AFRİKA

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 13.2.2017 15:16:14

Gannuşi: Libya için çözüm; İslamcı, İslamcı olmayan, devrimci ve eski rejim destekçilerinin uzlaşısı (Röportaj)

Gannuşi: Libya için çözüm Tunus modeli: İslamcı, İslamcı olmayan, devrimci ve eski rejim destekçilerinin uzlaşısı (Röportaj) Gannuşi: Libya için çözüm; İslamcı, İslamcı olmayan, devrimci ve eski rejim destekçilerinin uzlaşısı (Röportaj)

İslami Analiz/Haber Merkezi

Tunus Nahda Hareketi lideri, Raşid El Gannuşi, Middle East Eye'a verdiği röportajında Libya'daki krize değindi. Çözümün Tunus modeli olduğunu ifade eden Gannuşi, İslamcı, İslamcı olmayan, devrimci ve eski rejim destekçilerinin arasında bir uzlaşıya varılması gerektiğini belirtti.

Söz konusu röportajı Muhammed Mehdi Ağaoğlu'nun tercümesiyle sunuyoruz: 

MEE: Middle East Eye    RG: Raşid El-Gannuşi

MEE:
Geçen Mayıs ayında Nahda Hareketinin 10. Ulusal Kongresinde, partinizin siyasal İslam'ı terk ettiğini ileri sürdünüz. Bugünkü durum nedir?
 
RG: Bu, bir takım değişiklikler getiren önemli bir karardı. Hareket içerisindeki bazı isimler siyaseti bırakmayı tercih etti ve çabalarını vaazlara yönelttiler. Onlar hâlâ Nahda bünyesindeler, fakat sadece dini ve sosyal alanlarda faaliyet yürütüyorlar.
 
Onlar artık, akredite edilmiş kâr amacı gütmeyen organizasyonlar vasıtasıyla çalışan Şura Konseyi üyeleri gibi, önemli siyasi pozisyonlarda yer almıyorlar. Bu vaziyeti ilerleyen zamanlarda güçlendirmeyi istiyoruz.
 
MEE: Her ne kadar Cumhurbaşkanı Baci Kaid es-Sibsî, Nahda karşıtı bir platformda seçilse de hâlihazırda hükümet çoğunluğunun bir parçasısınız. Böyle bir koalisyon hükümeti içerisinden ülkeyi yönetmek mümkün mü?
 
RG: Bu hükümet bizim hükümetimiz. Hükümetin yanında durmak ve onu teşvik etmek durumundayız. Hükümetin başarılı olabileceğine  inanıyoruz. Hükümeti desteklemek ve korumak için gerekli halk desteğine sahibiz. Parlamentoda hükümete bütün desteği veriyoruz.
 
Geçmiş deneyimler gösteriyor ki, Nahda'nın desteği ve onayı olmadan ve dolayısıyla Nida Tunus Partisi'yle (Cumhurbaşkanının partisi ve parlamentodaki ikinci en büyük blok) bir uzlaşma oluşmadan yasaları geçirmek mümkün değil.
 
Biz Başbakan Yusuf eş-Şahid(Tunus Nida Partisinden) ile de Cumhurbaşkanı ile de süregiden bir müzakerenin içindeyiz.
 
MEE: Siyasi gündeminizin ilk sırasında neden Libya sorunu var?
 
RG: Libya'nın sorunu Tunus'un sorunudur. Problemlerimizin çözümü kısmen Libya'ya bağlı. Güvenlik meseleleri ekonomik gelişmeyi doğrudan etkiler. Devrimden önce yarım milyonun üstünde Tunuslu Libya'da çalışıyordu. Eğer bu kişiler çalışmaya geri dönebilirse Tunus'ta işsizlik ortadan kalkacaktır. (Şu anda işsizlik oranı %15.5, ve yaklaşık 625 bin işsiz var) 
 
Bununla birlikte, Tunus'ta yapılan bütün terörist saldırılar Libya'da kurgulandı. Bu, turizm endüstrisini yıkıma uğrattı. Nihayetinde Tunus-Libya sınırı çok büyük ve açık durumda. Buraya duvar inşa etmek çok mümkün olmayabilir.
 
