Aydın Damar, Kur’an kıssaları bağlamında “sözde din adamları”nı yazdı

İslamî Analiz köşe yazarı Aydın Damar, Kur’an kıssaları bağlamında “sözde din adamları”nı anlattığı yazısında bugüne dair çıkarımlarda bulunuyor.

İslamî Analiz/Köşe Yazısı

İslamî Analiz köşe yazarı Aydın Damar, Kur’an kıssaları bağlamında “sözde din adamları”nı anlattığı yazısında bugüne dair çıkarımlarda bulunuyor.

İşte o yazıdan bir kesit:

“İslam dünyası tipik bir şekilde Hz Muhammed(a.s.)’den önceki Kudüs merkezli dünyanın halini yaşıyor. Din adamları mabetleri mesken tutup, kendilerini kutsayıp, insanların gerçek dini anlamalarına engel oluyor. Kiliseler ve sinagoglar ayrışmış, her din adamı kendisinin ve kendi cemaatinin İbrahimî din üzerine olduğunu söyleyip, gerçek doğrunun kendi doğruları olduğunu söylüyor. Fakat kendilerinin uydurduğu din algısına, inançlı insanların da inanmasını istiyorlar. Kendileri gibi düşünmeyen kişileri aforoz ederek dinlerinden uzaklaştırıyorlar veya katlediyorlar. Kendilerinin gerçekte İbrahimî din üzerine olduğunu söyleyip diğer dindaşlarının sapkınlık içinde olduğunu çok rahat söyleyebilmektedirler. Her din adamı artık kendi mabedini kurmuş ve insanların Allah(c.c.) yerine, kendilerine tapınmasını veya Allah(c.c.)’ın ilahi metinlerde koyduğu haram-helallerin yerine kendilerinin uydurduğu haram-helallerine uymalarını ister olmuşlardır. Artık mabetler ve din adamları Allah (c.c.)’ın yerine geçmiş ve din adamları kimin imanını takdis ediyorsa o iyi bir mümin, kimin de imanının yok olduğunu söylüyorlarsa o da kâfir oluyordu.

Din adamları kendi çıkarlarını korumak için, Allah(c.c.)’a savaş ilan etmiş zalim otoritelerden medet ummaktan çekinmediler. Sadece kendi çıkarlarına dokunulmadığı zaman Bizans gibi insanlara zulmeden bir rejimle anlaşabilmektedirler. Yeter ki kendi çıkarları ve nemalanmaları zarar görmesin. Allah(c.c.)’ın dinine ne olduğu gerçekte onların umurunda da değildi. Gerçek Allah(c.c.) korkusu olsaydı kesinlikle zalim olan sistemlerden kendilerini koruması için yardım medet ummazlardı. Ama tarih bize gösteriyor ki nice din adamı otoriteye boyun eğmiş ve oralardan nemalanmıştır.

Kur’an’ın bize anlattığı Hz. Muhammed (a.s.) öncesinde en önemli tarihi kıssalar Kudüs şehri çevresinde şekillenen mücadelelerdir. O yıllardaki Kudüs şehrindeki var olan mücadele, bize ve günümüze ışık tutması açısında önemli veriler içermektedir. Günümüzdeki din adamlarının birlik olamamasının, bir avuç Siyonist çetenin bütün Müslümanları nasıl yönettiğinin/yönlendirdiğinin kaynakları oralardadır. Zekeriya (a.s.), Yahya (a.s.), İsa (a.s.)’ı anlamadan günümüzdeki bu dağınıklığın sebeplerini tam olarak anlayamayız. Din adına insanları acımasızca kesen IŞİD canavarını asla anlayamayız. Veya günümüzün emperyalist güçlerinden beslenen, İslam’ın en büyük düşmanı olan Siyonist şeytanlarla beraber olabilen ve nemalanan İslami cemaatleri de anlayamayız. Kendilerinden olmayan veya kendileri gibi düşünmeyen diğer İslami cemaatleri çok rahat bir şekilde tekfir edip, gerekirse onların başını vurmaktan çekinmeyen Müslüman grupları anlamak için, Yahya (a.s.)’ın mücadelesini çok iyi anlamamız gerekmektedir. Nitekim Rabbimiz Yahya (a.s.)’ı var olan yanlış din algısını düzeltmek için ve inanan insanlara Allah(c.c.)’ın gerçek dinini öğretmek için gönderdiğinde, ilk önce ona karşı çıkanlar maalesef mabetleri ve kendilerini kutsallaştıran din adamları olmuştur. Çıkarları altüst olan, toplumda saygınlıkları yok olacağını gören bu sözde din adamları gerçeği görmek istememişler ve kendilerine karşı çıkan Allahın gönderdiği peygamberlerin kellesini vurmaktan çekinmemişlerdir.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09