Film Kritiği: "Olağan Şüpheliler"

Muhammed Mehdi Ağaoğlu, İslamî Analiz okurları için “Olağan Şüpheliler” filmini çok yönlü kritik etti.

İslamî Analiz/Kültür-Sanat

İslamî Analiz sitesi olarak, kültür-sanat içerikli haberlere yer vereceğimizi daha önceden belirtmiştik. İlk kültür-sanat haberimiz, bir film kritiği.

Muhammed Mehdi Ağaoğlu, siz değerli okurlarımız için “Olağan Şüpheliler” filmini kritik ediyor.

İlginize sunuyoruz:

Olağan Şüpheliler

Türkçeye Olağan Şüpheliler olarak çevrilen The Usual Suspects’i  Bryan Singer yönetmiştir. Senaryosunu Christopher McQuarrie’nin yazdığı film, 5 suçlunun hikâyesini anlatan kült bir filmdir.

Filmin hikâyesi, patlamanın akabinde gemide, yaralı Dean Keaton(Gabriel Byrne) ile Keyser Söze arasında geçen kısa diyalog ile başlar.  Ardından Keaton ölür. Daha sonra soruşturulan hadisede, sorgulanan Verbal Kint(Kevin Spacey) bütün olayları 6 hafta öncesinden başlayarak anlatır.

5 kişilik, her kişi alanında uzman bir suç ekibi, bir soygun gerçekleştirmişlerdir. Bu soygunda anlaşılır ki, çalınanlar yer altı dünyasının efsanesi Keyser Söze’ye aittir. Arından Söze, kendisine borçlu oldukları gerekçesiyle bu beşliye bir iş verir. Ekibin bir gemiye saldırması, parayı alması ve içindekilerle birlikte gemiyi patlatması gerekir.

Film birçok yönüyle özgündür. Klişeler neredeyse yoktur. Polis ve suçlu karakterleri, klasik görünümlerinden çok uzaktır. Yani filmin alamet-i farikası saymakla bitmez. Bu da filme gerçekçi bir hava katmaktadır haliyle.

Filmde işlenen temel düşüncelerden biri, insanın farkında olmadan başkası tarafından kullanılması trajedisidir. Fotoğrafın bütününü görmeyenler, parçada takılıp kalanlar; büyük bir planın parçası olabilir. Örneğin bir replikte şöyle diyor:

Bir polis için, açıklamalar asla karmaşık olamaz. Daima basittir. Sokaklarda olup bitenler bilinmeyen bir şey değil, bu işlerin arkasındakiler de cin değil!

Polisin mantığı bu olunca, Söze’nin polisleri parmağında oynatması gayet kolay bir hale gelir. Söze; görünmeyen, bilinmeyen ve tanınmayan bir düşmandır. Hem vahşi, hem mantıksal, hem de gizlidir. Tabiri caizse, şeytan gibidir. Düşmanını çok iyi tanır. Onun bütün zaaflarının farkındadır. Kurnazca düşmanına yanaşır ve onu can evinden vurur.

Ajan Kujan(Chazz Palminteri) de kibirli biridir. Verbal’i sorgularken dahi, ondan yüksekteki masaya oturur. Karşısındakine yukarıdan bakar. Bütün suçluları basit insanlar olarak görür.  Düşmanını küçümser.  Manipülasyon ve dezenformasyonla kafaları sulandırmaya, yönlendirmeye çalışır.

Şöyle der Verbal’e:” Senden daha zekiyim. Ve bilmek istediğim şeyi de senden öğreneceğim. İstesen de istemesen de onu senden öğreneceğim.” Mesele kimin zeki olduğu değil, zaten bunda şüphe yok. Mesele şu ki, Kujan’ın mağlubiyeti kibrindendir.

Verbal Kint ise; saf, temiz, yarım akıllı, duygusal ve gammazcı olmayan bir muhbirdir.  Keyser Söze’nin yanında tam bir aptaldır. Söze bir fenomendir, Verbal ise sıradan biri. Söze’den en çok korkan da odur. Tabi unutmamak gerekir ki, yanlışın en tehlikelisinin doğruya en yakın olduğu düşünüldüğünde Verbal karakteri, ayrı bir önem kazanmaktadır.

Filmin akıllara zarar bir senaryosu vardır. Zira başından sonuna aklın sınırlarını zorlar. Ayrıca ilginçtir ki, Verbal’in anlattıklarının gerçek olup olmadığı, ne kadarının doğru ne kadarının yanlış olduğu şüphelidir.

Film teknik açıdan da değerlidir. Kamera açıları, ışık ve gölgelerin kullanımı konsepte uygundur. Oyunculuklar orta çizginin biraz üstünde, sınıfı geçmiştir. Tabi Kevin Spacey’nin “Verbal Kint” performansı ise hafızalara kazınacak türdendir

Senaryosuyla, yönetmenliğiyle, oyunculuklarıyla “olağanüstü” olan bu filme 10 üzerinden 9,3 veriyoruz.

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09