MEE: "Engeller sistemi" olarak ifade edilen yapıyla Tunus hükümetinin 2015 başlarında yapmaya karar verdiği bir şeydi bu.
 
RG: Sınırları kapatmak Tunus'ta bazı problemlere neden olacaktır. Libya-Tunus sınırı kapatılırsa Bin Guerdene ve Tatooine'de (ikisi de Tunus'un güneydoğusunda) güvenlik ortadan kalkar ve bu Safakes'e kadar bütün bölgeyi etkiler. Tunus'un güney yarısının Libya'yla yakın ilişkileri var. Tek çözüm Libya'yla ilişkilerin normalleşmesidir. Yangın söndürülmelidir.
 
MEE: Bunu nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?
 
RG: Bugün Tunus, Libya için benzeri uygulanabilir bir örnek teşkil ediyor. Tunus, İslamcı ve İslamcı olmayan güçlerin ve de devrimci gruplarla eski rejimin destekçilerinin uzlaşısı için bir model. Libya'da Kaddafi destekçileri, devrimciler ve İslamcılar dahil bütün siyasi partilerle temasımız var. Biz sürgündeyken bunların çoğuyla Londra'da, İsviçre'de ve ABD'de görüştük.  
 
Biz BM ile de temas halindeyiz. Bir ay önce Martin Kobler(BM Libya özel temsilcisi) ile görüştüm. Libya'yla sınırı olan ülkeler arasında, krizi bitirmeye dönük ortak bir çaba için öneride bulundum. Hemfikir görünüyordu ve daha sonra da bu fikri bizzat ileri sürdü. 
 
Bu "Arap inisiyatifi", biz böyle ifade ediyoruz, Baci Kaid es-Sibsî, Abdülfettah el-Sisi(Mısır Cumhurbaşkanı) ve Abdülaziz Buteflika(Cezayir Cumhurbaşkanı) tarafından sürdürülüyor. Bu inisiyatifin gerçekleşmesine yardım etmeleri için Libya'daki siyasi partilerle olan bütün temaslarımızı kullanıyoruz. (İnisiyatifin başını çeken üç ülkenin dışişleri bakanları arasında bir görüşme yapılması zaten planlanıyor.)
 
Çarşamba günü burada, benim ofisimde iki önemli figür, Ahmet Uyahya(Cezayir Cumhurbaşkanlığı Divanı Başkanı) ve Ali el-Sallabi (İslamcı politikacı ve eski militan Abdülhakim Belhac ile bağlantılı Müslüman Kardeşler üyesi, önde gelen alim ve İslamcı politikacı) arasında bir görüşme gerçekleşti. Biz onu söz konusu Arap inisiyatifinde yer alması için ikna ettik. Başlangıçta isteksiz olan el-Sallabi, Libya'ya ilişkin teklifi görüşmeyi kabul etti. 
 
MEE: el-Sallabi bir İslamcı, dolayısıyla aranızın iyi olması şaşırtıcı değil. Peki, Doğu Libya'nın güçlü adamı ve "İslamcı" milislerle etkin bir şekilde savaşan Halife Hafter gibi biri hakkında ne dersiniz? Böylesi görüşmeye açık biri olduğunu düşünüyor musunuz?
 
RG: Şeyh Sallabi ve Halife Hafter'in çok iyi ilişkileri var. Ben de bizzat kendisiyle görüşmeyi istiyorum. Hatta aramızda zaten bir irtibat mevcut. 
 
MEE: Tunus'ta, paralel diplomatik misyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyorsunuz...
 
