KÜLTÜR SANAT

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 29.8.2015 12:24:33

Emre Yumrukaya yazdı: “Peygamberler ve Medya”

İslamî Analiz köşe yazarlarından Emre Yumrukaya, medyanın fonksiyonunu ele aldığı yazısında, peygamberlerin insanoğlu Allah'a tapsın diye bilgi getirirken; medyanın insanoğlu şeytana/şeytani arzulara tapsın diye bilgi getirdiğine dikkat çekti. Emre Yumrukaya yazdı: “Peygamberler ve Medya”

İslamî Analiz/Köşe Yazıları

İslamî Analiz köşe yazarlarından Emre Yumrukaya, medyanın fonksiyonunu ele aldığı yazısında, peygamberlerin insanoğlu Allah'a tapsın diye bilgi getirirken; medyanın insanoğlu şeytana/şeytani arzulara tapsın diye bilgi getirdiğine dikkat çekti.

Yazıdan bir kesit şöyle:

Türkçede “medya” olarak kullandığımız sözcüğü etimolojik olarak ele aldığımızda, Latince aslının “media” yani “araçlar, aracılar” anlamına gelen kelime olduğunu görürüz.

Media sözcüğü İngilizcede özellikle basın ve yayın araçlarını ifade etmektedir.

Latince kökenli olan “media” kelimesi “medium” kelimesinin çoğul halidir.

İngilizcenin dil yapısı yabancı dillerden alınan sözcüklerin, köken dilin çoğul ve tekil halleriyle değiştirilmeden kullanımına uygun olmasına rağmen Türkçenin dil yapısı bu uygulamaya müsait değildir.

“Media” sözcüğünü İngilizcede olduğu gibi Türkçeleştirmeye çalıştığımızda “medya” olarak değil “medyalar” olarak çevirmek zorunda kalırız.

İfade ettiğimiz üzere, medya (media) sözcüğünün köken itibarıyla tekil hali “medium”dur.  “Medium”da İngilizcede kullanıldığı haliyle “orta boy, vasat, aracı, vasıta” gibi anlamlarıyla birlikte Latince kökeniyle de “ortada olan şey, aracı” anlamlarına gelir.

Örneğin; ruhlarla insanlar arasında aracılık ettiğine inanılan kimselere, Türkçede “medyum” denir. Türkçeye Fransızcadan geçen sözcüğün kökeni de yine Latince medium (aracı) sözcüğüne dayanır.

Hülasa, günümüzdeki kullanımıyla basın ve yayın araçlarını ifade eden “medya”yı; “aracılar” olarak da anlayabiliriz.

Medya kim adına ve ne için aracılık eder?

Medya sözcüğünün Türkçeye öncelikle bir reklamcılık terimi olarak girdiğini biliyoruz.

Bir üretici, medyayı aracı kılarak -reklamlar vasıtasıyla- ürettiği ürünün tüketici ile buluşmasını teminat altına almayı hedefler. Medyanın aracılık ettiği bu alışverişte kaliteli bir ürün edinebileceğimiz gibi kalitesiz bir ürün de edinebilir ya da bir ürüne değerinden daha fazlasını ödeyerek yaptığımız alışverişte kandırılmış olabiliriz.

Burada görüldüğü üzere, medya, üretici ile tüketici arasında “aracılık” etmiş ve bir takım sonuçlar doğmasına sebep olmuştur.

Medyanın aracılık ettiği bu ürün alışverişinde kandırılmanın sonuçları; kişiye bir miktar fazla para ödemesi şeklinde yansır ve bu durumun da telafisi mümkün olmayan boyutlara uzanması söz konusu değildir.

Tabii ki medya sadece üretici ile tüketici arasında aracılık etmez. Bununla birlikte medyanın aracılık ettiği daha hayati ve sonuçları itibarıyla onulmaz yaralara yol açan meseleler vardır.

