KÜLTÜR SANAT

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 26.3.2015 11:52:44

Kitap Kritiği: İslam ve İnsanlığın Geleceği

İslami Analiz Kültür-Sanat bölümünde M. Burak Çamur, Roger Garaudy’nin “İslam ve İnsanlığın Geleceği” isimli eserini İslami Analiz okuyucuları için tanıttı. Kitap Kritiği: İslam ve İnsanlığın Geleceği

İslamî Analiz/Kültür-Sanat

İslami Analiz Kültür-Sanat bölümünde M. Burak Çamur, Roger Garaudy’nin “İslam ve İnsanlığın Geleceği” isimli eserini İslami Analiz okuyucuları için tanıttı.

İslam ve İnsanlığın Geleceği - Roger Garaudy

“Bir adamın değeri nereden geldiğine değil nereye gittiğine bağlıdır.” İnsanın hayatında yer etmesi gereken sözlerden biri olan bu söz, rahmetli Roger Garaudy’nin bir kitabında geçiyor. Beşerden insana doğru tekâmül yolculuğunu farklı bir şekilde ifade etmiş diyebiliriz. Garaudy 1913 yılında Fransa’nın Marsilya kentinde dünyaya geldi. Hakkında yazılan biyografilerde akademisyen, siyaset adamı ve düşünür ibareleri yer almaktadır. Bunların ötesinde Garaudy’yi belki en iyi tanıtan “arayıcı” olacaktır. Hayatı boyunca yukarıda alıntıladığımız sözdeki ifadeyle “nereye gittiğini” belirlemeye çalışmıştır. Batı dünyasının içinde yetişmesine rağmen bu dünyanın/medeniyetin/sistemin içinden bir kurtuluş yolu bulmaya çalışmıştır. Batıyla beraber gelişen kapitalist zihniyetin tiranlığından ilk kaçışını Marksizm’e gerçekleştirdi. Bu sebeple 1945 yılında Komünist Parti’ye üye oldu. Parti içerisine girdikten sonra arayışını sürdürmeye devam etti. Bu süre zarfında sadece eylemsel düzlemde bir muhalefet olmanın ötesinde aradığı fikirsel/sistemsel/bütüncül bir mücadeleydi/direnişti ve bu sebeple araştırmaya devam etti. Partiyle arası açıldıktan sonra 1970 yılında partiden çıkarıldı. Bundan tam on bir yıl sonra yani 1981’de Müslüman olduğunu beyan etti.  Aradığı anlam çabasını bulmuştu ki bunu “Allah’a inanmak hayatın, dünyanın ve tarihin bir anlamı olduğunu doğrulamaktır” sözünden yola çıkarak biz de doğrulayabiliriz. Bu değerli insan, 2012 yılında vefat etti. Garaudy’nin en bilinen eseri şüphesiz Batıda da aforoz edilmesine neden olan Türkçeye de kazandırılan “Siyonizm Dosyası” isimli eseridir. Gasıp İsrail rejiminin temelinde yatan düşünceyi açıklamayı esas alarak kaleme aldığı bu eserden sonra “antisemitik” olarak suçlandı. Bu konuyla bağlantılı olarak daha geniş çaplı kaleme aldığı “İlahi Mesajlar Toprağı Filistin” isimli eseri de bulunmaktadır.  Bu eserlerinin yanında “Yaşayanlara Çağrı”, “İsrail Mitler ve Terör”, “İslam ve Sosyalizm” gibi birçok kitabı Türkçeye tercüme edilmiştir. Kitaplarından kesinlikle istifade edilmesi gerekenlerden biridir. Allah rahmet eylesin.

İslam ve İnsanlığın Geleceği”  adıyla Pınar Yayınları tarafından Türkçeye tercüme edilen kitap, girişteki ifadeyle “1986’ Maison des Livres yayınevi tarafından “L”Islam Vivant/Yaşayan İslam” adıyla yayınlanan kitabın tercümesidir.”

“İslam ve İnsanlığın Geleceği” kitabı kabaca “İslam Nedir” ve “İslam’ın Yeni Bir Yayılışı İçin” şeklinde iki ana başlığa ayrılır. Kitabı okurken bütüncül bir tarzda yazıldığı düşüncesine sahip oluyoruz ve kitaptaki pekiştirmeler bu düşünceyi doğrular nitelikte karşımıza çıkıyor. Bu durum, yazarın İslam’ın özü olan “tevhid” üzerinden hareket ettiğini gösteriyor. Kitapta yazar neredeyse bütün konulara yaklaşırken “ahlak zemini” üzerinde hareket ediyor. Örnek verecek olursak; bugün tamamen insanları köleleştirmek üzerine işleyen “ekonomi” mevzusuna İslam’ın bakışı bahsinde “ahlak ile ekonomi birbirinden ayrılmaz” cümleleriyle karşımıza çıkıyor.  Bu durum Rasulullah’ın “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” hadisini aklımıza getiriyor. Tevhid ve ahlak merkezli hareket, bugün Müslüman dünyanın ihtiyacı olan temel besinlerin başında gelmektedir.