RG: Resmi diplomasi politikasına karşı hareket etseydim bu doğru olabilirdi. Benim durumumda biri için bu daha çok, ülkenin resmî diplomatik duruşuna hizmet eden popüler bir diplomasi şekline benziyor. Cumhurbaşkanı bana bunun bir sorun oluşturduğunu söyleseydi, devam etmezdim. Kendisiyle sürekli temas halindeyiz, bu yüzden bizim çabalarımızın onun politikalarına ancak olumlu bir etkisi olabilir. 
 
MEE: IŞİD için savaşan -kaynaklara bağlı olarak 2900 ile 5500 arasında sayısı değişen- Tunuslu vatandaşların nasıl geri döneceği hususu yaygın şekilde tartışılıyor. Bazıları dönüşlere yasak getirilmesini istiyor. Sizin konuya bakışınız nedir?
 
RG: Biz dönmelerini istemiyoruz, ancak hukuk onların tarafında. Tunus anayasası yurtlarına geri dönen vatandaşların haklarını garanti altına alıyor. Mahkemelerimiz ve hapishanelerimiz var. Teröristlerin Tunus'un adaletine teslim edilmesi gerekiyor. Onlar suçludur ve ait oldukları yer hapishanedir.
 
Onlar terörle mücadele yasası (2015 Haziran) kapsamında değerlendirilecektir. Sonrasında, dini otorite ve psikiyatrist gibi uzmanlar, bu insanlardaki hastalıkla en iyi nasıl başa çıkılacağına karar verecekler. Aslında onlar Tunus'a geri dönerse, çatışma bölgelerine kim tarafından gönderildiklerini de söyleyebilirler. Eğer gerçekten gönderildilerse tabi... Bu suçlular kendi fikirlerine sahipler ve devrimden sonra ülkenin kapıları açıldığında herkes seyahat etmekte özgürdü.
 
MEE: Nahda'nın Troika'daki(2011-2014 arasında ülkeyi yöneten koalisyon hükümeti) rolüyle ilgili bu savaşçıları ayrılmaya teşvik ettiği söyleniyor... 
 
RG:  Bu bir yığın polemikten daha fazla bir şey değil. Ülke (yerel) seçimlere doğru yol almakta ve bazı partiler bizim kazanabileceğimizden endişeli. Çünkü Nahda ülkedeki en iyi örgütlenmiş partidir. Bizi terörizmle bağlantılı göstererek korkutma taktiği uyguluyorlar. Fakat gerçekte Nahda terörle mücadelenin başını çekiyor. Aleyhimize konuşanlar Ensar el Şeria'nın 28 Ağustos 2013 tarihinde Nahda hükümetteyken terör saldırısı düzenlediğinden hiç bahsetmiyor. Biz bu örgüte karşı savaş ilan ettik ve toplantılarını yasakladık. 
 
MEE: Belediye seçimlerini düzenleyen yasal çerçeve parlamento tarafından değiştirilmeliydi. Aslında Kasım 2016'da yapılması planlanan yerel seçimler ertelendi.  Burada siyasi güçler mi rol oynuyor? Bazı siyasi partiler Nahda'nın olası bir başarısından endişe mi duyuyor?
 
RG: Diğer gruplarla müzakereler sürüyor ve biz bir mutabakata ulaşacağımızı umuyoruz. Özellikle de (Nahda'nın karşı olduğu) güvenlik güçlerinin oy verme hakkı konusunda...
 
Hiçbir yasal düzenleme bizsiz yapılamayacağı gibi sadece bizim tarafımızdan da yapılamaz. Seçimlerle siyasi dengeleri bozmak hedeflenemez. Burada önemli olan Tunus'un yerel seçimlerle demokratik değişime ulaşmasıdır. 
 
MEE: Bu sıralar git gide uluslararası bir figür gibi görünüyorsunuz. Şimdiden 2019 cumhurbaşkanlığı seçimi hedefinizde var mı?
 
RG: Hayır, böyle bir şey şu anda gündemimde yok. Bu konu hakkında zamanı gelince konuşuruz.
 

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09