TÜRKİYE

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 16.5.2018 12:21:50

Filistin'e Geri Dönüş Platformu'ndan İsrail Başkonsolosluğu önünde eylem

İstanbul'da işgal rejimi İsrail'in Levent'teki başkonsolosluğunun önünde Filistin'e destek, İsrail'e protesto gösterisi yapıldı. Filistin

İslamî Analiz/Haber Merkezi

İstanbul'da işgal rejimi İsrail'in Levent'teki başkonsolosluğunun önünde Filistin'e destek, İsrail'e protesto gösterisi yapıldı.

Dün (15.05.2018/salı) akşam namazının kılınmasının ardından 21:00 gibi başlayan eylemde Platform adına Mehmet Şahin Filistin'de yaşananlara dair bilgi verirken, Türkiye hükûmetinden yapılması beklenen tavır ve davranışlara dair açıklamalarda bulundu.

Ramazan boyunca Filistin'de yaşanacak gelişmeleri izlemeyi sürdüreceklerini belirten Şahin, Müslümanlardan kendilerini takip etmeleri ve gidişata göre belirlenecek eylem ve protesto gösterilerine katılmaları ricasında bulundu.

"İstanbul'dan Hamas'a Direnişe Bin Selâm; Katil ABD Ortadoğu'dan Defol; Siyonist Elçilik Kapatılsın" gibi sloganların atıldığı program, basın açıklamasının ardından son buldu.

Programda okunan basın açıklaması şu şekilde:

SİYONİZMLE MÜCADELEYİ TÜM DÜNYAYA YAYMALIYIZ

Bismillahirrahmanirrahim

İngiliz Hükûmeti’nin 1917 yılında ilan ettiği Balfour Deklarasyonu ile Filistin toprakları Filistinlilerden arındırılarak dünyanın pek çok yerinden getirilecek olan Yahudilere tahsis edildi.

2. Dünya Savaşı’na kadar bu deklarasyon doğrultusunda dünyanın pek çok yerinden yığınlar halinde getirtilen Yahudiler, o toprakların binlerce yıllık sakinleri olan Filistinlileri, İngiliz manda idaresinin yardımı ve göz yummasıyla tehdit ederek ve öldürerek yurtlarından çıkardılar.

Batılı devletler eliyle Filistinlilere karşı uygulanan bu acımasız ve haksız vatansızlaştırma politikası Filistin topraklarında yüzyıllarca barış içinde yaşayan farklı din ve kültürden gelen insanları birbirine düşman ederek, sadece Filistin’de değil tüm dünyada beraber yaşama kültürünü zehirledi, yok etti ve dünya barışını tehdit edecek fitnenin ve terörün tohumlarını özellikle İslam coğrafyalarına ve tüm dünyaya ekti.

Özellikle 2011yılından itibaren Libya, Tunus, Mısır, Suriye, Yemen, Lübnan ve Irak çıkartılan iç savaş, kargaşa ve kaos ile Siyonist rejim çevresinde istikrarsız ve halkları birbirine düşman olmuş ülkeler haline getirildiler.

Satılmış 'Petrol Krallıkları' da petrol gelirlerini Ortadoğu’nun daha fazla yanması için vekalet savaşlarına yatırarak  kan ve gözyaşını, nefret ve intikam duygularını güçlendirdiler.

İş birlikçi Arap rejimlerini arkasına alan İsrail’i sevindiren ve rahatlatan tüm bu gelişmelerden sonra ABD başkanı deli ve ahmak Trump’ın Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu kabul etmesi ve 14 Mayıs NEKBE (Filistin’e Geri Dönüş) gününde Tel Aviv'deki büyük elçliğini Kudüs’e taşıyacağı kararını vermesi hem ülkemizde hem de dünyada tepkilere yol açmıştır.

Biz yeryüzünün özgür ve hür insanları olarak, Direniş Birliklerinin yanındayız ve terör şebekesi İsrail, terörizmin merkezi ABD ve satılmış Arap Krallıklarından beriyiz.

Kudüs ancak ve sadeceFilistin'in başkentidir. İsrail adi bir terör şebekesidir ve biz direniş gönüllüleri olarak ne İsrail'i ne de deli Trump’ın başkent kararını tanımıyoruz. Bu karar bizler için yok hükmündedir.

Ey Dünyanın Özgür İnsanları,

Gelin hep beraber direnişe ve direniş şehidlerine ses verelim. Satılmış krallara ve devletlere rağmen sesimizi yükseltelim. İnsanlığın ortak değeri olan bu kutsal mekanları ve işgal edilmiş toprakları Siyonistlerin elinden kurtarıp gerçek sahipleri olan Filisitnlilere geri vermek için direnişin birer neferi olalım.

