Gazzeli Genç Yazarlardan 'Kalem'le Direniş: Yaşanmış Kısa Hikayeler

Gazze’de yaşayan Filistinli nesiller katliamlardan, işgallerden, Mısır-İsrail ablukasının kıskacından ve İsrail’in gerçekleştirdiği sürekli saldırılardan senelerdir muzdarip durumda. Buna cevap olarak Filistinli genç yazarlar, “yazı”nın gücü ile direnmeyi seçti.

İslamî Analiz/Özel Haber

Gazzeli genç yazarlar, edebiyatı direnişin bir aracı olarak görerek “Gazze Cevap Yazıyor: Gazzeli Genç Yazarlardan Kısa Hikayeler” başlıklı bir kitap yayımladılar.

Kitapla ilgili el-Ahbar Gazetesi’nden Yazan el-Saadi, güzel bir tanıtım yazısı kaleme almış.

Ahmet Fota, bu tanıtım yazısını, edebiyatın her dalında yeni direnişleri tetiklemesi ümidiyle İslamî Analiz okurları için tercüme etti:

Geçenlerde yayımlanan “Gazze Cevap Yazıyor: Gazzeli Genç Yazarlardan Kısa Hikayeler” kitabına katkıda bulunan genç editör Refeat Alareer; yazının, teslimiyetçiliğe karşı bir direnme biçimi olduğunu söyledi.

Daha önce hiç kurgu hikaye yazma deneyimi olmayan, yaşları 18 ile 30 arasındaki 15 genç, 23 kısa kurgu hikaye ile kitabın oluşumuna katkıda bulundu.  Ocak ayında, kitabın Londra ve Malezya’daki lansmanına Gazze’den ayrılma imkanı bulabilen 4 genç yazar katılabildi.

Bu yazarlar için “Gazze Cevap Yazıyor” hikayeleri, kendilerinin kişisel mücadelelerini ve etraflarında tanık oldukları toplumsal mücadeleleri sembolize ediyor.  Bu durum onlar açısından “sessizliğe ses olma” fırsatı sunuyor.

Gazze Üniversitesi’nde edebiyat ve İngilizce öğrencisi ve bahsi geçen kitapta iki kısa hikayenin yazarı olan 19 yaşındaki Tesnim Nabil Hammoude, “Ben, Gazze’de yaşayan bir Filistinli olarak, daima her Filistinlinin hayatının ‘anlatılmaya değer’ bir hikaye olduğuna inandım” dedi.

23 yaşındaki öğretmen ve bir diğer hikaye yazarı olan Hanan Habashi ise her Filistinlinin potansiyel bir hikaye yazarı olduğunu, fakat zor olanın sözleri yazıya aktarmak olduğunu dile getirdi.

HİKAYELER GERÇEĞİ YANSITIR

“Benim hikayem kişisel.  2004 yılında İsrail tarafından öldürülen ağabeyim Ömer ve onun ölümünden sonra doğan ve ismi yine Ömer konulan diğer kardeşim hakkında” diyor Malezya Uluslar arası İlişkiler Üniversitesi’nde yüksek lisans yapan Yusuf Aljamal...

Kitapta Yusuf Aljamal tarafından yazılan “Ömer X” adlı hikaye; başlangıçta, “Niçin Ömer Adında İki Kardeşim Var?” başlıklı bir makaleymiş. Bu makale Refeat Alareer’in öncülüğünde yeniden düzenlenen ve üzerinde çalışılan bir hikayeye dönüşmüş.  Nihai olarak kurgu hikayeye dönüştürülüp kitapta yerini almış.

Aljamal; ağabeyinin kanlar içinde kendilerini çağırmaya çabaladığı ve fakat başaramadığı o son anları anlattığı hikayesini, bir şükran borcu olarak ağabeyine ithaf ediyor.

1.7 milyon insanın yaşadığı Gazze Şeridi’nin, 2007 yılından beri,  İsrail tarafından deniz, kara ve hava ablukası altında olması, yazarların hikayelerinde büyük etkiler bırakmış durumda.

Kuşatma; insanlığa karşı bir suç ve toplu cezalandırma biçimi.  Filistinliler bu kuşatma sonucu, en temel ihtiyaçları olan yapı malzemeleri, bazı gıda maddeleri ve hatta kitaplardan mahrum kalmış durumda.  Çoğu Gazzelinin, hayatlarını sürdürebilmek için büyük öneme sahip tarım, üretim ve balıkçılık endüstrileri önemli ölçüde yara aldı.  Gazze, hareket şansı tamamen kısıtlanmış ve insanların var olma mücadelesi verdiği bir açık hava hapishanesi durumunda.

