Bangladeş'te 'işçisiz işyeri güvenliği'

Bangladaş menşeili giyim ürünlerinin hangi koşullarda üretildiğiyle kimse ilgilenmiyordu, ta ki 2013 Nisan'ında Bangladeş'te bir tekstil fabrikasında 1127 işçi yaşamını yanarak yitirip, 2400'ü ağır yaralanana ve haberi ajanslara düşene dek.

2013 Nisan'ında Bangladeş'te bir tekstil fabrikasında 1127 işçi yaşamını yanarak yitirip, 2400'ü ağır yaralanana ve haberi ajanslara düşene dek, Bangladaş menşeili giyim ürünlerinin hangi koşullarda üretildiğiyle kimse ilgilenmiyordu,

Emek gücü sömürüsüne dayalı üretim yapan ülkelerdeki ''İş Güvenliği'' adı altında oluşturulmuş düzenlemelerin 'işçi güvenliği'nden ziyade, patronun kârını garanti altına alacak önlemler silsilesi olduğu biliniyor.

Bangladeş, tekstil üretiminde Çin'den sonra en büyük ihracat ülkesi. Avrupa pazarı hem Bangladeşli tekstil patronları hem de Avrupalı satış mağazaları için çok önemli bir kâr alanı. 1127 işçinin yanarak ölmesinden sonra Avrupa'da faaliyet yürüten kimi duyarlı çevreler Bangladeş menşeili ürünlerin tüketicilerce boykot edilmesi için kampanyalar örgütlemişlerdi. Bu durumdan etkilenen Bangladeşli patronlar ile onların Avrupa ve ABD'deki iş ortakları, durumu kurtarabilecek kimi önlemlere başvurdular.

'Duyarlı' firmalar görev başında

Duyarlı tüketici boykotlarının yarattığı basınçtan kaynaklı imaj cilalama kaygısı, içinde H&M, Adidas, Benetton, Aldi gibi dev mağazaların öncülüğünü ettiği "Bangladesh Accord on Fire and Building Safety" tarafından ise, toplam 189 firmanın 'çabaları' sonucu elde edilen veriler Salı günü kamuoyu ile paylaşıldı.

Bu teftiş ile elde edilen sonuçta; ''Bütün fabrikalarda iş güvenliği hatası bulduk'' ifadesi yer aldı. Bangladesc Accord'un baş müfettişi Braid Loewen'in yaptığı açıklamaya göre, 1106 fabrikada yapılan teftişler sonucunda 80 binin üzerinde iş güvenliği eksiğine ulaşıldı.

40'ın üzerinde fabrikanın geçici olarak kapatılması önerildi, çünkü iş güvenliği konusunda hemen hiçbir şeyin bulunmadığı saptandı. Komisyon raporunda iş güvenliği için yapması gereken harcama her bir fabrika için en az 250 bin dolar olarak saptanırken, kimi görece daha büyük fabrikalarda bu rakam 1 milyon dolara kadar çıkabiliyor.

Dünyanın iki numaralı tekstil devinin patronları da elbette politikanın içinde. Daha önce çocuk emeğinin sömürülmesine karşı çıkan kampanyalarda olduğu gibi aynı tehditi savuruyorlar: ''Bu kadar iş güvenliği harcaması yaparsak, iş yerimize kilit vurmak zorunda kalırız!''

Paylaş:

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09