Kitabın ilk bölümü yazarın İslam’ın ne olduğu sorusuna ayrıntılara inmeden verdiği cevaplarından oluşuyor. İslam kitaptaki ifadelerle “kişinin kendi rızası ve hür iradesiyle Tek Allah’a boyun eğmesi/teslim olması demektir”  Hz. Adem ile başlayan peygamberlerin zincirinin son halkası Hz. Muhammed ile kemale ulaşan Allah’ın dinidir. Yazar İslam’ın temel noktası olarak iki noktaya işaret ediyor: 1) “Allah’ın yüceliği ve birliği” 2) İnsanların ümmet oluşu.

Çok kısa şekilde; “İslam’ın yayılma ve çöküş dönemi”nden sonra “Batı’nın iflası” başlıkları yer alıyor. Yazar İslam nedir sorusu üzerinde verdiği cevaplarda iki noktanın üzerinde önemle duruyor; “İslam ve Manevi Hayat: Tasavvuf”, “İslam ve Tenkitçi Düşünce”.  Bu iki meseleye yaklaşırken yazar Kur’an merkezli olmak gerektiğinin üzerinde ısrarla duruyor.  Bu konu yaklaşırken kendimize vahyin ilk neslini kendimize örnek almalıyız düsturunu belirtiyor. Bu yaklaşım Şehid Seyyid Kutup’un Yoldaki İşaretler kitabının “Eşsiz Bir Kur’an Nesli”  başlığını hatırımıza getiriyor. Tasavvufun kaynağını Kur’an olarak belirttikten sonra sonuç olarak yazar tasavvufu “eylemin derunileşmesi/özümsenmesi anı” olarak tanıtıyor ve insanı atalete, köşe çekilmeye itmediğine, yaptığımız amellerin/eylemlerin canlı/ruhlu hale gelmesi olarak belirtiyor. “İslam ve Tenkitçi Düşünce” başlığı altında da” ictihad” bahsini ele alıyor. İctihadı Muhammed İkbal’in tanımladığı şekliyle “İslam hareket prensibi” olarak belirtiyor. Yazarın “ictihad” yaklaşımını Şair Akif’in şu beyitleriyle izah edebiliriz;

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı,
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı

Bu bölümü “Şeriat Nedir? , “Sünnet Nedir?” alt başlıkları takip etmektedir. Birinci bölüm “Kur’an’ın Okunması Hakkında” başlığıyla sona eriyor. Garaudy’nin bir tefsir veya fıkıhçı olmadığı; tamamen çözüm arayışında bir mütefekkir olduğu bu başlıkları okurken unutulmamalıdır.

Kitabın ikinci bölümü “İslam’ın Yeni Bir Yayılışı İçin” başlığında ilk önce İslami davet konusundan bahis açıyor. Özetle burada temel nokta olarak, bu medeniyetlerdeki/bölgelerdeki ortak noktalar üzerinden hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor.  Daha sonra çağın problemlerine geçiyor. Çağın problemlerini üç ana başlık altında topluyor ve çözümün üç parolasını şöyle belirtiyor: “Bilim ve Tekniklere Hâkim Olmak”, “Ekonomik Büyümeyi Yönlendirmek”, “Derin Bir Kültür Devrimi Gerçekleştirmek”.  Yazar daha sonra bilim, teknik, akıl, ekonomi, Kapitalizm, Sosyalizm gibi problemleri ele alıyor ve İslami çözüm için hareket noktaları belirlemeye çalışıyor. Kitap “insanlığın geleceğinin” aydınlık olmasının İslami çözümlerle geleceğini belirtiyor ve geleceğe yönelik umutlu söylemlerle sona eriyor.

