Murat Yetkin: Komisyon kararının ertelenmesinin sebebi Erdoğan’ın yolsuzluk konusunda tek fire istememesi

Radikal yazarı Murat Yetkin mecliste kurulan soruşturma komisyonunun ertelenmesinin arkasındaki nedenle ilgili kulis bilgilerini kaleme aldı. Erdoğan’ın hiç fire istemediğini belirten Yetkin, “AK Parti grubunda bir bakanı dahi Yüce Divan’a, hatta Genel Kurul’a gönderme kararı çıkarsa, bunun “Gülenci komplo” tezini çürütecek bir yolsuzluk kuşkusunu resmileştireceği kaygısı”nın Erdoğan’ı böyle düşündürdüğünü söyledi.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Radikal yazarı Murat Yetkin mecliste kurulan soruşturma komisyonunun ertelenmesinin arkasındaki nedenle ilgili kulis bilgilerini kaleme aldı. Erdoğan’ın hiç fire istemediğini belirten Yetkin, “AK Parti grubunda bir bakanı dahi Yüce Divan’a, hatta Genel Kurul’a gönderme kararı çıkarsa, bunun “Gülenci komplo” tezini çürütecek bir yolsuzluk kuşkusunu resmileştireceği kaygısı”nın Erdoğan’ı böyle düşündürdüğünü söyledi.

Yetkin, “Bir de zamanlama konusu var. Oylama sonucu ne olursa olsun, muhalefetin itirazıyla yeni bir süreç başlayacak; bu süreç de şimdi ertelenmiş oldu. Malum seçime kadar ya deve, ya deveci hikâyesi…” ifadelerini kullandı.

Yetkin’in yazısı şu şekilde:

Kol koparmasak da yargılasak mı Sayın Davutoğlu?

Basın toplantısı bitti, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hemen yanındaki Genel Sekreteri Gürsel Tekin’e döndü.

Mikrofonlar hala açık olmasaydı ne dediğini kimse duymayacaktı.

"Biz konuştuk ama televizyonlar ne kadarını verecek, onu bilmiyorum" diye yakındı Kılıçdaroğlu.

Tekin, "Vermişlerdir" dedi; en azından Halk TV vermiş olabilirdi.

Dün televizyonların bir kısmı, Kılıçdaroğlu’nun basın toplantısında söylediklerini değil, ama işte bu mikrofon kazasını haber yaptı.

***

Kılıçdaroğlu basın toplantısında, bir gün önce 22 Aralık’ta Meclis’te yapılması planlanan ama yapılamayan bir oylamadan söz ediyor, yolsuzlukla mücadele konusunda hükümete yükleniyordu.

Oylama dört eski bakan, Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Erdoğan bayraktar ve Egemen Bağış’ın rüşvet nedeniyle yargılanmasına gerek olup olmadığını anlamak amacıyla kurulan Soruşturma Komisyonunda yapılacaktı.

Dördü de (o zaman Başbakan, şimdi Cumhurbaşkanı) Tayyip Erdoğan tarafından 17 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmasında isimlerinin geçmesi nedeniyle 25 Aralık’ta kabine dışı bırakılmıştı. Ama aynı gün patlayan ikinci soruşturma dalgası ardından Erdoğan ve (o zaman Dışişleri Bakanı, şimdi Başbakan) Ahmet Davutoğlu, bunun yolsuzluk soruşturması kılığında bir darbe girişimi olduğu tespitinde bulunmuşlardı. Sorumlusu da eski yakın müttefikleri Gülen ve onun devletteki “paralel” örgütlenmesiydi.

Ama o arada Meclis’te Komisyon kurulmuştu işte.

***

Komisyon Başkanı AK Partili Hakkı Köylü, mahkeme kararıyla basına yasak getirmeye kalkmıştı ama, bu dahi gereksiz bir hamle gibi görünüyordu.

Çünkü Komisyonda AK Parti’nin ezici üstünlüğü vardı.