Abluka gün geçtikçe artıyor.

Geçen sene Oxfam tarafından yayınlanan rapora göre, Gazze’de yaşayan yerli halkın %80’den fazlasının insani yardıma ihtiyacı var ve ailelerin %65’i gıda güvenliğinden endişeli.

Geçen kasım ayında, Ürdün’de, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Örgütü (UNRWA) sezon açılış konuşmasında eski genel komiser Filippo Grandi, “Son aylarda, Gazze’de durumun günbegün kötüye gittiği” yönünde açıklamalarda bulundu.

Grandi “UNRWA, Gazze nüfusunun üçte ikisinin refahı için büyük sorumluluklara sahip, bu minvalde; sizlere bir kez daha hatırlatıyorum ki Gazze gittikçe daha yaşanmaz hale geliyor” dedi.

2012 yazından beri, Mısır ordusu; başından beri İsrail ile birlikte Gazze üzerindeki kuşatmayı sürdürmede, Gazze’den tek çıkış noktası olan Refah sınırını kapatarak halkın boğulmasına sebep olmada ve Gazze sınırının ekonomik ve sosyal hayatının bir ölçüde karşılanmaya çalışıldığı yer altı tünellerini yıkmada önemli rol oynadı!

Hayat İçin L” başlıklı hikayenin yazarı Habashi; hikayesinde Gazze’yi konu aldığını ve Gazzelilerin katlanmak zorunda olduğu günlük sıkıntıları okuyucuya farklı yönlerden aktardığını söyledi.

Habashi Gazze’nin elektrik kesintilerine, UNRWA mülteci kartlarına ve sefil kamplarına ev sahipliği yaptığını söylerken; bunların yazmak için hayal etmesi gereken şeyler olmadığını, sadece etrafına bakmasının hikayesini kurgulaması için yeterli olduğunu dile getirdi.

Hammouda ise yazdığı iki hikayeden biri olan “Yoksunluğun Şehri”nde; ablukadan ileri gelen insani ve tıbbi krizi ele alıyor. Hikayede, kanser hastası çocuklarla ilgilenen bir hemşire konu ediliyor.

Hammouda, ele aldıkları temanın evrensel olduğunu; fakat ilhamlarının arkasında kendisine acı veren gerçeğin ise, Gazze’de oldukça yüksek oranlarda kanser hastası insanın bulunması olduğunu söyledi.

Gazze’nin yıllardan beri kuşatma altında olduğu için gelen sınırlı tıbbi yardımların, hastaların sağlıklarına kavuşmalarında etkili olmadığının altını çizen Hammoude, “Yoksunluğun Şehri adını verdiğim hikayemle kanser hastalarının acılarını gündeme getirmek istedim” dedi.

ÜSTESİNDEN GELİNEN ENGELLER

“Gazze Cevap Yazıyor”, üç yıl önce Alareer’in Gazze İslam Üniversitesi’nde İngilizce öğretmeni olduğu ve ‘yaratıcı yazı’ dersleri verdiği süreçte tomurcuklandı.  Bu süreçte, İngilizce yazma konusunda iyi durumda olan; ancak bu konuda herhangi bir yönlendirmeden mahrum kalmış öğrencilerle tanıştı.

Alareer, öğrencilerinin yalnızca ünlü yazarların eserlerini incelemek ve analiz etmelerinden ziyade, kendi hikayelerini üretmeleri tavsiyesinde bulundu.

Bu yeni öğretim yöntemi, başlangıçta üniversitenin birçok fakültesi tarafından ve Alareer’in kendi sınıfındaki birkaç öğrencisi tarafından eleştirildi/muhalefet gördü.

El-Ahbar’a açıklamalarda bulunan 35 yaşındaki 5 çocuk babası Alareer şunları söyledi:

“Ben nereden geldiğimi tahmin ediyorum ve bu Arap dünyasında muhtemelen doğrudur ki, bir genç olarak yaşlı nesillerle karşılaşmak biraz dirençle sonuçlandı.  Birçokları, öğrencilerin kurgu hikaye yazabileceğine inanmadı.  Benim farkım, öğrencilerimin benden daha iyi işler başarabileceğine olan inancımdı.

Alareer, öğrencilerini kendi hikayelerini oluşturma konusunda cesaretlendirdi.  Bu durum, öğrencilerin, süregelen abluka ve kaçınılmaz etkilerinin toplum üzerindeki yansımalarını kaleme almaları anlamına geliyordu.

Fakat ablukanın ötesinde, İsrail’in Gazze’ye gerçekleştirdiği ve binlerce ölümün ve yaralanmanın yaşandığı “Dökme Kurşun Operasyonu” olarak adlandırılan 2008-2009 Savaşı öğrenciler için bir diğer etkili kaynak oldu.