Modern dünyadaki yaygın kitle iletişim araçları (medya), küresel ölçekte, “bir elin beş parmağını” geçmeyecek kadar azınlık olan “azgın” bir zümrenin elinde tekelleşmiştir. Dünyada on binlerce ve hatta yüz binlerce irili ufaklı medya patronunun olması bu durumu değiştirmez. Çünkü, dünya üzerindeki genel bilgi akışını azınlık olan bu “Medya Tiranları” sağlamakta; öne çıkarılacak olayların, küresel hâkim paradigma ile uyum içerisinde olup olmadığına bunlar karar vermektedir.

İmdi, geldiğimiz noktaya göre günümüz medya’sının, en başta yeryüzü ölçeğinde ekonomik ve siyasal hesap sahipleri ile dünya halkları arasında, halkların aleyhine olmak üzere “aracılık” faaliyetlerini yürüttüğünü; Küresel Tiranların manipülasyon içeren mesajlarını halkların zihnine büyük bir ustalıkla nakşettiğini söyleyebilir, ikincil öneme sahip yönlendirmeler olarak da; yerel iktidar/otorite ile yerel halklar, sermaye grubu ile halklar vb. türündeki aracılık çalışmalarını konu edebiliriz.

Irak işgalini ele alalım; ABD, Irak’ı işgal etme gerekçesi olarak,  Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğunu öne sürdü ve dedi ki “bu silahlar bölge için büyük bir tehdit oluşturuyor”; akabinde 20 Mart 2003 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri önderliğinde oluşturulmuş koalisyon güçleri Irak’ı işgal etti. Amerikan işgalinin katliamlar getireceğini anlamak için zorlu bir zihinsel çaba sürecine girmek gerekmiyordu. Dünya meselelerine ilgili her bir fert işgal sonuçlarını kestirebilirdi. İşte bu noktada, dünya kamuoyunu yönlendirerek işgali meşru görmelerini sağlayacak “aracılar” gerekiyordu…

Irak işgalinde, aracılar yani medya sahnedeki yerini aldı ve Amerika’nın “Kimyasal Silahlar ve Küresel Terörizm” mesajlarını dünya kamuoyuna ulaştırdı. Tabii ki aracılık kurumunun gereklerinden biri olarak da, halklara bu mesajları (yalanları) aracı kılanın istediği şekilde anlatarak ikna yollarını aradı.

Amerika’nın Irak’ı işgalinin sonucu, bahsettiğimiz üzere basit bir alışverişte aracılar tarafından yanlış yönlendirilmenin bedelinden “çok daha” ağır oldu; ölen milyonlarca masum insan, tecavüze uğrayan binlerce kadın, toplu tecavüzler sonucu yaşamını yitiren yüzlerce Müslüman kadın, Müslümanlar arasında çıkan mezhep savaşları, aşırı grupların ortaya çıkmak için uygun zemin bulması…

Medya, mevcut bir iktidar ile insanlar arasında “aracılık” edebilir; siyasal hesaplar doğrultusunda uygun bir “ortam” hazırlayarak güdülen politikanın halkça da desteklenmesini sağlayabilir.

Buradaki sıkıntı, yönetim mekanizmasını elinde tutan iradenin, uluslararası angajmanlara hapsolmuş ve küresel bir denklemin içine sıkışmış olabileceği; sulh için uzun veya biraz uzun vadeli maslahatları gözetmek yerine yakın, çok yakın vadeli hesapları öncelemesi, kapıldığı hırslar sonucu olayları olması gereken profesyonellik/soğukkanlılıkla okuyamıyor oluşu…

Bir başka deyişle, medya’ya hâkim olan unsurların, kahramanları hain, hainleri ise bir kahraman olarak gösterebileceğini; insanlığı “yok edebilecek” dereceye ulaşmış yanlış politikaların fanatik çevrelerini bir çatı altında toplayabileceğini söylemek istiyoruz.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09