerindeki ilk hizmeti de Dımaşk(Şam) Şurta emirliği görevi idi.Mısır Fâtımî veziri Şaver rakibi olan diğer vezir Dırgam ibn Âmir ile aralarındaki anlaşmazlıktan ötürü Selçuklu emiri Nureddin Zengi'den yardım talebinde bulunur. Bunun üzerine Nurettin Zengi, Şirkuh'u komutan, Selahaddin'i de amcası Şirkuh'a yardımcı olarak kendisini temsilen Mısır'a gönderir.Mısır veziri Şaver'e destek olup rakibi Dırgam'ı mağlup etmesine yardımcı olurlar.

Bu olaydan sonra Mısır veziri Şaver, Şirkuh ve Selahaddin'in Mısır'a hâkim olmasından endişelenerek Kudüs Kralı Amaury'dan yardım ister. Gerek Haçlılar, gerekse Nureddin Zengi için Mısır'ı ele geçirmek en büyük hedefti.Selahaddin ve askerleri kahramanca savaştılar ve Haçlıları püskürtüp geri çekilmelerini sağladılar. Fatımi halifesi; vezir Şaver'in bu olaydan ve evvel de yapmış olduğu birçok hatalardan dolayı ölüm emrini verir.Şirkuh'u onun yerine vezir tayin eder. Vezirlik görevinde iki ay gibi kısa bir süre bulunan Şirkuh vefat eder.Halife Şirkuh'un vefat etmesiyle Selahaddin'i vezirlik görevine getirir. Selahaddin 32 yaşındayken bu göreve atanır.

Selahaddin’in Mısır'ı Haçlılara karşı büyük bir inançla savunması Fatımilere bağlı ve Şia mezhebine mensup olan halkın Şii-Sünni ayırımını asgari düzeye indirmiş. İki Müslüman kitle arasında düşmanlığın ve dargınlığın yavaş yavaş silinmesine temel oldu. Her iki tarafDimyat ve Gazze savaşında Haçlılara karşı beraberce omuz omuza aynı safta savaştı.

Fatımi Halifesi el-Adıd vefat edince Selahaddin Fatımi Devlet'inin başına geçerek Fatımi hâkimiyetine son verdi.Selahaddin,Abbasi Halifesi adına hutbe okuttu. Bundan sonra Selahaddin Eyyubi'ninmücadelesiİslam dünyasında siyasi birliği tesis etmek ve Haçlıların elindeki İslam topraklarını kurtarmak olacaktır.

O günkü İslam Dünyası paramparça olmuş ve Haçlılar İslam dünyasının kalbine bir kama gibi saplanmıştı. Selahaddin-i Eyyubi ise Müslümanların birlik olmadığı sürece Haçlıları yenebileceğini düşünmüyordu. Bu bilinçleİslam birliği için elinden geleni yapıyordu. Mısır, Kuzey Afrika, Yemen ve El-Cezire bölgelerini İslam sancağı altında topladı.Selahaddin, Allah yolunda cihaddan aldığı zevk kadar hiçbir şeyden zevk almazdı. Son derece gayretli ve yorulmak bilmez bir çalışma azmine sahipti. Onu görenler sanki çocuğunu kaybetmiş bir ana gibi hep kederli, mahzun ve son derece düşünceli görürlerdi. Yemeği gayet az yer ve çok az gülerdi. Ona bu halinin sebebini soran birisine şöyle demişti:

''Kudüs ve Beytül Makdis,Mescid-i Aksa haçlıların işgali altında olduğu müddetçe ben nasıl olurda gülebilirim, nasıl olurda sevinebilirim ve istediğim gibi nasıl olurda yemek yiyebilirim? Hele hele gözüme uyku nasıl girebilir? ''4

Selahaddin-i Eyyubi Kudüs'ü Haçlıların elinden kurtarmak için İslam birliğinde yer alan ülkelerle beraber büyük bir ordu ile Haçlılarla amansız bir mücadeleye girişir. Selahaddin-i Eyyubi Haçlıları mağlup eder ve sonunda Kudüs,2 Ekim 1187 deözgürlüğüne kavuşur.Haçlılar Kudüs'ü işgal ettiklerinde elli bine yakın Müslüman'ı katletmişlerdi. Buna rağmen Selahaddin Kudüs'ü geri aldığında kimsenin canına ve malına dokunmadı. Selahaddin,dostu ve düşmanı tarafından çok sevilen, cömert, adil ve cesurdu. Verdiği söze sadık, sözün gücüne iman etmiş, söz verdiğinde mutlaka tutacağına dostun da düşmanın da emin olduğu bir liderdi. Başkasının emeğine ve inancına gerçek bir içtenlikle saygı gösteriyordu. Hıristiyan halk, kendi dindaşlarından ve kendi liderlerinden daha fazla onun adaletine güveniyordu.

Yenilgiyi bir türlü kabul edemeyenHaçlılar Kudüs'e saldırı hazırlığına giriştiler. Avrupa'nın en büyük devletleri olan İngiltere, Almanya ve Fransa kralı bu sefere katılmış ve büyük ordular hazırladılar. İslam diyarını yeniden işgal etmek, Kudüs'ü yeniden Müslümanların elinden almak için adeta Avrupa'yı ayağa kaldırmışlardı. Tarihte bu ittifak ve hareket III. Haçlı seferi olarak tanımlanır.

Kudüs'ün fethinin meyvesiyle sonuçlanan İslam Birliği ise Haçlıların karşısında, büyük bir direniş göstererek işgal hareketini geri püskürttüler. Sonuç alamayacaklarını anlayan Haçlılar, barış anlaşması imzalayıp geri döndüler.

Selahaddin, 57 yaşında 4 Mart 1193'te yakalandığı hastalık nedeniyle vefatetti. Selahaddin,İslam tarihinde ''sarayı olmayan tek sultan'' olarak anılır. O vefat ederken arkasında mal, mülk, saray, köşk ve arazibırakmadı. Özel sandığında elbiselerinin yanında bir tek dinar ve 47 dirhem bulunmuştu. Onun bıraktığı miras mal ve mülk değil, Kudüs'ün fethi ve Mescidi-i Aksa idi.

Bizlere de Selahaddin 'in bıraktığı mirasa/emanete sahip çıkmak düşer.Vesselam

1 Mehmet Akif Ersoy, Safahat, Akvaryum Yay, İstanbul 2006, syf.406

2 Ramazan Şeşen, Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi, Yeditepe Yay, İstanbul 2016,syf.17

3 Prof. Dr. Ahmet Ağırakça,Selahaddin Eyyubi ve Kudüs'ün Yeniden Fethi, Akdem yayınları,İstanbul 2014,syf.17

4 Prof. Dr. Ahmet Ağırakça,Selahaddin Eyyubi ve Kudüs'ün Yeniden Fethi,Akdem yayınları,İstanbul 2014,syf.70

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09