Aydın Damar’ın Kaleminden Fatiha Suresi’nin Günümüze Yansıyan Tefsiri

İslamî Analiz köşe yazarı Aydın Damar, “Bizi doğru yola ilet!” başlıklı yazısında Fatiha Suresi’ni güncelleştirerek tefsir ediyor.

İslamî Analiz/Köşe Yazıları

İslamî Analiz köşe yazarı Aydın Damar, “Bizi doğru yola ilet!” başlıklı yazısında Fatiha Suresi’ni güncelleştirerek tefsir ediyor.

İşte o yazıdan bir kesit:  

“Dünya Müstekbirleri (merkezinde Siyonizm olan) bütün insanlığın her konuda kendilerine yönelmesini arzu etmektedirler. Ne tür bir ihtiyaçları varsa bunu kendileri gidermeyi ve insanları kendilerince tatmin etmeyi amaçlamaktadırlar. Kendileri dışında bir yerlerin, insanlığın yöneliş merkezi olmasına tahammülleri yoktur. Dünya ölçeğinde tam bir otorite kurmak ve insanlığı kendisine köle yapmak için çabalamaktadırlar. Kendilerince kurdukları küresel sisteme bütün fertlerin ve devletlerin tabii olmasını ve küresel sistem gerçekliğinde hareket etmesini istemektedirler.

Rabbimiz ise bize, yeryüzünde hâkimiyetin sadece ve sadece Allah’a ait olduğunu ve bütün yönelişlerin ve övgünün âlemlerin rabbi olan Allah’a ait olduğunu bildirmektedir. "Elhamdü lillahi Rabbil Alemin." Müslümanlar bu ayet ışığında yeryüzünde hiçbir sisteme, ideolojiye, otoriteye, izmlere, vs.. hamd ederek övgü içinde bulunamazlar/bulunmamalıdırlar. Çünkü hamd ulusal ve küresel ölçekli güç sahibi olanlara değil, bunlardan da daha büyük güç sahibi, âlemlere Rab olan o yüce otoriteye karşı olmalıdır. İnsanlar fıtrat olarak kendilerinde daha güçlü birilerinin karşısında endişe ve korku duyarlar. Fakat bir kişi, kendisinden güçlü olan düşmanından daha güçlü birisine güveniyorsa, karşısındaki o güçlü kişiye hiç tereddüt etmeden kafa tutabilir ve ona karşı koyabilir. Çünkü onun karşı durduğu düşmanından daha güçlü bir koruyucusu vardır. Her zaman o koruyucunun kendisini karşısındaki düşmanlardan koruyacağını bilir. İşte bu psikolojiyledir ki iman eden bir mümin hem ulusal, hem de küresel güç sahibi otoritelerden asla korkmaz/korkmamalıdır. Mümin insan bilir ki kendisini tehdit eden o ulusal ve küresel otoritelerden daha güçlü olan bir koruyucusu vardır. Hem bu koruyucu öyle güçlüdür ki bütün Âlemlerin Rabbidir. Yeter ki kendisinde ona karşı herhangi bir tereddüt olmasın. Kendisinin bütün yönelişleri ve kabulleri ona olsun. Onun korumasından, yardımında tereddüt etmesin. Bilsin ki O, Âlemlerin Rabbidir. Kimsesizlerin, yetimlerin, yoksulların, darda kalmışların, mustazafların, hülasa bütün insanlığın Rabbidir. Yeter ki fikren, kalben, huşu içinde ona iman etsin.”

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09