TÜRKİYE

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 8.10.2018 11:40:47

Salih Turhan: Ekranlar eğitim, kültür, aile ve gençlik politikalarının aynasıdır

AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, günümüz Müslümanlarının duyarsızlıkları ve ekranlardan evimize giren ahlak ifsadına ilişkin konuştu. Salih Turhan: Ekranlar eğitim,  kültür, aile ve gençlik politikalarının aynasıdır

İslami Analiz/Haber Merkezi

Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkezi’nde yapılan toplantıda açılış konuşmasını yapan AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, 'Ekranlar yeni yayın döneminde de ifsadın merkez üssü gibi yayın yapacaklarının sinyalini verdiler. Çok izlenen diziler, sezonu küfür ve şiddetle açtılar.

RTÜK, yayın döneminin başında 8 televizyon kanalına para cezası kesmiş. Ancak yapımcıların ülkemiz insanının üzerine ifsat boca etmekten geri durmaya niyetleri yok. Biz dizilerdeki bütün bu çirkinliklerin sadece reyting için yapıldığını düşünmüyoruz.  Adeta görünmeyen bir el senaristleri de yapımcıları da ifsat seferberliğine zorluyor.' ifadelerinde bulundu.

Turhan'ın açıklamaları şu şekilde:

“Geçtiğimiz Çarşamba günü üzülerek okuduğumuz bir haber.

Başlık şu:

“Evinde öldü, 5 ay sonra fark edildi”

Beykoz’da 75 yaşında bir amcamız beş ay önce evinde ölmüş. Komşular uzun süredir haber alamayınca merak edip kapıyı çalmışlar. Kapı açılmayınca da polis çağırmışlar. İçeri girilince de çürümüş bir cesetle karşılaşmışlar. 

Beş ay komşularını arayıp sormayan, merak etmeyen Müslümanlar.

Değerlerimizi yitiriyoruz.

Birbirimize yabancılaşıyoruz.

İnsanımıza nasıl bir eğitim veriliyor ki namaz kılıyor ama komşusunun hatırını sormuyor.

İnsanımıza nasıl bir eğitim veriliyor ki oruç tutuyor ama Suriyelilerden nefret ediyor.

İnsanımıza nasıl bir eğitim veriliyor ki domuz eti yemiyor ama kiradan aldığı parayı bankaya yatırıp bir de faiziyle beslenmeyi tercih ediyor” dedi. 

“Ekranlar eğitim,  kültür, aile ve gençlik politikalarının aynasıdır”

Ekranlarda yeni ifsat döneminin başladığının altını çizen Turhan, “Ekranlar yeni yayın döneminde de ifsadın merkez üssü gibi yayın yapacaklarının sinyalini verdiler.

Çok izlenen diziler, sezonu küfür ve şiddetle açtılar.

RTÜK, yayın döneminin başında 8 televizyon kanalına para cezası kesmiş. Ancak yapımcıların ülkemiz insanının üzerine ifsat boca etmekten geri durmaya niyetleri yok.

Biz dizilerdeki bütün bu çirkinliklerin sadece reyting için yapıldığını düşünmüyoruz. 

Adeta görünmeyen bir el senaristleri de yapımcıları da ifsat seferberliğine zorluyor. 

Ancak sadece dizilerde değil reklamlardan ana haber bültenlerine neredeyse ekranların her saniyesinde ifsat var.

Kimse kusur bakmasın, ekranlar eğitim, kültür, aile ve gençlik politikalarının aynasıdır” ifadelerinde bulundu.

Ana Haber bültenlerinde artık neredeyse periyodik olarak gördüğümüz bir haber var diyen Turhan, “ Maalesef toplum olarak alıştığımız, alıştırıldığımız, tepkisizleştirildiğimiz bir haber.

Spot cümleyi biliyorsunuz:

“İsrail, Gazze’yi vurdu.”

İsrail, Gazze’yi vurdu, 3 Filistinli öldü.

İsrail, Gazze’yi vurdu, 5 Filistinli öldü.

İsrail, Gazze’yi vurdu, 2 Filistinli öldü.

İsrail, Gazze’yi vurdu,  yaralılar var..

İsrail’in Gazze’yi vurması rutine bağlamış. Yaşamını yitiren Filistinli kardeşlerimizin sayısı iki elin parmaklarını geçmiyorsa Dış İşlerimiz de olayı tepkiyle tepkisizlik arasında bir beyanatla geçiştiriyor.

