KÜLTÜR SANAT

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 1.4.2015 15:58:57

Film Kritiği: Köstebek

Muhammed Mehdi Ağaoğlu, İslami Analiz okurları için “Köstebek” filmini kritik etti. Film Kritiği: Köstebek

İslami Analiz/Haber Merkezi

Muhammed Mehdi Ağaoğlu, İslami Analiz okurları için “Köstebek” filmini kritik etti.

The Departed (Köstebek) Film Kritiği

Martin Scorsese’nin yönettiği The Departed, Türkçeye Köstebek ismiyle çevrilmiştir. Başrollerini Leonardo DiCaprio, Jack Nicholson ve Matt Damon gibi güçlü isimlerin paylaştığı film, mafya-polis mücadelesini anlatıyor.

Filmde, eyalet polisi, artan suç yoğunluğuyla birlikte, bölgenin ünlü mafya lideri Frank Costello(Jack Nicholson)’nun açığını aramaktadır. Polis, bir türlü açık vermeyen Costello’nun yanına bir muhbir sokmaya karar verir.  Bu iş için Billy Costigan(Leonardo DiCaprio) görevlendirilir.

Costello da boş durmamıştır. Polisin içerisine adamı Colin Sullivan(Matt Damon)’ı yerleştirmiştir. Polisin mafyada bir muhbiri vardır, mafyanın da poliste muhbiri. Aslında bütün mücadele iki köstebek arasında geçmektedir.

Tabi filmin akışında muhbirlerin sayısı artmaktadır ki, en şaşırtıcısı da Castello’nun da aslında FBI’ın muhbiri çıkmasıdır.

Scorsese’i, suç temasını işlediği filmleriyle biliyoruz. Suçun anatomisi ve suçun insan psikolojisi etkisi üzerindeki etkisi karakterler üzerinden yansıtılmaya çalışılmış. Filmin isminin çevirisi de bahse değer: Bilindiği üzere köstebekler, kendi ağırlığından fazlasını yerler; dolayısıyla köstebek ironisi filme oturmuş.

Filmde aynı zamanda casusluk psikolojisini de görmekteyiz. Casus, çift kişilikli, iki insan bir insandır. Dedektif Sullivan iyi adamı, Costigan da kötü adamı oynamaktadır. Sullivan nitelikli bir köstebek. Aslında bir ‘münafık’. Temel münafıklık alametlerini tam anlamıyla taşıyor: Konuştuğunda yalan söylüyor, verdiği sözde durmuyor, kendisine güvenildiğinde de ihanet ediyor.

Filmde kullanılan dilin bozukluğu her ne kadar mafya, yeraltı, suç gibi mefhumlarla uyumluluk gösterse de pek hoş durmamış. Küfürlü ve müstehcen diyaloglar bolca mevcut.  Buna karşın kullanılan racon dili doğal bir yapıda sunulmuş. Kurtlar Vadisi havası kesinlikle yok. Örneğin şu replik ilginç gelebilir:

 “Beni tanıyor musun? Ben, dövebileceğin ve dövemeyeceğin adamlar olduğunu söyleyen kişiyim Bu herif dövemeyeceğin biri değilse de dövemeyeceğine yakın biri. O yüzden şu anda bu olayın kuralını koyuyorum: Onu dövmeyeceksin. Anladın mı?

Filmin iyi örülmüş bir hikâyesi var. Tedrici olarak tekâmül eden bir değişim süreci var filmin. Tabi senaryosunda yer yer boşluklar, cevapsız sorular da yok değil. Ayrıca, her ne kadar biçimsel olarak fena sayılmayacak bir finali olsa da film, nihayetinde Amerikan polisinin kazanması sebebiyle buram buram Hollywood klişesi kokuyor.

Filmde ciddi bir derinlik sorunu da var. Scorsese’nin birçok filminde bu sıkıntı var. Filmin düşünsel alt katmanlarına inemiyoruz. Filmin bir anlam dünyası, felsefesi yok. Görsel ve işitsel malzemelerin çokluğunun yanında, hafif kafayı çalıştıran, akıcı, gerilim dozajı yüksek; ortalamanın biraz üstünde bir film meydana gelmiş.

Belirtmek gerekir ki, filmin orijinal senaryosu Mou Gaan Dou filmine ait. Söz konusu film 2002 yapımı bir Hong Kong filmi. Türkçeye Kirli İşler olarak çevrilmiş. The Departed’te aradığını bulamayanlar bu filme bakabilir. Film, yere daha sağlam basan senaryosuyla ve dengeli tutumuyla The Departed’tan bir adım önde.

Her ne kadar “çakma” da olsa;  konusu, senaryosu ve kaliteli oyunculuklarıyla filmin vasatın üstünde çıktığını söyleyebiliriz. Polis, FBI ve mafya ilişkisi üzerinden, yeraltı dünyasında işler nasıl dönüyor, sorusuna odaklanan The Departed izlemeye değer.

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09