TÜRKİYE

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 10.1.2019 10:06:33

'İktidar olunca mücadeleyi bırakıp kenara dünyalık yığdık, ancak sorun önce kendi nefsimizde, sonra yukarıdakilere fatura keselim!'

Geçtiğimiz günlerde ‘İçeriden Bir Özeleştiri’ başlığıyla yazısını iktibas ettiğimiz Mustafa Sabri Beşer, bugün yazısına eklemeler yaparak, Türkiye Müslümanlarındaki değişimin içtimai alanda iktidar olduktan sonra yaşanan rehavetle ilişkili olduğunu, ancak bunun önce kişinin nefsi ile alakalı bir durum olduğunu dile getirdi.

İslami Analiz/Haber Merkezi
 
Geçtiğimiz günlerde ‘İçeriden Bir Özeleştiri’ başlığıyla yazısını iktibas ettiğimiz Mustafa Sabri Beşer, bugün yazısına eklemeler yaparak, Türkiye Müslümanlarındaki değişimin içtimai alanda iktidar olduktan sonra yaşanan rehavetle ilişkili olduğunu, ancak bunun önce kişinin nefsi ile alakalı bir durum olduğunu dile getirdi.
 
Beşer’in İnternethaber’de yayınlanan ‘Müslümanlar! Topu taca atmayalım...’ başlıklı yazısı şöyle:
 
Tebük Seferi dönüşü…
 
Sefere katılan sahabe, yaz sıcağında gidip dönülen binlerce kilometre yolun bütün izlerini üzerlerinde taşıyorlar. Bir deri bir kemik kalmış, neredeyse tanınmaz hale gelmişler.
 
İşte bu yolculuğun bir yerinde, onlarla birlikte yol alan Rasûlullah şöyle buyuruyor: “Şimdi küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz.”
 
Sahabe şaşırıyor. Acaba, cihadın bundan daha büyüğü olur mu ki?
 
“Evet, küçük cihattan büyük cihada gidiyoruz. O nefisle cihattır.”
 
Bir önceki “Keşke Müslümanlar hiç iktidar olmasaydı” başlıklı yazım büyük bir ilgi gördü. Yazımı referans göstererek haber yapan siteler olduğu gibi Twitter ve Facebook gibi sosyal medyada da tartışıldı, üzerine sözler söylendi.
 
Şahsıma telefonla veya mail ile ulaşan yüzlerce kişi tepkilerini ortaya koyarken tebrik edenlerin sayısı da oldukça fazlaydı. Bir yazar için teveccüh görmek, yazdığı yazının değişik mecralarda yayınlandığını, tartışıldığını görmek elbette sevindirici. 
 
Ancak tüm bu olanlar arasında benim dikkatimi çeken bir konu var: Hem tebrik edenler hem de tenkit edenler olaya “siyasal iktidar” odaklı bakıyorlar. Dile getirdiğim konuyu kolaycılığa kaçarak iktidar odaklı olarak başkalarının üzerinden okumaya çalışıyorlar.
 
Evet, yazımın siyasal iktidara bakan tarafları da var ancak benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta fertlerin davranışları. Zaten bu niyetle yazımın başlığını “Müslümanlar” olarak attım. Çünkü sitem ve serzenişlerin bütünü sadece iktidar veya bir siyasal parti değil Müslümanların kendilerineydi.
 
Cumhuriyet sonrası on yıllar boyu yaşanan cihattan, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi “tarihe bin yıl sürecek notlar düştük” denilen ve en son 15 Temmuz FETÖ cihadından alnımızın akıyla çıktık.
 
Evet, esaretten özgürlüğe olan yolculuk meşakkatli. Nizam ve düzenin yenilenmesi için cesaret ve gayret ile küçük cihat yolculuğunu büyük cihada adım atmış olarak tamamladık.
 
Nefis cihadına yenik düşen günümüz Müslümanlarında vuku bulan “kendi anlayışımız” mantığı, belirlediğimiz sınırlara göre bir din algısı oluşturdu. Sınırlarımıza göre din algısı ile dine karşı pazarlık yapılmaz. Akide ve ulûhiyetin sağlamlığı içerisinde dini yaşantımız olmalıdır.
 
İslam coğrafyasının biiznillah etkin ülkesi olarak Türkiye geçmişinde görmediği kadar ekonomik ve dini refaha ulaşmış durumdadır.
 
Lakin her bir ferdin ve iktidarın, oluşan bu refahın bir imtihan olduğunun idrakine varamadan, uluhiyet mücadelesinin yok olması ile karşı karşıyayız.
 
İçtimai planda iktidar olmanın, gücü elinde bulundurmanın rehavetine kapılıp israf deryasına dalan fertlerin kendisiydi. AVM’lerden çıkmayan, tesettürü yozlaştıran fertlerin kendisiydi. Mücadeleyi bırakan, bir kenara dünyalık yığmaya başlayan fertlerin kendisiydi.
 
Bir zamanlar tüm zorluklara fert olarak göğüs geren, başörtüsüne sahip çıkan, 28 Şubat’ın dayatmalarına boyun eğmeyen şahıslar, gücü eline geçirince nefislerine yenilip bir zamanlar kendilerine yapılmayanı başkalarına yapmaya başladılar.
 
Meşhur bir söz vardır: “İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır".
 
İşte biz iğneyi şahsımıza, yani nefsimize batırmadan çuvaldızı başkalarına batırmayı tercih ediyoruz. Kendimizi hesaba çekmeden hesabı başkalarının omzuna yüklüyoruz.
 
Niye? Çünkü böylesi daha kolay ve basit. Ve biz hep kendimizi hesaba çekmeden kolay olanı tercih ediyoruz.
 
Ey Müslümanlar! Lütfen topu taca atmayalım...
 
Önce kendimizi sorgulayalım. Müslümanların bugün geldikleri noktada bizim payımız nedir bunu sorgulayalım önce.
 
Biz şahıs olarak ne kadar suçluyuz?
 
İsraf karşısında dik durabildik mi?
 
Nefsimizin arzularına dur diyebildik mi?
 
Modanın dayatmalarını geri çevirebildik mi?
 
Evet, nerdeyse 100 yıllık büyük mücadeleyi kazandık ama 10 yıllık kendimizle ve nefsimizle olan mücadeleyi kaybediyoruz. Bunun en büyük sorumlusu da fertler olarak biziz.
 
Önce kendimizi sigaya çekelim, önce nefsimizi hesaba çekelim ondan sonra faturayı daha yukarılara keselim…
 

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09