TÜRKİYE

Haberi Sosyal Medyada Paylaş ! 15.3.2019 13:53:56

Ali Haydar Haksal: Müslümanlar ırkçı faşizanlığa evrildi; aydınlarımızdan ve öncülerimizden ses çıkmıyor

Ali Haydar Haksal, Milli Gazete’deki köşesinde derin ellerin Türkiye üzerinde yeni planlar tasarladığını dile getirdi. Ali Haydar Haksal: Müslümanlar ırkçı  faşizanlığa evrildi; aydınlarımızdan ve öncülerimizden ses çıkmıyor

Ali Haydar Haksal, Milli Gazete’deki köşesinde derin ellerin Türkiye üzerinde yeni planlar tasarladığını dile getirdi.
 
Kötülük ve öfke tohumları
 
Başımızdaki musibetler yetmiyormuş gibi, bir seçim atmosferindeki gerilim, öfke, ötekileme ve ağır suçlamalar ile 1970’li yıllara dönüyoruz. Bin türlü sorun varken, uluslararası ilişkilerde alabildiğine sıkıntılar yaşanıyorken, içeride durduk yerde büyük bir ayrışma ile geleceğe çatışma zemini hazırlanıyor.
 
Muhafazakâr Müslümanların yıllar yılı mücadele ettikleri, ya da uzak durdukları bir alana dalıverdiler. Demek ki ruhlarında böyle bir duruma hazır psikolojileri varmış. Batıcı ruhun ayrıştırdığı insanımızın, bu yeni dönemde kendisi de dâhil olarak taraf oldu. Irkçı faşizanlığa tuhaf bir biçimde evrildi. İslâm’ın özünde ırkçılık ve benzeri ayrıştırmalar yok, olmadı. Ancak Tanzimat sonrasında İslâm milletinin içine kurt gibi giren, kemiren masonik ruha teslim oldu.
 
İslâm sevgi ve davet dinidir. İslâm insana değer verir. İslâm insanı asla aşağılamaz. İnsana insan olarak yaklaşır. Böyle olmasaydı yüzyıllar içinde İslâm bu kadar yayılabilir miydi, insanlık teslim olur muydu? İslâm devletlerinin himayesinde olan Müslüman olmayan toplulukların özgürce yaşamaları sonucu o ırk ve kabileler, topluluklar bugüne kadar varlıklarını sürdürebilir miydi?
 
Şimdi ise Müslüman Müslüman’ın düşmanı ve hasmı. Birbirini ötelemek için elinden geleni ardına koymuyor.
 
Tebliğ ve çağrı dinine mensup iseniz adil ve merhametli olmalısınız. Kimsenin hakkını zayi etmeyeceksiniz. Kimseyi kırıp incitmeyeceksiniz.
 
Bugün için böyle bir durumdan söz edemiyoruz. Aynı millete, aynı dine mensup olanların, birbirlerini bu kadar nefret, öfke ve şiddet ile uzaklaştırmaları kabul edilemez. Aklımız ve hafsalamıza sığmıyor.
 
Tehlike öylesine büyük ki en küçük bir kıvılcım büyük olayların patlamasına neden. Üstelik derin servisleri anında devreye girer. Geçmişte olduğu gibi.
 
İnsan öldürmekten haz alanların şiddet dolu tutumları dün olduğu gibi bugün yeniden devrede. Kendilerini bu ülkenin ve hatta devletin sahibi görenler insan kanı akıtmaktan haz alıyorlar. Binlerce gencin ölümü yetmiyormuş gibi yeni döneme hazırlık yapılıyor gibi.
 
Başkalarına yaşama hakkı tanımayan, tanımak istemeyen ve fırsat vermeyenlerin huzurlu bir ortam oluşturmaları beklenemez.
 
Karşı olunan “Ergenekon ruhu” ırkçı bir tutum ile milletin başına belâ olacak.
 
Derin güçlerin tetikçileri ve sözcüleri birlikte birilerini bir tuzağa düşürdüler, kitleleri bir uçuruma doğru sürüklüyorlar.
 
Yaşananlar bugün ile sınırlı kalsa, geçip gidelim diyebiliriz. Oysa durum tam tersi. Karşı kişiler, kitleler yüz yüze gelmemek için çabalıyorlar. Geldiklerinde de öfke dolu bakışlar, nefret yüklü söylem ve ifadeler ağır yaralayıcı oluyor.
 
Dünya hırs ve tamahı ile ideal olan terk edilebilir mi? Ediliyor maalesef.
 
İslâm milletinin bırakın uluslararası birlikteliklerini oluşturma, Türkiye içindekiler ile bir birlik oluşturulamıyor ve hatta çok parçalı bir durumda ne yapılacağı bilinemiyor.
 
İslâm milleti yeryüzünde büyük bir birikim. Bu büyük birikime öncülük edecek düşünce insanları rahat değildirler. Aydınları, önde gelebilecek insanları kabuklarına çekilmişler, susuyorlar. Bu, sadece Türkiye için değil Müslümanların yaşadığı bütün coğrafya için geçerli bir durum.
 
Konuşması gerekenler konuşmuyor. Kimi gelecek kaygısı ile bana ne dercesine susuyor.
 
Peki, kim uyarıcı olacak, yol gösterici ve öncü olacak? Siyasilerin böyle bir dertleri olsa zaten bu gibi durumlara yol vermezler.
 
Buna öncülük edenlerin sorumluluk ve veballeri çok ağır. Ergenekon ruhunun kayıklarına binenlerin millet diye bir dertleri olmuyor. Varsa yoksa kendileri ve çıkarlarıdır. Ama bu milletin büyük bir sarsıntı geçirmesinin ağır yükü ve sorumluluğundan nasıl kurtulacaklar?
 

Yorum Yaz

Yorumlar

ANKETİMİZE KATILIN
Sitemize Nasıl Ulaştınız ?


HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
  • İmsak 04:57
  • Güneş 06:28
  • Öğle 13:13
  • İkindi 16:50
  • Akşam 19:45
  • Yatsı 21:09