Ey Müslümanlar,

Gelin bizim zayıflığımızdan ve bağnazlığımızdan faydalanan İsrail’in aramıza soktuğu mezhepçilik ve ırkçılık fitnesine karşı bir ve birlik olalım. Vahdet bayrağını ve ilkesini yüceltelim. İslam coğrafyalarının kan ve gözyaşı ile ıslandığı yeter. Anaların ve çocukların feryatları arş-ı âlâya ulaştı. Siyonist katillere karşı birlik olalım ve aramıza soktukları nifak tohumlarını yok edelim. ABD ve satılmış krallara karşı tek cephe olalım, oyunlarını bozalım.

Sadece Kudüs,Gazze, Batı Şeria ve Ramallah Filistinlilerin değil; Hayfa, Yafa, El Halil, Tel Aviv, Aşdot, Netenya, Bethelem, Taberiyye, Nasıra ve Akko’da Filistin toprağıdır ve Siyonist şebeke tarafından işgal edilmiştir, gayri meşrudur ve siyonizmin kökü kurutulana kadar direniş devam edecektir.

Sadece Mescid-i Aksa değil tüm camiiler ve mescidler, kiliseler ve havralar Hz.İbrahim, Hz.Musa, Hz.İsa ve Hz.Muhammed’in takipçileri olan Filistinlilerindir. İçinde Allah’ın adının anıldığı tüm ibadethaneler özgür oluncaya kadar Siyonist İsrail’le mücadelemiz ve savaşımız devam edecektir.

Terör teşkilatı İsraile karşı direnen kutlu liderlerden Şeyh Ahmed Yasin, Fethi Şikaki ve Abbas Musavi’yi de hunharca şehid eden Siyonistler her geçen gün ABD ve satılmış Arap rejimlerini arkasına alarak katliamlar yapmaya ve İslam coğrafyasını işgale devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Malezya’da Siyonizmin tetikçisi MOSSAD tarafından Filsitinli bilim adamı Fadi el-Batş’ın şehid edilmesi de göstermiştir ki Siyonist İsrail, Direniş Unsurlarına karşı tüm dünyada fiili savaş vermeye devam etmektedir. Biz özgürlük ve direniş sevdalıları olarak Siyonizme karşı sadece Filistin de değil  tüm dünyada fiili bir mücadele ve savaş başlatmak zorundayız.

Ey İnsanlar,

Akıl, bilgi vehikmet biz Müslümanlardan uzaklaştırıldığı için Filistinliler de kendi topraklarından uzaklaştırıldılar.

Vahiy, Kur'an ve Sünnet hayatımızdan uzaklaştırıldığı için çocuklar, kadınlar ve yaşlılar kendi öz yurtlarından uzaklaştırıldılar.

Siyaset, adalet ve devlet İslam coğrafyalarından uzaklaştığı için Filistin, Kudüs, Gazze bugün bizden uzaklaşmıştır.

Filistin’de Siyonist İsrail ve ABD’ye karşı zafer kazanmak tüm insanlığın ve İslam dünyasının top yekûn savaş vermesi ve mücadele etmesiyle ancak mümkün olabilir. Gazze’de Toprak Günü münasebetiyle başlayan ve hâlâ devam etmekte olan gösteri ve direniş, yüzlerce şehid vermesine rağmen şanlı bir şekilde devam etmektedir. Gazze’den başlayan bu direniş dalga dalga yayılarak katil İsrail'i döktüğü kanda boğacaktır.

Ey Müslümanlar,

Filistin’e tükukunu gözetecek duyarlılığa geri dönmemiz gerekmektedir.

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; tüm cemaatlerimiz, kliklerimiz, kuruluşlarımız, derneklerimiz, partilerimiz, vakıflarımız,  abilerimize, ablalarımıza, şeyhlerimize, gavslarımıza hizmet etmekten vazgeçip İslam için insanlık için direniş için hizmet etmeye geri dönmelidir.

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Kapitalizm, Liberalizm, Globalizm , Emperyalizm mikroplarının bünyemizde açtığı yaralara Hz.Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in getirdiği ilaçlarla tedavi etmeye geri dönmeliyiz.

Filistin’e tümFilistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Mezhepçilik, cemaatçilik, particilik, ırkçılık yapmaktan vazgeçip kardeşlik hukukuna geri dönmeliyiz.

