TÜRKİYE

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 8.2.2017 09:06:20

Selahaddin Eş: İran'ı İsrail'den bile daha beter görmeye vardırdılar düşmanlığı...

Yazar Selahattin Eş, 4 Şubat'ta Star Gazetesi'ndeki köşesinde kaleme aldığı "Amerika, İran'a saldırırsa 'Ohh olsun mu!' diyeceğiz?" başlıklı yazısında, Trump'ın İran'a savurduğu tehditleri değerlendirdi.  Selahaddin Eş: İran

İslami Analiz/Haber Merkezi

Yazar Selahattin Eş, 4 Şubat'ta Star Gazetesi'ndeki köşesinde kaleme aldığı "Amerika, İran'a saldırırsa 'Ohh olsun mu!' diyeceğiz?" başlıklı yazısında, Trump'ın İran'a savurduğu tehditleri değerlendirdi.

İran'ın bölgesel politikasının doğru olmadığını savunan Eş, "İran rejiminin, birçok siyasetlerine karşı çıkabiliriz. Ama İran müslümanlarını İslam Ümmeti’nin en tabiî bir parçası saymaktan nasıl gaflet edebiliriz? Unutmamalıyız ki, müslümanlar bir beden gibidir. Ayağına diken batan bir kimsenin beyni bu acıyı duymuyorsa ya ayakta bir lokal ölüm veya kangren meydana gelmiştir, acısını başka yere yansıtmıyordur ya da beyinde bir uyuşma vardır. Her iki durum da tehlikelidir. Emperyalist-şeytanî güçlerin önüne atılacak hiç bir müslüman halk yoktur, olamaz." dedi.

Yazının tamamı şöyle:

Amerikan başkanı Donald Trump’ın, ilk planda dayatma ve tehditlerle netice almaya çalışacağı öteden beri tahmin ediliyordu.

Önce Çin’e karşı sert bakışlar gönderdi.. Bunu karşılıklı askerî tehditler takip etti. Arkasından, Kuzey Kore rejimine sert mesajlar veren Trump, oradan da aynı sertlikte tepkiler aldı. Hattâ, bu ülkenin, Trump’dan daha az uçuk olmayan lideri, nükleer füzelere varıncaya kadar bütün imkanları devreye sokacağı tehditlerinden söz ediyor.

***

Bunu, halkı müslüman olan ülkelerden 7’sinin vatandaşlarının B. Amerika’ya girmelerine yasak getiren Trump uygulaması takip edince.. Bu ülkelerden İran ve Irak da misille tedbirlerinden söz ettiler.

Nitekim 2003’te, Amerikan işgaline uğradığından beri Irak Hükûmeti, Amerikan izni olmaksızın hareket edemezken; o bile, Amerikan vatandaşlarına misilleme yapacağını açıkladı.

Bu karar, ilk planda tebessüm ettirdiyse de, halk tabanında bir direniş havası oluşturması yüzünden, Amerikan emperyalizminin canını yine de sıkmış bulunuyor.. Irak’ın ardından, İran da Amerikan vatandaşlarının İran’a girmelerine yasak getirdi.

***

Derken.. Trump’ın İran’la ilgili niyetlerini daha net olarak hissettiren muhtemel askerî müdahale tehditleri gündeme geldi.. Hele de geçen hafta, İran’ın desteklediği Yemenli Husî savaşçılarının, Yemen açıklarındaki bir Suûdî savaş gemisini hava uçuran eylemi gerçekleşince Amerika, İran’ı suçladı.

İran’ın cevabı ise binlerce km. menzilli bir balistik füze denemesi yaptığına dair açıklama oldu.. Halbuki Obama’nın özellikle de son döneminde İran’la Amerika münasebetleri o kadar gelişmişti ki; İran, Suriye’de, kanlı Esed rejimini ayakta tutmak için sadece Rusya’yla değil, B. Amerika’yla da dirsek temasında olduğunu gizlemiyordu. Hattâ o kadar ki, bu yakınlaşma, Suudî rejimini, ‘Eyvah, Amerika, Ortadoğu’da, İran’ı bize tercih ediyor..’ diye tedirgin etmeye başlamıştı.

Ama son gelişmeler gösteriyor ki, Trump, belki de tehdit ettiği her bir ülkeden daha çok, İran’la askerî bir sürtüşmeyi de önceleyen bir noktada bugün.. Bir müdahale olursa, sonucunun çok viran edici olacağı açıktır.

***

Ve üzüntü verici durum şu ki, İran, 39 yıl öncelerde dünyayı sarsan büyük inkılap hareketiyle hemen bütün dünya müslümanları arasında derin bir ilgi ve muhabbet odağı haline gelmişken, o değerini koruyamadı ve güç zehirlenmesine uğrayıp, dünyaya o eski mesajından hemen hiçbir şey veremez oldu..

