Sakarya 469. Hafta: NATO barış değil bela getirir!

Sakarya’daki 469. hafta adalet ve özgürlükler eyleminde NATO’nun bir barış değil savaş örgütü olduğu söylenerek, Türkiye’nin bölge ve dünya halklarına bela getiren bu ittifaktan ayrılması istendi

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 469. hafta basın açıklamasında Galler’de toplanan NATO zirvesinden çıkan sonuçların yeni sorunlara yol açacağına dikkat çekti. Platform adına Sakarya Dayanışma Derneği’nden Deniz Çelik’in okuduğu açıklamada, “NATO küresel bir işgal, savaş ve katliam şebekesinin silahlı örgütüdür. 2. Dünya Savaşı sonrasında, ABD’nin kendi egemenlik alanını genişletme amacına dönük planların bir parçası olarak kurulmuştur. Sözde bir savunma teşkilatı sayılan NATO, kurulduğu günden bugüne halkların adil ve özgür bir dünya umudunu katletmekten başka bir işe yaramamıştır. NATO, kapitalist ve emperyalist dünya sistemine bağlı tüm ülkelerde kontragerilla teşkilatları örgütlemiştir. Afrika’dan, Latin Amerika’ya, Asya’dan, Avrupa’ya ve Ortadoğu’ya kadar birçok askeri darbenin, suikastın, katliamın ve toplumsal çatışmanın merkezi olmuştur. Değil mi ki NATO, dünya halklarının tescilli katilidir, o halde bizim için Türkiye’ye o protokolde gösterilen yerin hiçbir önemi, hiçbir değeri olamaz!” denildi.

Türkiye’nin protokoldeki yerine dair yapılan haberlerin de eleştirildiği açıklamada, bu konuyla ilgili “Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temsil ettiği zirve, ülke basınına magazinsel bir şekilde yansıtıldı. Öyle ki akşam yemeğinde protokolün oturma düzeninde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Obama’nın yan yana gelmesinden dahi paye çıkarılmaya çalışılıyor. Bizim için mesele, o masada Türkiye’ye gösterilen yer değildir. Bizim meselemiz, Türkiye’nin o masada ne işi olduğudur! NATO ne gösterilmek istendiği gibi bir barış örgütüdür, ne de medeniyetler ittifakının öncüsü!” denildi. Türkiye’nin NATO’dan ayrılması için çağrı yapılan açıklamada şu ifadelerle son buldu: “Ortadoğu bir kazan gibi kaynarken, NATO’nun bölgede fitne ve çatışma tohumlarını ekmekten başka bir rol üstlenmediği açıktır… Bu sebeple Türkiye, NATO’dan ayrılarak, gerçekten barıştan yana, dünya halklarının ortak yararlarından yana bir işbirliği arayışına girmelidir. Ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır. Bu zorlu ama insanlığın esenliği için alınması gereken yoldur.”

469. Hafta Adalet ve Özgürlükler Eylemi Basın Açıklaması

Türkiye NATO’dan ayrılsın, NATO üsleri kapatılsın!

Değerli basın mensupları, duyarlı Sakarya halkı;

Devlet ve hükümet başkanları seviyesinde katılımın olduğu NATO zirvesi Galler’de toplandı. Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temsil ettiği zirve, ülke basınına magazinsel bir şekilde yansıtıldı. Öyle ki akşam yemeğinde protokolün oturma düzeninde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Obama’nın yan yana gelmesinden dahi paye çıkarılmaya çalışılıyor.

Bizim için mesele, o masada Türkiye’ye gösterilen yer değildir. Bizim meselemiz, Türkiye’nin o masada ne işi olduğudur! NATO ne gösterilmek istendiği gibi bir barış örgütüdür, ne de medeniyetler ittifakının öncüsü!

Söyleyin, Gazze’ye günlerce, haftalarca bomba yağarken, siz bu örgütten Siyonist işgalciye karşı en ufak bir söz işittiniz mi? Peki Gazze halkının gözyaşı daha kuramamışken, İsrail’e en büyük yardımı ve desteği sunan ABD ile samimi pozlar vermenin övülecek yeri neresidir? Dünya halklarına acıdan başka bir şey getirmeyen NATO bünyesinde, Türkiye’nin “ilkeli dış politika” iddiasının yeri neresidir?

NATO küresel bir işgal, savaş ve katliam şebekesinin silahlı örgütüdür. 2. Dünya Savaşı sonrasında, ABD’nin kendi egemenlik alanını genişletme amacına dönük planların bir parçası olarak kurulmuştur. Sözde bir savunma teşkilatı sayılan NATO, kurulduğu günden bugüne halkların adil ve özgür bir dünya umudunu katletmekten başka bir işe yaramamıştır.

NATO, kapitalist ve emperyalist dünya sistemine bağlı tüm ülkelerde kontragerilla teşkilatları örgütlemiştir. Afrika’dan, Latin Amerika’ya, Asya’dan, Avrupa’ya ve Ortadoğu’ya kadar birçok askeri darbenin, suikastın, katliamın ve toplumsal çatışmanın merkezi olmuştur.

Değil mi ki NATO, dünya halklarının tescilli katilidir, o halde bizim için Türkiye’ye o protokolde gösterilen yerin hiçbir önemi, hiçbir değeri olamaz!

Ortadoğu bir kazan gibi kaynarken, NATO’nun bölgede fitne ve çatışma tohumlarını ekmekten başka bir rol üstlenmediği açıktır. İşte Libya’nın hali ortadadır. NATO müdahalesiyle eski rejim yıkılmasına yıkılmıştır ama bu ne barış ne de özgürlük getirmiştir. Aksine her gün yeni bir çatışma, her gün yeni bir kriz… 100 bin kişinin ülke içinde yer değiştirerek sığınmacı durumuna düşmüştür. 150 bin kişi de ülke dışına çıkmak zorunda kalmıştır. Lakin böyle giderse halkların güvenle sığınacağı bir yer de kalmayacaktır.

Mısır’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Bahreyn ve Yemen’in hali ortadadır. Bölgemiz gün yüzüne görmeye hasret kalmıştır. İnsanlık, büyük bir barışa ve huzura muhtaçtır. Bunun NATO gibi teşkilatlarla gerçekleşmesi ise imkânsızdır!

Bu sebeple daha önce defalarca dile getirdiğimiz talebimizi bir kez daha tekrarlıyoruz: Türkiye, NATO’dan ayrılarak, gerçekten barıştan yana, dünya halklarının ortak yararlarından yana bir işbirliği arayışına girmelidir. Ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır. Adana’da, İzmir’de, Malatya’da ve daha birçok şehirdeki NATO varlığına derhal son verilmelidir! Bu zorlu ama insanlığın esenliği için alınması gereken yoldur.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu adına Sakarya Dayanışma Derneği

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09