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; aramızdaki ihtilaflı konuları konuşmaktan tartışmaktan ve yüzyıllardır bir türlü çözülemeyen itikadi, fıkhi ayrılıkları ortaya çıkarmaktan vazgeçmeli, Siyonistlerin ve emperyalistlerin olmadığı bir ortak geleceği yapılandırmanın gayret ve çabasına geri dönmeliyiz.

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; rüyaya, hayale, menkıbeye, keramete boğulan fikir ve din dünyamızı bilgi, hikmet, ahlak, cesaret ve direnişle zenginleşen bir yapıya döndürmeliyiz.

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; sadece kendi mezhep ve meşrebimizdeki inananlarla oluşturduğumuz izole hayattan çıkarak tüm Müslümanları dinde kardeş tüm insanları yaratılışta eş gören bir erdeme dönmeliyiz.

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; kendi mensubu bulunduğumuz kabile, ırk ve cemaatteki insanların hatalarına kör, diğerlerinin yaptığı her şeye şahin kesilmekten vazgeçip sevmediğimiz topluluğa karşı içimizdeki kinin bizi adaletsizliğe sevk etmemesini sağlayan İslam İtikadına geri dönmeliyiz.

Siyonist işgal bugün:

- 7 milyonu mülteci kamplarında yaşamak zorunda bırakılmış sürgün bir halk demektir,

- Milyonlarcasıkendi vatanında aşağılanmış, esir edilmiş bir halk demektir,

- On binlerce şehid, yaralı ve tutsak demektir,

- Nükleer ve kimyasal silahlarla yok edilmiş bedenler ve kirletilmiş çevre demektir,

- Dünya egemenlerinin hukuk ve adalet konusundaki ikiyüzlülüğü demektir,

- Yok sayılmış, ayaklar altına alınmış uluslararası kurumlar ve kurallar demektir,

- İğfal edilmiş insani gelenek, insancıl hukuk ve uluslararası hukuk demektir,

- Örülmüş duvarlar demektir,

- Yok edilmiş beraber yaşama iradesi demektir,

- İmha edilmiş dünya barışı demektir.

Dünya barışı, Filistin topraklarında tekrar toplumlar arasında barışın sağlanmasına yani Siyonist işgalin son bulmasına bağlıdır. Barış, bölünmüş bir Filistin ile değil Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi toplulukların barış içinde beraber yaşayacağı tek bir bir Filistin ile mümkündür.

Filistin’in özgürleşmesi için yıllardır fedakarca mücadele yürüten tüm Filistin direniş gruplarını selamlıyor, şehidlere rahmet, gazilere şifa, tutsaklara özgürlük, mültecileştirilmiş halkımıza özgür vatan diliyoruz.

Böyle hadsiz ve hukuksuz bir işgal ve katliama kimse reel politik söylemiyle izahat getiremeyecektir. Bizler artık bahane ve süslü kınama sözleriyle geçirilen günler istemiyoruz!

Bizler Siyonist İsrail'in onurlu direniş erleri tarafından yok edildiği,

Katil Amerika'ya darbe üstüne darbe vurulduğu,

Nato üslerinin kapatılıpdarmadağın edildiği,

Filistinlilerin özgürce kendi vatanlarında yaşadıkları,

Anaların gözyaşlarının dindiği, çocukların feryatlarının kesildiği günlerin tez gelmesi için Ümmet coğrafyasındaki tüm hükümetlerin ve siyasilerin harekete geçmesini ve sorumluluklarını yerine getirmelerini bekliyoruz.

Bu Platformu oluşturan bizler de bu hedefler doğrultusunda bedel ödemeye ve Filistinli kardeşlerimizin yanında her anlamda durmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz.

Biz bu coğrafyada Amerikan üssü görmek istemiyoruz.

Biz bu coğrafyada Amerikan askeri görmek istemiyoruz.

Biz bu coğrafyada Amerikan bayrağı görmek istemiyoruz.

Biz bu coğrafyada Amerikan uşakları görmek istemiyoruz.

Filistin halkının hız kesmeyecek şanlı direnişi karşısında Siyonist kukla Trump, kısa sürede nasıl bir yanlışın içinde olduğunun farkına varacaktır.

ABD ve İsrail’le bir şekilde ilişkide bulunan tüm hükümetler izledikleri politikaları gözden geçirmek zorunda kalacaklardır.

Filistin toprakları ve Kudüs bizim onurumuzdur, iffetimizdir.

Vazgeçmeyeceğiz…                                                                                       

FİLİSTİNE GERİ DÖNÜŞ PLATFORMU

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09