Habashi, “Savaşın bizlere ilham vermesi doğru gelmiyor; şu da bir gerçek ki ‘Gazze Cevap Yazıyor’daki çoğu hikayenin arkasında ‘savaş’ var” dedi.

Habashi, “İsrail savaş makinelerine karşı hayatlarımızın savunmasız olduğunu bilmek, -çaresizliğin esir aldığı bizleri- kelimelerin gücünü fark ettiren ve acılarımızı dindiren yazma eylemine sevk etti” diyor.

Alareer, yazılan kısa hikayeleri, ünlü İngiliz yazar Edgar Allan Poe gibi yazarların yazdıkları hikayeler ile yan yana koyarak, sınıfındaki öğrencileri üzerinden test etti.  Tepkiler olumluydu.

Ekim 2012’de Alareer, Just World Books’un sahibi ve kurucusu olan Helena Cobban ile temasta bulundu.  Helena Cobban, Gazzeli yazarların hikayelerini yayınlamaya olumlu baktı.  Kısa hikayelerin derlenip yayınlanması yönünde karar alındı ve daha sonra Alareer çalışmayı şekillendirmek üzere eski ve hali hazırdaki öğrencileri ile irtibata geçti.

Kısa hikayelerin yayınlanacağı yönünde gelen haberler üniversite kampüsünü ve sosyal medyayı salladı.  İlk aşamada, tahminlerin ötesinde 70 hikaye toplandı.

Bu süreç zarfında yazarlar çeşitli engeller ile karşılaştı.  Evlerindeki sürekli elektrik kesintilerinin vermiş olduğu düş kırıklıklarından tutun da, kaleme aldıkları hikayelerinin reddedilebileceği gerçeğine kadar kendi iç korkuları ile yüzleştiler.  Kurgu hikaye, kendi başına bir araç olarak, biri ile çalışmak için zaptedilemez ve rahatsızlık verici bir eylemdir.

Habashi, ilk defa bir kurgu hikaye oluşturmanın basit bir şey olmadığı vurgusunda bulundu. Fakat Filistinlilerin kurgu oluşturmak için ellerinde birçok hazır malzemeye sahip olduklarını belirtti.

Son olarak, 23 hikayenin derlendiği kitap tamamlandı ve Just World Books tarafından, bu yıl ocak ayının ortasında yayınlandı ve olumlu tepkiler aldı.

Kitap, henüz Gazze’de yayınlanmış olmasa da; Kuzey Amerika’da, Avrupa’da ve başka yerlerde mevcut.

Alareer, Gazze’nin, Mısır yüzünden içler acısı durumda olduğunu, insanların nefes alamadığını ve Mısır’ın hayatlarını berbat ettiğini söylemekten duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Alareer, hafif bir gülümseme ile “fakat ben arkadaşımın bavuluna bir kitap koymayı başardım” dedi.  Çeşitli engeller olmasına rağmen; planlarının, kitabı İngilizce’den Arapça’ya, Japonca’ya, Malayca’ya ve diğer dillere çevirmek üzere devrede olduğunu belirtti.

YAZMAK DİRENMEKTİR

Alareer, “Herkes cesaretlendiriyor.  Bu onur verici bir şey.  Çünkü bu genç yazarlar için henüz bir ilk.  Onların tecrübeleri yeterli değil fakat bu genç yazarlardan, kitapta 5 tane mükemmel hikaye topladık.  İlk günden itibaren işbirliği içerisinde hareket ettiler ve harikaydılar.  Onlar, bu projenin Gazze ve Filistin için önemli olduğunu çok iyi biliyorlardı.  Bu Filistinli genç yazarların, kendilerini ve toplumun duygularını özgürce ifade etmelerinin bir anlamı var.  Bu onların üzerinde büyük bir iz bırakan önemli bir keşif” diyor.

Habashi, “’Gazze Cevap Yazıyor’, Gazze’de yaşananlar adına aktarılan küçük bir bölüm.  Ben, yazılan kelimelerin gücünü kavrayabiliyorum ve sesimizin duyulmasını önemsiyorum” diyor.

Hammouda ise, “Düşüncelerimi kağıt üzerinde görmek ve yaratıcı olmak, yaşam özgürlüğü olan bir ülkede beni özgürlükten asla mahrum bırakmayacak” diyor.

Aljamal de, “Yazmak, hayatımın bir parçası haline geldi.  Yazmak, bir direnme biçimidir.  Yazmayı ve direnmeyi sürdüreceğim” diyor. 

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09