KÜLTÜR SANAT

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 19.6.2015 09:41:41

M. Necip Yavuzer “İslam'ın Anlaşılmasında Karşılaşılan Zorluklar”ı yazdı

İslamî Analiz yazarlarından M. Necip Yavuzer, İslam’ın anlaşılmasında karşılaşan zorlukları kaleme aldı. M. Necip Yavuzer “İslam

İslamî Analiz/Köşe Yazıları

İslamî Analiz yazarlarından M. Necip Yavuzer, İslam’ın anlaşılmasında karşılaşan zorlukları kaleme aldı.

Yazıdan bir kesit şöyle:

İslam dini Allah'ın en son olarak gönderdiği dinidir ve bunu birçok insan bilir. Ama İslam’ı özümleme, anlama ve hayata tatbikine gelince burada sorunlar başlıyor. Nedeni de İslam’ın asli hüviyeti ile anlaşılmaması ve mecrasından kaydırıldıktan sonra akli ideolojilerin vesayeti altına giren Müslümanlardan İslam’ın haberdar edilmemesi.

İslami hassasiyeti olan Müslümanlar bulundukları yerde bunun gereğini yapmak adına mücadele verirler. Bu defada karşılarına içinde bulundukları sistem ve o sistemin uyuşturduğu Müslümanlar çıkıyor. Yıllardır mücadele eden bu Müslümanların çabaları neticesinde bir yol alınmışsa da istenilen seviyede değildir. 

Müslümanlar yaptıkları mücadelenin Allah katında kaybolmayacağı inancındadırlar. Fakat en büyük handikap küfrün velayeti ile müsaadeli İslam'ın yaşanmasıdır. İslam, kendi hukuku ile hâkim olmadığında akli hukuk sisteminin velayeti ile hayat sürdürmesi Kur’an’a göre mümkün değildir.

Allah, Maide Suresi 51. ayetinde; "Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları kendinize veli edinmeyin, onlar birbirlerinin velisidirler. Sizden kim onları veli edinirse onlardandır. Allah zalimler topluluğuna hidayet vermez" buyuruyor.

Şimdi bu ayet üzerinde biraz düşünelim. Ayette veli kelimesi geçmektedir. Türkçe meallerde veli veya velayet kavramı dost diye tercüme edilmektedir. Ve haliyle anlam kayması olmaktadır. Dost kelimesi “Veli” kavramının karşılığı değildir; ancak Veli kelimesinin içindeki birçok anlamdan biridir. 

Allah, Yahudi ve Hristiyanları veli edinmeyin buyuruyor. O halde Yahudi ve Hristiyanların dışında kalanların da veli edinilmemesi gerekir. Onların velayeti ile ibadi konularımıza müdahaleleri olmaması gerekir. 

Hz. Peygamber(sav)’in Mekke'de bulunduğu dönemde müşriklerin velayetini, işbirliğini, bir yıl dönüşümlü onlarla birlikte ibadet etmeyi reddettiğini biliyoruz. 

Düşünelim; Mekke’de Ebu Cehil devlet başkanı ve Müslümanlar onların velayetini kabul etmiş; o da Müslümanların içinden imamlar tayin ederek namaz kılmalarını organize etmiş olsun. Böyle bir şeyi ilk anda hepimiz reddederiz. Ama günümüze bu velayeti aynen kabul ediyoruz. Bu çelişkiyi ve velayet meselesini iyi kavrayıp hayatımıza uygulamalıyız. 

Demek ki ilk çözmemiz gereken şey Velayet meselesidir.

İkinci önemli meselemiz, İslam’ı Allah'ın Kur’an’da beyan buyurduğu şekli ile anlayıp iman meselesini, uluhiyet ve rububiyet çerçevesinde kabullenip hayata tatbikimiz gerekmektedir. 

İslam'ın günümüz Müslümanları tarafından anlaşılmaması için emperyalist güçler sürekli tedbir almaktadırlar. Çünkü Kur’an’a dayalı bir sistem var olduğunda İsrail diye bir katil terör devletinin olmayacağını biliyorlar. Bunun yanı sıra Müslümanları ortak malı olan petrol üzerinde hâkimiyet kuramayacaklar. Bundan dolayı Müslümanları sadece namaz kılan, oruç tutan, zekât veren, içinde bulundukları akli sistemleri eleştirmeyen kurşun asker gibi istiyorlar.

Oysa Allah, biz Müslümanlara O'nun mülkünde hâkimiyeti Allah adına tesis etmeyi, adaleti yerine getirmeyi ve dünyayı insanların istifade etmesine hazırlayarak imar etmeyi bizden istemektedir.

Akli sistemler ise bunun tam zıddını ister ve tatbik eder. Bundan dolayı Müslümanların yeryüzünde siyasal, sosyal ve ekonomik olarak hâkim olmalarını istemezler. 

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09