Türk siyasetinde daha önce pek çok örneği görüldüğü üzere, eller kalkıp inecek, dört eski bakan AK Parti oylarıyla aklanacaktı. Yüce Divanda yargılanmak üzere Genel Kurul oylamasına dahi gönderilmeyeceklerdi.

O arada bir şeyler oldu, oylama yapılmadı; yılbaşından sonraya 5 Ocak tarihine ertelendi.

Ertelemenin görünürdeki gerekçesi, eski bakanların bilirkişi raporlarına yaptığı itirazdı.

Ama nedense pek az kişi bunun asıl gerekçe olduğuna inandı.

Neler oluyordu?

***

Birkaç kulis bilgisi var bu konuda.

Birincisi, Erdoğan’ın saflarda gedik istememesi… AK Parti grubunda bir bakanı dahi Yüce Divan’a, hatta Genel Kurul’a gönderme kararı çıkarsa, bunun “Gülenci komplo” tezini çürütecek bir yolsuzluk kuşkusunu resmileştireceği kaygısı.

Oysa AK Parti grubunda dört bakandan, Bayraktar hariç üçünü hâkim karşısına çıkarma eğilimi olduğu basına da yansıdı. Vekiller Haziran 2015 seçimlerine giderken yolsuzluk iddialarını seçmenlerine rahatça anlatabilmek istiyor.

Haydi, Güler ve Çağlayan bir yana da, Erdoğan’ın Bağış’tan yana güveni tam, yargılanmasını istemiyor. Siyaset kulisinde, zamanında Bağış’ın kabine dışı kalmasının da (dönemin cumhurbaşkanı) Abdullah Gül’ün önerisiyle söz konusu olduğu hala konuşuluyor.

O nedenle Erdoğan tek fire istemiyor.

Bir de zamanlama konusu var. Oylama sonucu ne olursa olsun, muhalefetin itirazıyla yeni bir süreç başlayacak; bu süreç de şimdi ertelenmiş oldu. Malum seçime kadar ya deve, ya deveci hikâyesi…

***

İşte Meclis’te yapılamayan bu oylamadan bir gün önce Ankara İl Kongresi’nde Davutoğlu “Yolsuzluk yapan” demişti, “Kardeşim olsa kolunu koparıp atmakta tereddüt etmem.”

Kılıçdaroğlu da hangi televizyonun vereceğinden emin olmadığı o basın toplantısında “Gitti kolun biri” diye acı bir şaka yaptı.

Bir başka şey daha söyledi: “Din, iman adına soyulmayı hak etmiyoruz.”

Böylece Erdoğan ve Davutoğlu’nun son zamanlarda giderek daha çok dinsel atıflarla konuşmasını ima ediyordu.

Nitekim Davutoğlu’nun (doğrusu insanın tüylerini ürperten) “kol koparma” teşbihi, İslam şeriatında hırsızın elinin kesilerek cezalandırılması kuralını çağrıştırıyordu.

***

Bu devirde kol koparmasak da Sayın Davutoğlu, mesela iddiaların açığa kavuşması, suçsuzların temize çıkıp suçluların modern hukuka göre cezasını çekmesi için bağımsız mahkemelere imkân mı tanısak?

Türkiye’de ve aslında her modern devlette yolsuzlukla mücadelenin en iyi yolu, bağımsız ve tarafsız yargı, basın özgürlüğü ve dengeleme-denetleme kurumlarının iyi işlemesini sağlamaktır.

Yolsuzlukla mücadelenin en kötü yolu ise, iddiaları görmezden gelmek, bağımsız yargıda açıklığa kavuşmasına ve iddiaların basında yer almasına meydan vermemeye çalışmak, ama bu arada aslında nasıl mücadele etmek istediğinizi hep daha yüksek perdeden tekrarlamaktır.

O iddiaları dile getirenler kötü niyetli olması durumunda, onu açığa çıkarmak da özgür basın, bağımsız yargı ve güçlü dengeleme-denetleme ile daha iyi sağlanmaz mı?

Vicdanı güçlü bir siyasetçi temeline sahip olduğunuzu bir daha sergilemenin tam zamanı değil mi Sayın Davutoğlu?

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09