Kayıplar çok sayıdaysa ya da bombardıman uzun süreliyse ve insanlarımız bir şekilde İsrail’e karşı tepki göstermeye hazırlanıyorsa bu sefer icra makamı da hummalı bir çalışmanın içine giriyor.

Doğal olarak sivil toplum kuruluşları ya da muhalefet partileri basın açıklaması yaparlar, miting düzenlerler.

Bakıyoruz iktidar da basın açıklaması yapıyor, miting düzenliyor.

Dış İşleri Bakanlığımız “şiddetle ve kuvvetli bir şekilde” kınıyor.

İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkelerinin temsilcileri, en azından bir kısmı, uçağa biniyor, İstanbul’a geliyor, ortak kınama metni hazırlanıyor, metin okunuyor, temsilciler yine uçağa binip ülkelerine geri dönüyor.

Şiddetli ve kuvvetli bir şekilde kınadığında İsrail ne hissediyor, ölçemiyoruz.

Ama Filistin’de kolu bacağı kopan çocukların, çocuklarını ve eşlerini yitiren kadınların acısını tahmin edebiliyoruz.

Tüm bu basın açıklamalarının, mitinglerin, kınamaların, şiddetle kınamaların ardından ne oluyor?

İsrail, yine Gazze’yi vuruyor.

İsrail’i durdurmanın yolu basın açıklamaları, mitingler ya da kınamalar değil, güçlü iktidar, güçlü ekonomi, ileri teknoloji ve inanmış kadrolardır” dedi. 

“Bütün renkler ve diller Allah’ın ayetidir” 

İsrail’deki ırkçı eğitime değinen Turhan, “İsrailli öğrenciler, sözde bağımsızlık günlerinde Siyonist projeye yaptıkları katkıyı öven İbranice bir şarkı söylerler. 

Önce bir çocuk çıkar, o şarkının melodisiyle, İbranice olarak,  “ İsrail topraklarında bir ev inşa ettim” der, bir başkası çıkar “İsrail topraklarına bir ağaç ektim” der, bir üçüncüsü çıkar “İsrail topraklarında bir şiir yazdım” der ve şarkı bu şekilde devam eder. Tüm çocuklar böyle bir cümle kurduktan sonra da hepsi birden şunu söylerler: “İşte bu yüzden İsrail topraklarında evimiz, ağacımız, şiirimiz… var”

İsrailli öğrencilere beş bin yıllık Yahudi Tarihi anlatılır. 

Önce Yahudi halkının başarıları ve maceraları anlatılır, sonra da iki bin yıllık sürgün ve zulüm dönemi anlatılır. 

Yahudi anlatısı, İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan soykırımla ve işgal edilen Filistin topraklarında sözde İsrail devletinin kurulmasıyla zirveye ulaşır.

Öğrencilere yüklenen amaç Fırat’ta Nil’e kadar olan toprakların ele geçirilmesi ve Yahudi halkının çıkarlarına hizmet ederek yaşanılmasıdır.

Bu eğitim kelimenin tem anlamıyla milliyetçi bir eğitimdir. 

Eğitimin merkezinde hak ve adalet yoktur, bütün insanların faydasını gözetme yoktur. 

Sadece Yahudi halkının çıkarları vardır.

Dünyada yaklaşık 7 milyar 600 milyon insan var.  Bunların yaklaşık 14 milyonu Yahudi. Bu oran olarak nüfusun binde ikisi demek. 

7 Miyar 600 milyon insandan 14 milyonu çıkarsak geriye yine yaklaşık 7 Milyar 600 milyon insan kalır.

Ama işte Siyonist akıl 14 milyon insanın çıkarları için 7 milyar 600 milyon insanı ateşe atmaktan çekinmeyen bir akıldır” dedi. 

Biz çocuklarımızı eğitirken bütün renklerin ve dillerin Allah’ın ayeti olduğunu söylediğimizi belirten Turhan, “Bir ırkı diğerlerine tercih etmeyiz.

İnsanların en hayırlısının insanlara en faydalı olan olduğuna inanırız.

Bir bölgenin değil tüm yeryüzünün imar ve ıslahını düşünürüz.

Komşumuz açken tok yatmaktan ar ederiz. 

Ancak sıkıntı şu ki Müslümanların çocuklarına verilen eğitim inandığımız değerlerin uzağında bir eğitim” olduğunun altını çizdi. 

 

 

 

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09