Dahası, bugün USA emperyalizmi İran’a saldırırsa, sadece müslüman halkların başındaki bazı rejimler değil, bazı arap halkları bile, neredeyse ‘Kendi etti-kendi buldu..’ havasına girip, İran’ı, ‘İsrail’den bile daha beter!.’ görmeye ve bir ‘gulyabanî’ halinde göstermek noktasına vardırdılar düşmanlığı..

***

Asıl tehlike de burada..

İran rejiminin, birçok siyasetlerine karşı çıkabiliriz. Ama İran müslümanlarını İslam Ümmeti’nin en tabiî bir parçası saymaktan nasıl gaflet edebiliriz?

Halbuki, içimizdeki bir kısım müslümanların velev ki büyük yanlışları olsa bile, o iç ihtilafları kendi iç tedbir ve tedavi yöntemlerimizle halletmek ve kendi bütünlüğümüzden hiçbir fedakârlıkta bulunmamak dikkatinde olmak zorundayız.

***

İranlı müslümanlar, '20 yıl öncelere kadar İran deyince bize muhabbetle bakanlar şimdi suratlarını ekşitiyorlar..’ diye rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Bu acı tablodan, bugünkü İran rejimi öğünebilir! Umarız ki, bu tepki, geçici ve de İran rejiminin başındakiler için de öğretici olur.

***

Unutmamalıyız ki, müslümanlar bir beden gibidir. Ayağına diken batan bir kimsenin beyni bu acıyı duymuyorsa ya ayakta bir lokal ölüm veya kangren meydana gelmiştir, acısını başka yere yansıtmıyordur ya da beyinde bir uyuşma vardır. Her iki durum da tehlikelidir.

Bugünkü durumumuzda bir takım rahatsızlıklar olduğu belli ama bir rejimin hatasından dolayı, bütün bir müslüman halk yok sayılamaz. Emperyalist-şeytanî güçlerin önüne atılacak hiç bir müslüman halk yoktur, olamaz..

Yorum Yaz

Yorumlar

  • Yazdıklarınıza katılıyorum. Her şeye rağmen, İran' a yönelik olası bir ABD saldırısına karşı çıkmak, bütün müslümanların görevidir. Kim olursa olsun, müslümanlara yönelik dış müdahaleye karşı çıkmak gerekir. Çünkü batılılar, müslümanların iyilği için değil, daima kendi çıkarları ve islamın zararı için hareket ederler. İşte bunun açık bir örneğini, Irak'ın işgalinde de gördük. Sözde Saddam'ı devirmek için yapılan işgalin, bu ülkeyi ne hale getirdiği ortada. İran'a yönelik bir saldırı da aynı amaca yönelik olacaktır mutlaka. Her ne kadar şiiler bizleri, müslüman görmese de, Yezid'in bilmem neleri diye ansalar da, bizim de onlara öyle bakmamız doğru olmaz. Bu böyleyken benim merak ettiğim, sonuçta yaptıkları aynı olmasına rağmen, ABD'nin İran'a yönelik olası bir saldırısına karşı bu duruşu geliştirirken, yanı ABD'nin öyle ya da böyle müslüman olan İŞİD'e yönelik aylardır devam eden fiili saldırısına karşı nasıl bir duruş içinde olmamız gerekir kanaatinizce? Eğer "canım onlar kafa kesiyor, müslüman öldürüyor" diyeceksek, İran'ın Haşdişabilerinin yaptıklarını görmezden mi geleceğiz? onlar da aynını yapmıyorlar mı? Hizbullah aynını yapmıyor mu? İran'ın yanında savaştığı Esed rejiminin yaptıkları yanında İŞİD'in yaptıkları devede kulak değil mi? Tüm bunlar karşısında, ABD ve tüm batının saldırıları karşısında, İŞİD konusunda nerede duracağız? Durmalıyız? Selahaddin hocam, bu konudaki düşüncelerinizi gerçekten çok merak ediyorum.

    21.2.2017 13:25:34 0 Yanıtla RIDVAN ÇAĞRICI
  • Rabbim ALLAH deyip istikamet üzere olanlara selam olsun.Selahaddin Hoca tüm olumsuzlukları,bilgi hikmet ve vahdaniyet süzgecinden geçirerek doğru yerde durabiliyor.Her iki taraftan bu islami duruşu koruyan,taassuba teslim olmayan kaç kişi var.

    8.2.2017 19:52:21 0 Yanıtla ali ergin
  • İsrail dostları ve ABD uşakları İran'ı sevmiyorsa, İran doğru yoldadır.

    8.2.2017 10:42:11 0 Yanıtla veysi
ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09