Roger Garaudy çağın azgınlıklarına karşı İslam’ın şafağı için kaynaklara dönmeyi birincil yol olarak belirtiyor. Kaynaklara dönmeyi ise “hayata dönmek, kaynakların fışkırışına dönmek” olarak açıklıyor. Bu açıklamayı ise “İslam bir kale değildir. İslam manevi füzeler atan bir roketatardır. Rüzgâr esiyor, yelkenleri açalım. Yeni dünyanın mayası olmak için, bu dünyanın bütününe çok iyi nüfuz etmek gerekiyor. Kur’an ölülerin gözüyle okunmayacak olursa, 7. Yüzyılda olduğu gibi bugün de manevi parçalanma içinde bulunan medeniyetlere tekrar yeni bir ruh verebilir.” ifadeleriyle besliyor.

Kitapta belki en ilginç yerlerinden biri bu ana başlıktaki İslam ve Sosyalizm bölümüdür. Garaudy hayatının bir bölümünü Marksist düşünceyle geçirmiş ve üzerinde ciddi araştırmalarda bulunmuş biridir. Kendi tabiriyle “tuzu kuruların” yaptığı en temel üç eleştiri olarak dillendirdiği; “Allahsızlık”, “Materyalizm”, “Sınıf Mücadelesi” eleştirilerinin kökeninin İslami değil kapitalist/egemen zihniyetin bir ürünü olduğu söylemekte ve bu üç eleştiriyi kısaca açıklamaktadır. Bu üçüne Müslümanların slogan olarak değil ilmi/araştırmacı bir metotla yaklaşması gerektiğini belirtmektedir.  Garaudy’nin verdiği yanıtlarla beraber düşününce Marksizm’in bir tepki olduğunu ifade edebiliriz. Oluşan medeniyetin buhranına/çılgınlığa/hevaperestliğine/zalimliğine kendi içinden çıkan bir vicdan sesi olarak nitelendirebiliriz. Her tepki gibi o da döneminde değerlendirilmelidir.

Batının oluşturduğu bu yeni çağda insanların ihtiyacı olan en önemli soru “niçin” sorusudur. Yazarın sıraladığı problemler ve bunların etkisiyle şekillenen insanlık en önemli şeyini yani gayesini/amacını kaybetmiştir. Bütün beslenmeleri/büyümeleri obezliktir. Tekrardan kurtuluşu bulması önce amacını sorgulamasıyla başlayacaktır.

Kitapta Garaudy başından sonuna kadar İslam’ın insanlığın dramına “önceden hazır” reçetelerinin olmadığını bugünün Müslümanlarının kaynaklardan bu reçeteleri çıkartması gerektiğini, ben bilirimcilikten ve başkalarını tanımamaktan kaçınmak gerektiğini haykırmaktadır.

Kitabın başından sonuna kadar Garaudy’nin “insana” bakış açısı çok önemlidir. İnsanın hak ettiği değere kavuşması gerektiği belirtilmektedir. Düşmanlıklar insanlar üzerine değil zihniyet/fikirler üzerinedir. İnsanı kurtarmak için O’na ulaşmanın yolları aranmaktadır.

 “Müslümanlar iyi bir Müslüman olmayı, ilk görev olan Allah’ın hükümdarlığını yeryüzünde gerçekleştirmek olarak gördükçe ve bu vazifeyi yerine getirme gücünü kıldıkları namaz, gittikleri hacc ve tuttukları oruçtan aldıkça, birkaç on yıllık bir süre içinde, İndüs nehrinden, Atlantik okyanusuna kadar milyonlarca erkek ve kadını kendi imanlarına kazandırdılar.

İyi bir Müslüman olmanın kendini yalnızca ayin ve ibadetlere vermek ve artık Allah yolunda yaratıcı çabalarda bulunmamak demek olduğuna inanmaya başladıkları zaman ise, bu harikulade çiçekleniş ve yükseliş solup düştü. İslam, tarihin aktif öznesi olma niteliğini yitirdi. Sonunda yabancı istilacıların ve sömürgecilerin ellerinde bir nesneye dönüştü.

Bugün(Müslümanlar), Batı dünyasında, özellikle Hristiyanlar arasında milyonlarca erkek ve kadın, medeniyetlerinin iflasının ve çıkmazlarının bilincine varmışken açıklık kaynağı olan Kur’an’ın yaratıcılık ruhuna sadık kalmasını bilirse… Yani bütün dinlerin en evrenseli olması, din konusunda her türlü baskıyı reddeden özellik taşıması gibi, kendisini gerçek çehresiyle göstermesini bilirse… İşte o zaman bütün dünyada, İslam’ın yayılışının altın dönemi olan 7. Yüzyıldakinden çok daha büyük bir yayılma imkânına sahip olacaktır.

Bu yayılma gücü İslam’da mevcuttur.” (Arka Kapak)

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09